1. bugün 20 kasım dünya çocuk hakları günü. bari bir günlüğüne dünyayı onlara versek. bir günlüğüne çocukluklarını yaşasalar.
    her yıl dünyada 30 milyon çocuk önlenebilir hastalıklar yüzünden ölüyor,milyonlarca çocuk yoksulluk sınırının altında yaşıyor. binlerce çocuk silahların gölgesinde çocukluklarını yaşamadan yitip gidiyor.

    dünyayı bırakalım ülkemize bakalım. ülkemizde yaklaşık 18 milyon çocuk var. türkiye istatistik kurumu verilerine göre bu çocukların 1 milyonu çocuk işci olarak çalıştırılıyor. 10 milyon çocuk yoksulluk sınırında yaşıyor. 2 bin çocuk tutuklanarak islahevine konmuş. çocuk gelinler, pedofilik sapıklar tarafından tecavüz edilip katledilen çocuk sayısı yüzleri buluyor.

    bir kızılderili atasözü "biz dünyayı çocuklardan ödünç aldık" der. onlara çocukluklarını yaşatamadan, kötülük dolu bir dünyanın kapılarını açıyoruz. çocuk olduklarını düşünmüyoruz bile. çocuk ziyanlığı yapıyoruz. evet çocuklara sahip çıkamıyoruz.
    çocuktan anne baba sorumlu olduğu kadar, devlet ve millette sorumludur. klavye arkasından, gazete köşelerinden süslü yazılar yazarak, protokol masalı etkinlikler yaparak çocuk günü kutlanmaz. hepimiz ama hepimiz taşın altına elimizi koymalıyız.

    çocuğun herşeye hakkı vardır ama çocuğun çalışma, evlenme , istismar edilme hakkı yoktur. çocuk işci çalıştıranlar, çocuk gelinlere göz yuman aileler lanetlisiniz insan bile değilsiniz. çocuğun getirdiği 3 kuruşa tamah eden aşağılıklarsınız.
    bu tip insanlar olduğu sürece çocuk haklarından bahsetmek biraz abesle iştigal olur. çocuk hakları günü etkinliklerde kalır. şiirler yazılır, nutuklar atılır.
    elimizde yetkilerimiz yok. kanun yapamayız müeyyide uygulayamayız ama vatandaşlık hakkımız var. bireysel olarak çok şey yapabiliriz.

    mesela yarın haftasonu. bir saat ayırıp bir çocuk esirgeme kurumu yurduna gitse insanlar, ya da lösev'e ordaki hasta çocukları, kimsesiz çocukları sevse onlarla vakit geçirse. çocuk işci çalıştıran bir yeri gördüğünde ihbar etse. sanırım çocuk haklarına biraz sahip çıkmış olurlar.

    ben fırsat bulduğum her zaman buralar gidiyorum. özellikle yurtlarda çocuklarla konuşurken tacize uğrayıp uğramadıklarını anlamaya çalışıyorum.
    hastanelerin çocuk onkoloji bölümlerine giderim frsat buldukça. onlarla konuşmak, onların o tertemiz dünyalarına karışmak beni dünyanın kötülüklerinden arındırıyor. öyle hissediyorum.

    her insanın içinde bir çocuk vardır ama her çocugun içinde büyük bir insan yoktur. sanırım bazı insanlar bunu anladıklarında çocuk haklarına sahip çıkacaklar.