1. valla ben katılacağım. ama chp veya orada olacak başka bir reformist sol yapıdan medet umduğum için değil.
    kendim için katılacağım. ve eylemin gücünü, psikolojik gücünü bildiğim için.
  2. gece bariyer yigilmis guven parka. sabah ortalik karisacak. hazir okular tatil, ligler bitmis, diziler sezon finali yapmisken ulkeyi bi karistiracaklar. umarim kimseye birsey olmaz.
  3. kılıçdaroğlu gündemi belirledi. bu önemli bir ayrıntıdır. bununla da kalmayıp bir aylık süreyle medya takviminde yerini ayırttı. iktidarın en önemli kozu görmezden gelmek olacaktır. medya desteği olmazsa günde 30 sn bugün de eskişehire geldiler diye seyirlik bir iş olabilir. medya arka çıkarsa iktidarı bi silkeler, muhalefete güven gelir.

    bu noktada en önemli avantaj hareketin başlangıç noktasının gazeteci tutuklaması olması bana göre. bu sefer medya destek çıkabilir. bakalım kürdü dövdürenler sarı öküzü verecekler mi?
    abi
  4. daha mecliste referanduma gitmesi düşünülen maddeler oylanırken yaşanılan hukuksuzluklara (vekillerin oylarını alenen, bölmeye girmeden vermesinden bahsediyorum) karşı çıkmak için sine-i millete dönseydiniz belki bugün her şey çok farklı olurdu. hadi bunu yapamadınız diyelim (ki yapamazsınız zaten sizde o şerefin zerresi yok, koltuk uğruna yapmayacağınız arsızlık yok) 51'e 49 ile yani iki kişiden birinin istediği diğerinin istemediği bir sonuç ile hele de elli bin tane soru işareti ile "kaybedilmiş" bir referandumdan sonra vekilleri ysk'nın önüne yığsaydın, günlerce orada sabahlasaydın, hukuk için mücadele etseydin ya!

    onu da yapmadın!

    ne oldu referandum? ne oldu! daha referandumun şaibeleri bile ortadan kalkmamışken "eski donu düşük dinozor" çıktı "ingiltere'nin göz bebeği" olan vatandaşın 2019'da aday olması gerektiğini söyledi.

    sözde muhalefet ettiğiniz iktidar mensupları bile sizden daha tutarlı. en azından niyetleri açıkça belli ve ona göre hareket ediyorlar. sizin ne b*k yediğiniz belli değil!

    her şeyiniz sahte, her şeyiniz palavra, mimiklerinizden bile tıynetiniz belli oluyor.

    sen genel başkan olduğun günden beri kaç tane sarı öküzü kendi elinle verdin şimdi de kalmışsın "adalet" diyorsun!

    geç kaldın! istanbul'a kadar da nah yürürsün, sünepe, beceriksiz, cibiliyetsiz herif!
  5. "yalnız kalırız ama yalnız bırakmayız." yazmış veli saçılık. edilecek fazla da söz yok. chp'yi eleştireceğiz tabii ki ama bu, sahip çıkılması gereken bir yürüyüş.
  6. öncelikle, chp'nin zihniyeti mhp'den(görece) ve akp'den farklı olabilir ama siyaset yapma şekli aynı. hiçbir fikir ve çözüm üretmeyen, fırsat kollayan bir parti. bu da, bahsettiğim diğer partilerle aynılaşmasına sebep oluyor. savunduklarına asla katılmadım,

    öncelikle not olarak burada dursun: hdp'li vekillerin tutuklanabilmesi için yapılan anayasa değişikliğine chp destek verdi. bununla ilgili söylenebilecek çok şey var ama söylemeye gerek duymuyorum. herkes her şeyin farkında sanırım.

    bence chp bir kurnazlık peşinde. nasıl bir kurnazlık?

    milletvekilleri ve parti teşkilatlarındaki siyasetçiler arasında, son nato zirvesinde erdoğan'a bir liste verildiği ve listedeki isteklerin bir an önce gerçekleştirilmesi istendiği konuşuluyor. buna, altında tehdit yatan ufak bir "uyarı" da denebilir. hatta bu isteklerden biri olan genel affın, temmuz ayının ortasında çıkartılması bekleniyor. isteklerden bir diğeri de çözüm sürecinin tekrar başlatılması. akp, bunun için uygun ortamı yaratmaya çalışıyor zaten. bence bu istek de yerine getirilecek. diğer istek de, köklü bir hukuksal reform.

    chp'nin bu yürüyüşünün zamanlaması bana çok enteresan geliyor. tabanlarının böyle bir eylem beklediği ortadaydı ama uzun zaman chp bu yolu seçmedi. hatta, seçmemekte ısrar etti. oyların çalındığı referandumdan sonra bile yapmadılar. neden şimdi yapıyorlar? benim tezim şu:

    chp bu yürüyüşü sonuna kadar devam ettirecek. nato'nun baskısı altındaki akp, yapmak zorunda olduğu reformları istemeye istemeye yapacak. chp de aklınca, bunu kendi kazanımı olarak gösterecek. hayır cephesinin liderliğini üstlenmek ve yönetimden rahatsız olan tabanının gözünü boyamak için -kendilerince- zekice bir yöntem geliştirmiş olacaklar. kılıçdaroğlu, gaz alma konusunda çok başarılı.

    bu yazıda, destek verilmeli ya da verilmemeli gibi bir fikir belirtmedim.
  7. selahattin demirtaş, idris baluken hapiste çürürken ağzını açıp iki kelime etmeyen kişiler şimdi adalet savaşçısı, demokrasi şövalyesi oldu ya!?
  8. daha önce bir milyon kere yapılmış olması gereken yürüyüş. kanımca miladı bakanların yüce divan oylamasıdır. onu kaldırabilen mideler, tahammül edebilenler, o zaman isyan edemeyenler şimdi etmiş.

    gerçi sorun eylem yapılması, geç yapılması, erken yapılması, eylemin barışçıl ya da şiddet içerikli olup olmaması değil. eylemi chp'nin yapması, hadi belki başka bir başkan ile parti kuratarır da, kılıçdaroğlu'nun yapması. kılıçdaroğlu'nun puanı, kendi seçmeninin gözünde bile çoktan verildi. kendi partisini bile zar zor mobilize eden bir adam arkasına insanları alamaz. sorun muhalefet değil yani, bu ülkede muhalefet var, çok da güzel var. sorun muhalefetin odak noktası, sevmiyorum bu lafı ama, lideri. çünkü insanlar inanılırlık istiyor. ya ben adamın daha bolu'dan dönmeyeceğine inanamıyorum, peşinden nasıl gideyim? umarım imanımız daha da gevremeden şöyle genç, karizmatik, sempatik, en önemlisi yıpranmamış, hakkında davası görülüp cezası çoktan verilmemiş biri çıkar da bizi alır götürür.
  9. kılıçdaroğlu ile değerlendirilmemesi gereken bir yürüyüştür. evet milyon kere yapılması gerekiyordu, evet k.k. çok hatalar yaptı. ama şimdi yapıldı ve şimdi yapılanı doğru. üstelik yürüyüşü tek sahiplenen de chp olmadığına göre, chp'nin geçmişi yargılanmaktan vazgeçilip destek verilmesi gereken yürüyüştür.