1. çoğu gencin hevesle beklediği reşit olacağını sandığı yaş:)
    insan 18'ine girince bir şey olacak sanıyor.
  2. vay be zaman ne çabuk geçti ah ergenlikte çok hizliydik diye başlayıp anılara girmeye ramak kala
    belit
  3. hayatımın en komik doğum günü sürprizine şahit olduğum yaş. utancımdan kimseye anlatamıyorum ama ben hep gülüyorum.
  4. düşününce hiçbir anlamı olmayan yaş.
    hatırlamıyorum bile ne yaptım, doğum günüm nasıldı...
  5. 17 burukluğu aslında.

    öyle çok fazla yaş eskitmedim ama nefes aldığım 17. yıl diğerlerinden daha özeldi.
    çok şey yaşandı, çok şeyse yaşanmadı. bir şeyleri fark ettim, bir şeyleriyse görmezden gelme kararı aldım. ortada öylece bırakıldım. oradan çık dreagd! diyenleri baş ağrısı bölümüne sevk ettim.

    brokoli hakkında baya bi'şey öğrendim. özlemi öğrendim. dokunamadığım birisi için günlerce etrafımdakilere siyah perde çekmiş gibi yaşadım.

    gökyüzüne, o sonsuz gizemli karanlığa bakmaktansa sağıma soluma bakmayı öğrendim. gördüm. seni gördüm. her gün yanından geçerken yüzünü öbür tarafa çevirdiğin mendil satıcıyı gördüm. -3 derecede abla?lütfen? diyen mehmeti gördüm. sırf kaset satan metin abiyle aynı kaldırımda yürümemek için koskoca anayoldan karşıya geçen seni gördüm. ve kabusumu gördüm. aynadakiyle tanıştım. artık maskelerini yüzünde tutamayan 'o'nu gördüm. gülüyordu, gamzelerle. ağlıyordu, gözyaşlarıyla. gerçekten bunları yapmak istiyor muydu?
    kötüydü. öyle hissettiği için mi, hissettirildiği için mi?

    roldü. her hareketim birer roldü. bunları gören bir kişi vardı, o da gitti. içimde benden kalan son üç beş şeyi de yanında götürdü. kaybetmeyi öğrendim. kaybetmeyi kabullendim.

    sevdim, sevildim. belki sevmediğim kadar sevildim. ama yeterli olmadı. onun yeri hiç dolmadı. hak etmediğim insanların, hak etmediğim duygularına münhasır oldum. ve kırdım. üzerlerini bantlamaya çalıştıkca daha çok parçaladım. ama inandılar. bana hep inandılar. keşke ben de inanabilseydim.

    gittim, uzaklaştım yıllardır bulunduğum yerden. araya dizeler ekledim hatta şansıma birkaç kıta bile sıkıştırdım. ama yapamadım. hepsinin bittiği yerde, yine başladığım, ait olduğum yerde-kişide-yim.
    birkaç yıl daha çürüsem yeter sanırım. fazla insan, fazla kelime.
  6. o yaş ile ilgili ne hayaller kurulur ah.
  7. genellikle dünya üzerinde çocukların, yetişkin bireye dönüştükleri yaş olarak kabul edilir. benim küçüklükten itibaren hiç 18 yaş ile alakalı planlarım, düşüncelerim olmadı.. yaklaşık 6 yaşımdan itibaren tek bir yaşa 30. yaşa yatırımlarımı, geleceğimi planladım. 18. yaş, 21. yaş boş bana göre. en önemli yaş 30. yaş çünkü insanın en olgun zamanı, birikimlerinin nirvanaya ulaştığı dönem.... 30' a gelmeden sanırım tüm planlarımı başarılı bir şekilde tamamlamış olacağım vaziyet onu gösteriyor. bundan daha büyük keyif var mı?
  8. berbat bir sınav döneminin ortasıydı.büyümek, liseden kurtulmak, başka şehirde yaşamak, insanları eski ve yeni hayatımdaki insanlar diye kategorize etmek için can atıyordum.
    19.yaşımda ise ne büyümek istediğimi ne de çocuk kalmak istediğimi fark ettim. galiba yaş dolayısıyla özgür olmanın bir yanıyla ne kadar ağır olduğunu görmüştüm.
  9. 18. yaş en çok güldüğümüz yaşlardandır. hayatımız da çok şey yaşadığımızı zannederiz oysa henüz bir şey yaşamamışız.aslında ilk gün fark ederiz, hiçbir şeyin hiçbir yaşta ya da zamanda asla yeterli olmayacağını.kendi adıma söylemek gerekirse her şeyi kaybettiğimi sandığım yaştı.sonra insanların bir kitabın hayatlarını değiştirebileceğini tecrübe ettim.tek tavsiyem her zaman güçlü olun.hayallerinize ulaşmak için yorgun taklidi yapmaktan vazgeçin.
  10. en salaş ama en eğlenceli doğumgünüydü benim için. bir de bir şeylerin değişeceğini sandığım mal gibinn