1. türkiye saati 22:00'da başlayacak olan premier ligin 5. haftasının ilk ve en önemli maçı.

    geride bıraktığımız 4 hafta içinde her iki takımın yaptıklarını inceleyelim biraz. euro 2016'da fazlasıyla düzgün ve toplu bir takım imajı sergileyen, 3-5-2 sistemini (3-5-2 sistemi hakkında emre özcan socrates dergi'de harika bir yazı yazmıştı. ilgililerin okumasını isterim.) tekrardan hayata döndüren ve popülerleştiren antonio conte, geçmiş sezon çok büyük hayal kırıklığı yaşatan ve belkide son 10 yılın en kötü sezonunu yaşayan chelsea takımının başına geçti. akıllardaki elbette 3-5-2 oynatıp oynatmayacağı geçiyordu fakat elinde chiellini, bonucci ve barzagli gibi oyuncular olmayınca kimse buna pek ihtimal vermemeye başladı. geçen sezonun sonunda şampiyondan kante'yi alıp ana iskeletine pek dokunmayan chelsea takımı conte'nin etkisiyle, ligin ilk maçlarında galibiyet golleri son dakikalarda gelse de sezona gerçekten etkileyici bir giriş yaptı. 4-1-4-1 formasyonunda oynamasına rağmen inanılmaz hücumcu bir orta sahaya sahip olan ve tuttuğunu ısıran bir forveti olan chelsea maç başına en çok şut çeken ve en çok başarılı pas yapan takım. takımda hazard, willian, oscar gibi oyuncuların olmasıyla beraber son 2 maçında da 23'den fazla şut çeken chelsea'nin takım felsefesi biraz da buna dayanıyor. hücum hattının çokça iyi olmasına rağmen defans hattı ne yazıkki hala iyi seviyede değil. yenilen gollerin tamamında zincirleme defans hataları olması, özellikle son oynanan swansea maçında bu hataların puan kaybına yol açması chelsea'nin geleceğini sorgulatıyor. çok şut çeken ve sürekli golü arayan hücum hattının şanssız olduğu bir günde nasıl puan kazanılacağını merak ediyorum. kante şu an en iyi performansını sergilemiyor ve courtois ise hala çokça iyi seviyede değil. david luiz'in takıma monte edilmesiyle farklı bir oyun görebiliriz, tabi bunlar hep ihtimal...

    jürgen klopp. taraflı ya da tarafsız her taraftarın çokça sevdiği ve sempati beslediği, son yılların en iyi teknik adamlarından bir tanesi. geçtiğimiz sezon ortasında takıma gelmesiyle tüm liverpool taraftarı arkadaşlarımın delicesine heyecanlandığı birisi. sezona; mignolet'nin toplara çıkmaması ve hava toplarındaki etkisizliğinden yakınarak loris karius, geçen sezonun yıldızlarından mane ve wijnaldum transferleriyle başladı. arsenal karşısında görkemli bir galibiyetle başlayan ve devamında geçen sezonun harika takımı tottenham deplasmanından puan alıp, son şampiyon leicester'ı paramparça eden liverpool sadece burnley deplasmanında 2-0'lık mağlubiyet aldı. arsenal, tottenham ve leicester gibi top class takımlara karşı harika bir oyun sergileyen liverpool neden burnley deplasmanında varlık gösteremedi? klopp'un medya tarafından eleştirildiği tek konu bu sanırım. gerçek bir santrafora sahip olmaması, elinde olanı göndermesi, kapalı savunmayı geçememesi. çok gezici ve hareketli bir takıma sahip olan liverpool hücum anlamında birçok alternatif isime sahip. mane ve firmino formunun zirvesinde ve çokça iyi işler yapabiliyorlar açık alanda. sturridge ve coutinho'da ekstra işler yapabilen, ekstra şutlar çıkartıp takıma puan aldırabilecek türden oyuncular fakat kapalı, yerleşen ve alan kapatabilen ve bloklar arası mesafeyi koruyan takımlar karşısında ne yapabilecekleri hala soru işareti çünkü burnley maçı büyük hayal kırıklığı oluşturdu. tüm bu etkenler konuşulurken, yedekte bekleyen bir benteke kötü mü olurdu acaba diye kendime sormadan edemiyorum.

    bugün maça chelsea takımının kontrollü başlayacağını düşünüyorum. kante epey yorulacağa benziyor ama mata benzeri bir görev üstlenerek bloklar arası mesafeyi iyi koruyacaktır. aynı şekilde gerideki kante dışında orta sahada direnç gösterip savaşacak en etkili oyuncu matic gibi duruyor. liverpool'un son günlerde çılgın atan hücumcuları için cidden besleyici bir gün olacak liverpool adına da son günlerin formda isimleri lallana ve henderson'a cidden büyük iş düşüyor. karşılarında ligin en güçlü hücum hatlarından birisi olacak ve orta sahayı savaşmadan bırakırlarsa kalelerinde birçok gol göreceklerdir. beklerde hala fazla sorun yaşayan ve defans merkezinde cahill ve terry gibi oyuncuların oynadığı chelsea takım defansı bugün çok zorlanacaktır. şimdiden sağ taraftan mane'nin alıp tüm defansı geçerek attığı golü görüyor gibiyim.

    epey eğlenceli bir maçla bu haftayı açacağız gibi duruyor. umarım düşündüklerim kadar iyi bir maç izleriz.

    edit: liverpool'un çokça iyi ve akıllı bir oyunla 2-1 kazandığı maç oldu. liverpool adına milner, henderson ve lallana gerçekten harika bir performans gösterdi. lallana'nın en çok eleştirildiği konu çabuk yorulması ve 90 dakikayı çıkartamamasıydı fakat klopp ile beraber çok değişti. geçen hafta ve bu hafta 13 km koştu. yine çok eleştirilen defans ise ikinci yarıda harika bir sınav verdi matip stoperden cidden fark yaratıyor. yenilen golde ise kimsenin yapabilecek bir şeyi yoktu. liverpool kuzey londra'da oynanan 3 maçtan 7 puanla döndü. şu fikstürü çeken adamın elini ayağını öpmeleri gerek.

    gelelim asıl konuşulması gereken chelsea tarafına. conte tam anlamıyla sınıfta kaldı. ilk yarı hiç ortada olmayan ve düşen orta sahayı 83. dakikaya kadar değiştirmedi. kante çok kötü top oynadı ve el freni görevi gördü. çektiği anlamsız ve isabetsiz şutlar, veremediği paslar ile takımı durdurdu. hazard, oscar ve willian beklenenin çok altında kaldı, en çok eleştirilen matic ise atılan golde en büyük paya sahip kişiydi. maç öncesi chelsea defansından bahsetmiştim biraz ve beni yanıltmadılar. luiz ile maça başlasa da pek bir şey değişmedi. hala bek ve stoper eksikliğini hissediyorlar. ilk golde yenilen hatayı beşiktaş'ımın defans hattı yapmadı şu ana kadar. courtois'nın ise hala elleri titriyor. henüz maçın başında kaçırdığı top bunun en büyük örneği.

    genel olarak çokça eğlenceli bir maçtı. henderson inanılmaz bir gol attı. liverpool adım adım hasretini çektiği şampiyonluğa gidiyor fakat içimden de geleneksel 25. liverpool şampiyon olacak haftası başladı demek istiyorum...