1. bu yazı spoiler içerir. (gerçi 15 yıldır televizyonda milyon kere oynadı filmi, görülmemiş olması imkansız gibi ama olsun baştan uyaralım)


    orta dünya denen neyin nerede olduğu karışık olan diyarda, sauron ismindeki kişi güzellik olsun diye 3 tane elflere, 7 tane cücelere, 9 tane de insanlara yüzük yapar. yaparken her tamir yapan ev erkeği gibi biraz parça arttırır. bu artanları da çöpe atıp hiç edeceğine bari işe yarasın diye tamamen geri dönüşüme katkı amacıyla bir yüzük de kendine yapar. meğer bu yüzük diğerlerinden daha güçlü değil miymiş… bunu duyan insanlarla elfler birleşip ordu kurarlar ve sauron’un tepesine çullanırlar.
    hayır adamın yüzüğünü niye alıyorsun? çok biliyorsan daha güçlüsünü kendin yapsana. adam sonuçta silahsızlanma anlaşması yapmamış, yüzüklerinizi de vermiş bedavadan. utanmazlar…

    neyse efendim, savaş esnasında kral elendil’in oğlu isildur tam düşmek üzereyken kırık kılıcıyla şaakk diye keser sauron’un parmağını, yüzüğü kendine alır. bir yandan elflerin başındaki lord elrond da “gel hacıdayı şu yüzüğü dağın içine atalım da gitsin, sonra iş çıkarma başımıza” der. isildur bencil bir soydan geldiği için hacılar yüzüğü. tabii etme bulma dünyası, ona da yar olmaz yüzük. ork saldırısında ölür ve yüzük de kaybolur.
    yıllar sonra yüzüğü deagol isimli çocuk bulur, daha sonradan gollum’a dönüşecek smeagol kardeşi deagol’u öldürerek yüzüğü alır. ama insan ırkı tarafından kardeş katili diye lanetlenir ve dağlara kaçar.

    burada yıllar sonra bilbo baggins’le karşılaşır ve bilbo biraz muhataralı oyunlarla filan yüzüğü kapar gider. hiç demez ki “kardeş yüzüğü düşürdün galiba al bak kaybolmasın”.. (bunlar ailecek kansız arkadaş)

    bilbo yüzüğünü yıllar sonra gri gandalf’ın da yönlendirmeleriyle yeğeni frodo’ya bırakır ve kendisi elf diyarına uzun bir yolculuğa çıkar. frodo da yine gri gandalf’ın istemesiyle alır yüzüğü peşine sam’i de takarak yola çıkar. gri gandalf her ne kadar yüzüğün ne olduğunu o esnada tam bilmiyormuş gibi yapsa da okuyucular olarak biz hiç inanmadık. tabii ki biliyordu, yeryüzünden binlerce yıldır yürüyen adam yüzüğü mü tanımayacak. (bu arada ilk yüzük savaşında gandalf’ı yine ortalarda göremedik, her zamanki gibi sağda solda sürtüyordu muhtemelen)

    frodo ve arkadaşları sıçrayan midilli hanında kolcu aragorn’la karşılaşırlar. aragorn böyle karizmatik havalarla oralarda rol kesmektedir. bunları bulur ve kendisine bira ısmarlatır, kaç aydır orada beklediğinden han hesabı iyice kabarmış,yolsuz kalmıştır. frodo ve arkadaşları her zamanki mallıklarını yapmışlar ve yerlerini belli etmişlerdir, yüzük tayflarının (dokuzlar) saldırısına uğrarlar. aragorn kurtarır ve ayrık vadi’ye götürür.

    ayrık vadi’de kurulan konseyde yüzüğün yok edilmesi için hüküm dağına götürülmesi kararı çıkar ve bir sürü kavgadan sonra 9 kişilik yüzük kardeşliği kurulur. yolda ilk fireyi moria madenlerindeki köprüde gandalf’ın balrog’la olan dövüşünde verirler. gandalf yıkılmış köprüde asılı kalır, “çeksenize lan beni” diyeceğine “kaçsanıza lan” der ve aşağı düşer. (burada yine gri gandalf’ın hesapçılığı var, ilerleyen bölümlerde göreceğiz)

    neyse geri kalanlar canlarını zor kurtarıp kendilerini elf ormanına güç bela atarlar. burada ormanın hanımı lady galadriel karşılar onları. bu ormandaki herkes tuhaf giysiler, entariler filan giymektedir. galadriel kendisine rızasıyla yüzüğü sunan frodo’yu red eder. yüzüğü almaz, yanlarına dandik pelerinler peksimetler filan verir “hadi yolcu yolunda gerek fazla oyalanmayın” der, yollar.

    ilerleyen aşamalarda boromir de uruk hai’lerin saldırısında düşer. (detayları kendisinin başlığında okuyabilirsiniz). frodo ve sam orada kardeşlikten ayrılırlar, aslında herkes cıva gibi ayrı bir yana dağılır.

    aragorn, legolas ve gimli rohan’a giderlerken yolda ak gandalf’la karşılaşırlar (hesapçı işte, terfi etmek için kendini köprüden uçuruma attı). kral theoden’in bilinci muallak durumdadır. saruman’ın müdahalesi vardır. ak gandalf’ın yardımıyla düzelir. tüm halkını rohanlıların kadim kalesi olan miğfer dibine taşır. burada saruman’ın ordusuna savunma yapar ve bozguna uğratırlar.

    frodo ve sam yolda gollum’a rastlarlar, artık rehberleri olmuştur. gondor topraklarından geçerken faramir’e yakalanırlar ama faramir iyi bir gondor’ludur ve serbest bırakır onları.

    miğfer dibi savaşından sonra sauron’un gözü gondor’a döner. orta dünyanın kadim insan krallığı olan gondor, rohan’a benzemez. rohanlılar at üstünde oradan oraya koşuşturan bir toplulukken, gondor daha oturaklıdır. başkenti minas tirith heybetlidir.

    isildur’un ölümünden sonra gondor’da kral yoktur ve vekilharç idare etmektedir. vekilharç denethor, gandalf’ın durup dururken ortaya çıkmasına çok bozulur. “buralar eskiden dutluktu oğlum, sen ne anlatıyorsun…” diye tersler gandalf’ı. adam da haklı sonuçta, kaç kuşaktır buraları savunuyorlar, öyle pat diye bir tane mithrandir gelip vık vık konuşunca bozulması normal.

    gandalf’ın sinsi planıyla gondor (vekilharcın haberi olmadan) rohan’ın yardımını çağırır. theoden biraz isteksiz de olsa yardımına gelir. tabii bu arada geçen zamanda orklar minas tirith’e saldırır. ilk önce sınır şehri olan osgiliath düşer, daha sonra pelennor ovasında çok sert çarpışmalar olur.
    bu esnada aragorn efendi kendi tahtını kurtarması için daha önce insan soyuna ihanet etmiş olan ölüler ordusunu (dağ kralı) çağırır. bu çağrıya önce “oğlum bak git…” diye tersleyen ölüler ordusu, daha sonra aragorn’un elindeki antik kılıcı görünce hemen mayna eder “tamam abi ayıpsın, senleyiz, mahallenin gençleri kahvede toplandı zaten geliyoruz” der ve peşine takılır.

    işte efendim burada bir sürü kanlı çarpışmalar filan derken orklar mağlup edilir. ama sayıları zamanında “en az beş çocuk” diyen bir liderleri olduğu için maşallah oldukça fazladır ve mordor kapılarının ardında toparlanıyorlardır.
    tüm bu çarpışmalar esnasında frodo ve sam mordor’a sızmışlardır ve böyle çaktırmadan götün götün hüküm dağına ilerlemişlerdir. tam yüzüğü atmak üzereyken frodo kansızı vazgeçer “o benim” der ve yüzüğü takar. görünmez olunca tabi sam napsın öyle bakakalır arkasından. bu esnada peşlerinde olan gollum atılır hışımla frodo’nun üstüne, parmağını ısırarak koparır ve boğuma esnasında yüzükle beraber ateşlerin içine düşer.

    artık yüzük yok edildiğine göre aragorn bedavadan kral olur, minas tirith’e döner elf prensesi arwen’le evlenir. ohh misler gibi hem bana bir şey olmasın hem de tüm ekmeği ben yiyim. bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılığın mükafatını alır.
    yüzük taşıyıcıları elflerle beraber gemilere biner orta dünyayı terk ederler, sonra tabii ki insanlar birbirini yemişlerdir bence. ben rohan kralı olsam “oğlum o kadar asker gönderdik tüm rohirrim sizin yüzünüzden öldü gitti lan, krallığın yarısı benim” derdim. bilmiyorum artık neler oldu sonrasında.

    sam filan hep evlendi çoluk çocuğa karıştı, pippin ve merry de oralarda en büyük balkabağını ben yetiştirdim yarışmasına katılmışlardır. shire halkı tüm dünyadan habersiz bira içmeye devam etti.
    tom bombadil de çok afedersiniz “derdinizi s….m” diyerek hiç oralı olmamıştır bu olaylarla..