1. cumhuriyet halk partisi genel başkanı kemal kılıçdaroğlu'nun il başkanları toplantısında yaptığı açıklamalardır. penguen medyasının görmezden gelerek halkın bilgi alma hakkını yeniden gasp ettiği konuşmadır.

    tayyip erdoğan ve akp'sinin fetö'den pkk'ya, ışid'den el nusra'ya kadar ne kadar terör örgütü varsa birlikte iş tutup sonradan "kandırıldık" diyerek yaptığı "terörle mücadele" başta olmak üzere pek çok akıl almaz tutumunun açıkça ortaya konduğu konuşmadır.

    benim için daha da önemli olan ise tayyip erdoğan ve akp'sinin, milletin iradesini daha da kolay gasp etmek için getirmeye çalıştığı dikta sistemine karşı yapılan demokrasi ve insan hakları savunmasıdır. 30. dakikadan itibaren bu kısmı dinleyebilirsiniz. ben yine de belli kısımları alıntıladım:

    "türk tipi başkanlık diyorlar. bunun türk tipiyle bir ilgisi yoktur arkadaşlar. gayrı milli bir başkanlıktır bu. türk ulusunun tarihinde böyle bir başkanlık modeli yoktur. suriye modeli. esad'ın anayasasını aldılar tercüme ettiler koydular buraya. düşmandı esad? esed ettiler. şimdi anayasasını aldılar koydular buraya. kendisi de esad'laşma yolunda da onun için."

    "rejimi değiştirmek istiyorlar. demokratik parlamenter sistemden dikta yönetimine geçmek istiyorlar. [...] cumhurbaşkanı'na tek başına hiçbir gerekçe göstermeden türkiye büyük millet meclisi'ni feshetme yetkisi veriyorlar. [...] gerekçe? soramayız. gerekçe olmayacak."

    "mustafa kemal atatürk'e bu yetki verilmemiştir arkadaşlar. bu yetki gazi mustafa kemal atatürk'e bile verilmemiştir. [...] mustafa kemal atatürk'e verilmeyen bir yetkiyi, türkiye'yi felakete sürükleyen bir adama veriyorsunuz. [...] 17-25 aralık'ı unutmadık. devleti soyan bir adama teslim ediyorsunuz siz bunu."

    "parlamento ne demektir? milli iradenin temsil edildiği tek yerdir. her partiden insan vardır orada, her partiden. şu anda dört partiden milletvekili var. 550 milletvebkili var. siz hangi gerekçeyle türkiye büyük millet meclisi'ni feshedeceksiniz? hangi gerekçeyle?"

    "milli irade diyordunuz? bunların milli irade söylemi de yanlış. yalan üzerine inşa edilmiş. bunların milli iradesinden kastettikleri sarayın idaresi. o kadar. bir adamın iradesini milli irade olarak kabul ediyorlar. bizim milli irade anlayışımız ise her partiden her kimlikten her inançtan insanımızın iradesidir ve başımızın üstünde yeri vardır."

    "milli irade yetkinin saraydan alınıp halka verilmesi demektir. şimdi aradan geçmiş 100 yıla yakın süre halktan alıyorlar yetkiyi yine saraya veriyorlar. bunun adı demokrasi midir? bunun adı ihanettir arkadaşlar. demokrasiye ihanettir."

    konuşmanın linki: 7 ocak chp il başkanları toplantısı kemal kılıçdaroğlu konuşması
    pinot
  2. kılıçtaroğlu kendi ilkelerini "aman akp bunu kullanmasın" diye çiğnedikten beri erdoğan ve akpsinin esiri olduğu için çok umursanmayacak sözlerdir. chp'nin 30 soruda anayasa değişikliği metni gerçekten sade ve güzel hazırlanmış, chp' in selameti için koltuğu daha etkin ve yetkin birine birakmalıdır. selin sayek böke gibi hem akademik alanda hem de siyasi alanda başarılı biri kendisinden çok daha etkin olacaktır.

    işbu entryde gerici faşist, dikta sevdalısı siyasiler, eleştiriye gerek olmadığı için eleştirilmemiştir.
  3. (bkz: 7 ağustos 2016 yenikapı mitingi) şu bakınız çok şey ifade ediyor aslında.
    aslında bu konuşmadaki açıklamala sadece bugünü değil dünü de anlatıyor lakin düne baktığımızda yenkapı mitingi ve senin yuhalanman geliyor aklıma kemal bey... demek istediğimi anladın değil mi?


    konuşması cidden çok güzel harika yerlere değinmiş sormak istediklerimizi çekinmeden sormuş takdir edilesi ama gelin görün ki daha önce yapmadıkları, sustukları ve hataları bu konuşmadan daha ağır olduğu için kimse ciddiye almayacaktır.

    mevcut şartlarda değilde hakikaten sağlam bir lider duruşlu ve sağlam bir ana muhalefet olgusundan ödün vermeden bugünlere gelinse ve şu açıklama yapılsa ben eminim insanlarda yumruk etkisi yapardı. her okuyan sarsılır ve gerçekleri daha net görürdü.
    ama bu zamanda açıklamayı görenler ya okumayacak ya da okuyup artık çok geç diyecek. çünkü ciddi anlamda muhalefet olarak iktidarı korkutmama durumu var. normalde iktidar sahipleri muhaliflerden çekinir ve ona göre plan yapar bizde ise tam tersi muhalefetin birisi koltuk değneği, emniyet sibobu olmuş diğeri ise kendini kendi seçmenine açıklamaktan aciz. bir diğer esas muhalefet hdp ise faşizan bir düşünce ile sindirilmekte.

    hal böyle iken içeriği harika ama getirisi hiç olan konuşma. yine ben yanılırım, ben mahçup olurum da umarım insanlar şu konuşmadan gerekli dersleri çıkarır diyorum.

    ne demiş nazım;
    ''ama umudu var büyük insanlığın
    umutsuz yaşanmıyor.''