• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
16 ton - ümit kıvanç
16 ton, insanlık tarihine ironik bir yaklaşım. bugünkü yanlış hayatımızı neleri nerelerden nasıl çıkararak inşa ettiğimizi anlatıyor. gele gele vardığımız serbest piyasa ve özgürlük çağı yoksa bütünüyle halkla ilişkiler faaliyeti ürünü mü? madencilerin sefaletini anlatırken gözde bir hit parçası oluveren "16 ton", yoksa sadece bir şarkı mı?
16 ton, büyük ölçüde, fotoğraf, resim, desen ve gravürlerin hareketlendirilmesiyle yapılmış bir "masa başı" filmi. orijinal hareketli görüntüler de içeriyor; ama az. ardında da, uzun ve ayrıntılı bir araştırma var. yapılışı 1,5 yıla yayıldı.
bu siteden, filmin tamamını da izleyebilirsiniz, bölümlerini, ayrı ayrı da. sitede filmin metni de yeralıyor. her bölümün sayfasında, birçok ek bilgi ve filmin ayrıntılarına dair açıklamalar var.
  1. "vicdan ve serbest piyasaya dair bir film" diyor ümit kıvanç belgeseli için. 9 bölümden oluşuyor. izlemek için: 16 ton
  2. herkesin bir yanındakine izletmesinin boynunun borcu olduğu ümit kıvanç şaheseri..

    izleyeli hayli zaman oluyor bu yüzden içeriğe ilişkin basma kalıp ifadelerden vareste tutmak istiyorum kendimi yeni izleyeceklere olumsuz etki etmemek açısından.
    fakat tek beklentimi karşılayamayan noktası şudur ki: türkiye'de madenciler için bir şarkı, ağıt, marş denecekse benim aklıma ilk gelen (bkz: grup yorum) 'un ''madenciden''i olur. yönetmen filmde bunu bilerek mi atladı yoksa bilmeden gözardı mı etti bilmiyorum fakat son dakikaya kadar ''madenciden'' ha çaldı, ha çalacak diye bekledim..

    her neyse harika bir belgesel filmdir. kapattıktan sonra, bir süre ''you load sixteen tons, what do you get'' sözlerini duyacaksınız..
    ozeus
  3. madenciliğe dair tüm politikaların her sektörde olduğu gibi serbest piyasayla ne kadar iç içe olduğunun ve sermayenin yalnızca haklarını ve daha insanca şartlar altında çalışmayı isteyen maden işçilerinin mücadelesini hangi yöntemlerle yok edip, direnenleri nasıl yıldırdığının kronolojik bir biçimde görülmesi açısından kesinlikle izlenmesi gereken müthiş belgeseldir.

    ''serbest piyasa şöyle çalışır; madene inip inmemek serbesttir, sen inmezsen inecek başka biri mutlaka bulunacaktır. madenci duasını eder ya da küfür eder ve aşağı iner. ama inmeden mutlaka sevdikleriyle vedalaşır. çünkü dinlediğiniz şarkıda söylendiği gibi, bir defa aşağı indikten sonra elveda deme şansı artık yoktur.''

    bahsi geçen şarkının en güzel yorumu için,
    (bkz: 16 tons - johnny cash) .
  4. ümit kıvanç'ın tek başına ortaya çıkardığı belgesel. amme hizmeti niteliğinde. madencilik sektörü üzerinden dünya düzenine ilişkin cevaplayamayacağımız sorular soruyor ümit kıvanç her zamanki sarkastik tarzıyla. internet sitesinde filme, filmin metnine ve ilave bilgi ve açıklamalara ulaşmak mümkün.

    bir kaç enstantane;

    "tüfek çağına varan avrupalılar, altın-gümüş çağına geçebilmek için, gidip, henüz tüfek çağına ulaşmamış olanları yok ettiler. ya da esir ettiler. hernando cortes, aztek imparatorluğunu, francesco pizarro da inka’ları yok etti. buna “keşifler çağı” adını verdiler."

    "e, tabiî, serbest piyasanın işleyişi bozulmuştu. şöyle olmalıydı: sen birilerinin sırtından kazanırsın, onlar itiraz ederse vali muhafızları çağırır."

    "böylece, kendi kararlarını alan, seçimlerini yapan özgür bireyler yaratmak üzere akıl ve bilime sarılan insanlık, insanları topluca yönlendirmenin ilmini yapar hale gelmişti."

    "işte, “maden havzası”, madende çalışmadığınız takdirde işsiz ve aç kaldığınız yöreye verilen addır. serbest piyasa ekonomisinde kimse kimseyi zorlamaz, her şey kendiliğinden olur."