1. 19.06.2015 cuma günü saat 20.00'de başlayacak, ligtv 3'den canlı yayınlanacak ve karşıyakamızın mızıkçı istanbul bebelerini tokatlayacağı maçtır.

    6 senedir ligi kazanamayan anadolu efes'in bu sene finalde karşılarına şanslarına düşük bütçeli, federasyonda adamı bulunmayan, tecrübesiz karşıyaka spor kulübü gelince başta bir gözü* başı ayrı oynamaya başladı zaten.

    serinin ilk maçını kazandılar.* efes'e göre hiçbir sorun yoktu. her şey güzeldi. bu maça karşıyaka taraftarı 2400 kişilik deplasman tribününü doldurarak güzel bir görüntü ve baskı oluşturdu.

    serinin ikinci maçı çok çekişmeli ve mükemmel geçti. karşıyakalılar olarak son saniyelerinde ciğerlerimizi kaybettiğimiz maçı kazandık.* bu galibiyetten sonra efes yönetimi ve dusan ivkovic hakemlerin bizim tarafımızı tuttuğu, hep çok ezildikleri yönünde açıklama yaptılar. zamanında korac kupası'nı kazanmış, avrupa'ya kök söktürmüş anadolu efes'in düştüğü hallere bakın. bu arada yıllardır basketbol oynayan, yıllardır basket maçlarına giden, bostanlı sahil'de yürüyüşe çıktığımda bile sikerim yürüyüşü deyip potalarda basket oynamaya dalan biri olarak hakemlerin kesinlikle art niyetli olmadığını, iki taraf aleyhine de denk hatalar yaptığını, maçın gidişatını etkilemeyecek, her insanın yapabileceği hatalar olduğunu söyleyeyim. bu maçta da karşıyaka taraftarı olarak deplasman tribününü doldurup takımımızı destekledik.

    üçüncü maça geldik. seri izmir'e taşındı. biletler 50 tl olmasına rağmen yüzlerce metrelik kuyruklardan sonra biletimizi aldık. salon maçtan 1 saat önce neredeyse tamamen dolmuştu. efeslier ise maç öncesi kaldıkları otelde yemeklerin aşçılar tarafından ilaç var mı yok mu diye denetletilmesini istediler, maça ısınırken efes yönetimi potanın çemberinin sertliğinin kontrol edilmesini istedi. bu arada salonun yapıldığı 2005'ten beri ilk kez böyle bir istek yapıldı. kendi salonlarında maçın başından sonuna kadar sopalı bayrak sallanmasına rağmen bizim sopalı bayrak açmamamız için dilekçe verdi ve yaklaşık 3000 kadar bayrağımızı ziyan oldu. maç sonu da tribünlerde merdiven boşluğu olmadığı için maç skorunun geçersiz sayılmasını istediler.* bu arada maç da çok tatsız tuzsuz oldu. kazanmasını bildik.* aynı zamanda bu maç nenad krstic'in kariyerinin bittiği maç olarak da kayıtlara geçebilir :)

    dördüncü maça geldik. efes yönetimi artık ağlaklığın bile ötesine geçmişti ve maçı bize seyircisiz oynatmak için her şeyi yapıyordu. allahtan federasyon bile bu kadar saçma sapan sebeplere ceza verecek kadar düşemiyor da efes istediğini alamadı. maçta efes son çeyreğe 15 sayı önde girdi. efes 15 sayı öndeyken hem ivkovic hem benchleri süt dökmüş kedi gibiydi. maç 82-82 bitti ve uzatma devresinde maçı kazandık* son çeyrek 15 sayı geriden gelip suratlarını silkince yine ağlamaya başladılar. hakemlerin maç başından sonuna kadar bizim tarafımızı tuttuklarını, 8'e karşı 5 kişi oynadıklarını falan söylediler. kalan 3 maçı alıp şampiyon olacaklarmış. bir de maçtan sonra öyle bir açıklama yaptılar ki dedim heralde "bundan sonra karşıyaka semtinde efes bira satmayacağız" diye falan bitecek. daha sonra da bir video yayınladılar hakem hataları diye. içinde 5-6 tane poziyon var. birinde ilk çeyrekte top bizden çıkıyor hakem onlardan sanıyor topu bize veriyor gibi saçma bir pozisyondu. böyle basit hatalara ağlıyor adamlar. ki aynı hatalar bizi aleyhimize de yapıldı maçta. hele son pozisyonda birkan'ın ayağı dünyanın en bariz şeklinde çizgiye basmışken, 4 tane kamera net olarak çizgiye bastığını çekmişken, basmadığını iddaa ediyorlar ya...

    neyse seride karşıyaka olarak 3-1 öndeyiz. yarın şampiyonluk maçımız olabilir. karşıyaka, göztepe gibi kulüpler şampiyonluk maçlarına 10.000'lerce kişi akarlar. yarın da abdi ipekçi arena'yı tek başımıza doldurabilirdik. ama korkak efes yönetimi deplasman tribünü biletlerini kendileri alıp biletler bitti dediler ve efes bloklarından bilet almak isteyen kişilere de efes fan card isimli passolig'e benzeyen saçma sapan bir sistem getirdiler. salona karşıyaka t-shirtlü, formalı insanları geçtim üzerinde yeşil-kırmızı olan aksesuar olan insanları bile almayacaklarını söylediler salona. tabi anayasa, seyahat özgürlüğü ıvır zıvır yalan olduğu için türkiye'de dur da denemiyor. öyle böyle gidiyoruz istanbul'a ama bakalım girebilecek miyiz.

    haramilerin saltanatını yıkacağız.

    (bkz: karşıyaka spor kulübü)