1. bugün açıklanan erken seçim tarihi. meral akşener de adaylığını koymuş bulunmakta. chp cephesinde henüz bir şey net değil fakat kısa adam yine aday olur ve hiçbir şey değişmez. meral akşener’in şansı ne derece olur bilemiyorum ama ohal çerçevesinde yapılan seçimin sonucunu tahmin etmek zor olmasa gerek. ek olarak bu tarih, üniversiteye giriş sınavının olduğu güne tekabül ettiğinden sınav tarihleri değiştirildi.
  2. sesli küfretmeme sebep olmuştur.
  3. bu kez oy moy yok bacılarım, biraderlerim. ister kızın, öfkelenin ya da yerden yere vurun bu tavrımı ama artık bu oyunda yokum ben. belki hep beraber daha beter (daha beter nedir referans noktamı da kaybettim ama) olursak ya da artık bu oyunun, oyuna dahilmiş gibi davranarak bozulamayacağını fark edersek, daha anlamlı ve gerçekçi bir çözüm bulmaya çalışabiliriz birlikte.

    yani diyeceğim şu ki; sabahın köründe sandık başına gitmek, müşahit olmak, oyların peşinde koşturmak filan yok. bu da benim açımdan "demokrasi" oyununun sonu oldu sanırım. hayırlı olsun.

    gerekli ekleme: yorumum ümitsizlikten değil aksine hayal ettiğim dünyaya ulaşmanın yolunun bu olmadığı fikrimden geçici bir süre sapmıştım ve yeniden aslıma döndüm demeliyim sanırım. 2 yıl önce yazdığım bir yorumda bu fikrimi aşağıdaki şekilde ifade etmiştim. ki artık temsili demokrasi bile denemeyeceği için elimizdeki ucubeye en azından kendimi kandırmayı bıraktım.

    "temsili demokrasinin kendisi tatsız tuzsuz bir müsameredir. katılımcılık, çoğulculuk lafları da toplumları sistem içinde tutabilmenin manipülatif söylemleridir. hayal ettiğimiz gibi bir dünyaya bu düzenle ulaşmanın çok mümkün olmadığı da açıktır."
  4. bu seçimlerin güvenli olup olmadığı hakkında bilgisi olan var mı merak ediyorum. sadece bir tane ajans var galiba ülkede, anadolu ajansı. herkes seçimi buradan takip ediyorsa bunlar ne derse o olmuyor mu? eğer durum buysa boşuna dert etmeye gerek yok. şu kadar aldık inanmıyorsanız sayın derler, herkes işine gücüne devam eder.
    abi
  5. -seçimler baskın, yönetemeyenlerin bir hırsızlık hamlesi daha
    -seçimler güvenli değil, çalıp çırpmak için yine her yolu deneyecekler

    e, sonra? gidip diktatörlüğe hayır demeyeceksek, oyumuza sahip çıkmayacaksak, 25 haziran'da diyelim ki her türlü pisliğin olacağına dair öngörü gerçekleşti, "ben nisanın ortasında demiştim" diyenlerin bu tabloya katkıları ne olacak? bembeyaz vicdanları mı?"rahvan gitsin" diyenlerden olmak isterdim ama sen ben köşemize çekildiğimizde yanımızdakini bir köşede sıkıştırıyorlar.

    25 hazirana da bu toprakların bir ferdi olarak uyanacağım. sokakta bulmadık, teslim etmem.
    mesut
  6. açıkcası oy kullanmak istemiyordum ama bir gerekçe beni oy vermeye itiyor.

    hatırlarsanız ses kayıtları youtube'a düşmüş ve fenerbahçe başkanlık seçimleri için bilal'e bir oy bir oydur deniyor ve aziz yıldırım'a karşı kaybedeceği bilinen bilmemne hastane sahibi destekleniyordu. velhasıl desteklemediğin kişiler en yüksekte olsa dahi hamlelerinden vazgeçmediğinin en bariz kanıtlarından birisi bu nüanstı.

    sözün özü tıpış tıpış gidip oyumuzu kullanacağız verecek bir oyum var o oydan mahrum olmak istemiyorum. belki ileriki yıllarda o oyu da veremeyebiliriz. haa protesto edip oy kullanmayan insanların motivasyonunu da saygıyla karşılıyorum.
  7. benim anladığım kadarıyla -ki çok anlamam- iyi partinin seçime girebileceği en erken tarihi vermişler. en az 6 ay önceden bunun planları yapılmış gibi gözüküyor.

    edit: 2. tura kalmayacak gibi duruyor. ilk turdan %52-55 arası çıkabilir , %70 çıkarsa hile vardır :) tutmaz ama koyalım bir kenara.
  8. oldum olası bu mevzular üzerinde ne konuşmayı ne de ilgili yazmayı sevmesem de akla, mantığa sığmayan bu erken(baskın) seçimin aykırılığı göz önünde apaçık.

    16 nisan seçimlerinden sonra ohal'in da getirdikleri, iktidarı sıkıştırdı. dış politikada, ekonomide, sağlıkta, eğitimde, toplumun oluşumunu bütünleştiren diğer alanlardaki çıkmazlığı, zayıflığı, çaresizliği, kötüye gidişi belirginleşti. bu belirginliği lehine çevirebilmek için 2019 kasım'ında yapılacak olan seçimleri 24 haziran'a çekerek baskıcı bir seçimi dikte etti. iktidarın ezberlediği tek şey bu değil mi? yumurta dara geldi mi hemen seçime gitmek.

    önce ohal uzatılıyor ardından seçim tarihini erkene çekiyorlar. yine ohal sürecine sıkıştırılmış bir seçimin negatif ve pozitif koşulları üzerinde konuşlanıyoruz. alelacele kararlaştırılmış bir seçim tarihinin altından yayılan kötü kokuyu almamak mümkün mü?

    ülkenin düşalanlarını yıkıp betonla sıvadılar. ekonominin freni boşaldı. işsizlik gidişatını kimse durduramıyor. ithalat ve ihracat açığı almış başını gidiyor. eğitimin yozlaştırılmasında hız kesilmiyor. sağlık sektörü tekelleşti. toplumun yaşam refahı daha da düştü. sayılabilecek birçok nedenler geliyor ard arda. daha dün atanamadığı için merve çavdar intihar etmedi mi? bunca şeyleri örtbas edip üzerindeki gücünü yitirmemek için bildiği tek bir çıkışı kullanıyor iktidar. erken seçim demek ne derece doğru olur bilmiyorum ancak düpedüz "baskın seçim."

    diğer partilerin tutumları da ayrı bir mevzu. medya gündeminde ne kadar "seçime hazırız" demiş olsalar da basbayağı erken ve hazırlıksız yakalandılar.
  9. mevcut iktidarın güvendiği 'muhalefet ne de olsa bir araya gelemez" düsüncesiyle öne alinmış, hazırlıksız yakalama amaçlı seçinlerdir.

    her ne kadar bir seçimle bir şey değişmeyecekse de burada, bu kritik zamanda biraraya gelme amacına göre hareket etmeyen her partinin başkanı seçim kaybedilirse istifa etmelidir.
  10. işler iktidar cephesi açısından sarpa sarıyor görünüyor.

    bu arada sıfır baraj ittifakına bütün muhalefet katılırsa, iktidarin meclisin çoğunluğunu kaybedeceği neredeyse kesin. seçim 2. tura kalır ve cumhur ittifakı meclis cogunlugunu kaybederse, 2. turda da muhalefet ortaklaştıgında iktidara elveda deriz.

    ha çok sey değişmez sol cephe acısından belki. sol ehven-i şere evet dememelidir belki fakat önce konusabilecegimiz ortama ihtiyacımız var. henüz ne konuşabiliyoruz ne örgütlenebiliyoruz.