1. üzerinden tam bir yıl geçen kaza değil cinayet.
    soma'da yaşananlar maalesef bu ülke için bir ders olmadı. (bkz: ermenek faciası)
    (bkz: yaşam odası zorunluluğuna ret)
    üzerinden yıllar geçse dahi unutmamalı, unutturmamalıyız, yitip giden canların hesabını tek tek sormalıyız.
  2. sağ kurtulan madencilerden biri: "arkadaşlarımız madende öldü, biz de açlıktan öleceğiz". cinayetle ilgili çeşitli kanallarda konuştuğu için o madenciye bir yıldır hiçbir maden ocağı iş vermiyor, eşi ayda 250 liraya bir okulun temizlik işlerini yapıyor, evde okulun yemekhanesinden kalan yemekleri yiyorlar, çocuklarına sabah 1 lira okul harçlığı veremiyor.
    http://haber.sol.org.tr/medya/solda-gunun-manseti-soma-katillerinin-tam-listesi-113595
    mesut
  3. fox calar saat suan somada canli yayinda ve 301 ölüye ragmen 301 insan bile orada degil. boyle olmamasi gerekirdi iki adim yer .orda bulunan insanlar da buna sitem ediyor söylenmesi gereken baska seyler varken
    neredesiniz ? ?
  4. "arkadaşlarımız madende öldü, biz de açlıktan öleceğiz" diyen madencinin ismi nihat çelik'tir. madenlerdeki insanlık dışı sömürü düzenini, katliamın sorumlularını açıkça, dobra dobra anlatmıştır. sermayeyi ve devleti karşısına almaktan çekinmemiştir. yaptıklarının bir bedeli vardır, o bedeli ödemektedir.

    namuslu, dürüst bir hayat sürmenin; iyi, güzel, düzgün bir insan olmanın bir bedeli vardır. oturduğunuz yerden, kendiliğinden, ex definitio onurlu bir yaşam süremezsiniz, haysiyet sahibi biri olamazsınız. bunlar için mücadele etmeniz, o acıları yaşamanız, o bedelleri ödemeniz gerekiyor.
    mutlu
  5. içimde duyduğum öfkenin, yaşadığım üzüntüden daha fazla olmasına neden olan facia. tekmeci şerefsizleri, bu işin fitratında var diyenleri asla unutmadık,unutmayacağız! bu ülke için hiç bir şey ders olmaz. bu kültürde ders çıkarmak diye birşey yok.
  6. one
  7. akhisar ağır ceza mahkemesinde görülen soma davasında mahkeme ara karar verdi. sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme duruşmayı 18 ağustos'a erteledi. soma a.ş. yönetim kurulu başkanı can gürkan’ın avukatı kadir tekin gürkan’ın tahliyesini talep etti. tekin gürkan'ın tutukluluk halinin vicdanını sızlattığını belirtti. bir madenci eşi bayıldı.

    soma davasının ara kararının verilmesinin ardından açıklama yapan müşteki avukatlarından selçuk kozağaçlı, sanık mühendis ve teknikerlere seslenerek, “tutuklu ve tutuksuz maden mühendisi sanıklara sesleniyorum; bu kadar açık görülebilen, bu kadar ucuz bir oyunla hayatlarınızı karartmayın. burada 15 yıldan müebbet hapse kadar hapis cezalarının söz konusu olduğu bir yargılama yapıyoruz. sadece vicdan ve ahlak meselesi değil. vicdanlara seslenmiyorum. ahlaklarına seslenmiyorum. akıllarına sesleniyorum; eğer bu yolla devam edecek olurlarsa, patronlarını korumak için ayda 30 bin lira maaş alan üst düzey temsilci mühendisleri korumak için bu şekilde suçu üstlenmeye devam edecek olurlarsa onlar kurtulur kendileri de yatarlar” diye konuştu.
  8. "önce iş güvenliği" yazan bir yerde çalışıyordu onlar ama önceliği "para" olan vahşi insanların kuyularında; kimi boğuldu, kimi kayboldu... kafalara nakşedilmiş 301 işçinin aslında üç yüz bir olmadığını da suskunlukla ifade ettik.

    o gecenin sabahı olmadı. bekleyiş belki de yakınlarınca hiç son bulmadı. aradan geçen iki yılla çocuklar 2 yaş daha aldılar; babasız.. göz göre göre gelen ölümün, henüz acımasız yanlarını bilmiyor belki de pek çoğu.

    nitekim sağ olarak kurtulmayı başaran, üstelik o halde çizmelerinin pisliğini değdirmemek için de hala incelik gösteren o kara kara adamların verdiği kan donduran ifadeler vardı apaçık; "pek çok işçi madenin içindeki makinalara hava veren istim borularını delerek hayatta kaldı, bir kısmı da "demirin içindeki oksijeni" emerek. soma'da, 301 madencinin öldüğü o gün, küflü maskesinin çalışmadığını söyleyeniyordu. sağ kurtarılamayan 301 madencinin kaçının gaz maskesi çalışmadığı, kaçının yerde öylece bırakılmış bir demire takılarak düştüğü ve kalkamadığı, kaçının madenin içindeki dar yollardan birinden geçecek mecali kalmadığı için öldüğünü bilmiyoruz. ancak sağ kalan işçilerin söyledikleri, bilirkişilerin yaptıkları keşiflerde çekilen fotoğraflar bize madenin içinde böyle büyük bir facia yaşandığında sağ kalmanın hiç de kolay olmadığını gösteriyor." *

    ne ilkti ne de son olacaklar. onlar gideli aslında hiç bir şey değişmedi. memleket yangın yeri. daha dün akşam ve sabahında yine bir çok bomba ve şehit haberleri geldi. kana susayanlar olduğu müddetçe de bu acılar dinmeyecektir.
  9. olayı ilk öğrendiğimde boğazıma bir yumru oturmuştu. o gün bugündür gitmedi o yumru. kurtulanların anlattıkları daha da büyüttü acımızı. benim gibi babasız büyüyecek onlarca çocuğu görmeye dayanamadığım için günlerce televizyonu açamadım. hala değişmedi. acı geçmiyor daha da büyüyor.
  10. yılmaz özdil' in geçen gün soma faciasıyla ilgili yazısı çok hoşuma gitti. sadece olayı unutmamış, dürüstlüğün türk toplumunda ki faciasını da anlatmış.

    302. mezar
    ozumm