• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (6.50)
7yüz
“7YÜZ” dizisi her bölümde başka bir hikayenin anlatıldığı, 45-60 dakikadan oluşan yedi filmlik bir dizi. Kendi içinde başlayıp biten bu hikayelerin her birinin tonu bambaşka ve her bölüm sarsıcı bir yüzleşme hikayesini temel alıyor. 7YÜZ’ün her bir karakteri, yaşamına devam edebilmek için bir insan yaşamının olabilecek en karanlık taraflarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Geçmişin sıcak nefesini ensesinde hisseden 7YÜZ’ün “yüz”lerinin önünde iki seçenek var;

Ya durup geçmişe yenilecekler; ya da geçmişle yüzleşip geleceği kazanacaklar.

Kadrosunda, Tilbe Saran ve Genco Erkal gibi iki usta oyuncuyu barındıran, Belçim Bilgin, Sinan Tuzcu, Dolunay Soysert, Serkan Altınorak, Ekin Koç, Damla Sönmez, Melisa Sözen, Engin Hepileri, Pınar Göktaş, Merve Dizdar ve Cem Davran gibi sevilen isimler de “7YUZ” kadrosunda.

https://www.youtube.com/watch?time_continue=4&v=7Uk8dl5t68o
  1. dizi, fragmanı ile alenen black mirror gibi. hala değil diye iddia etselerde, mantık aynı! sadece türkiye şartlarına uyarlanmış.
  2. güzel yapım severek takip ediyorum. favorilerim birinci ve beşinci bölümler.
    abi
  3. black mirror’dan epey feyzalınmış olduğu açık olsa da izlerken çok daha farklı bir tat veren dizi. şu ana dek yayınlanan bölümlerini izledim. bir takım abukluklarını, mantık hatalarını es geçerek söyleyeceğim izlemesi oldukça keyifli, akıcı, düşündürmeyi başaran bir yapım. aman allahım dünya standardında diyemeyeceğim ama güzel bir iş olduğu açık.

    !---- spoiler ----!

    şimdiye kadar yayınlanan 5 bölüm arasında 1. 4. ve 5. bölüm öne çıkanlar. 1. bölüm black mirror’ın bir bölümünü anımsatıyor olsa da bölümü özgün olarak tanımlayabilirim. ahlak anlayışımız üzerine güzel sorular sormakta ve sordurmakta. ayrıca oyunculuklar da on numara.

    4. bölüm toplumun riyakarlığının sembolü niteliğindeki porno filmler üzerinden toplumsal cinsiyet rollerini bir kez daha düşünmemize vesile olan bir bölüm. içine düşülen çaresizliği her iki cinsiyet içinde başarıyla yansıtmakta. böyle bir durumda toplumun kendisinden gitmesini istediği yoldan gitmeyi reddeden erkek karakteriyle de şaşırtıyor. yalnız finali bağlayamamış klişeye düşmüşler. kafa kazımak nedir ya? eşit olmak için aynı mı olmalıyız? tek tip giyinip, kafaları kazımak bizi eşit mi yapar? neden yapsın ki?

    5. bölümde yaşlı, yapayalnız, paranoyak, bencil özetle berbat başkaraktere genco erkal üstün başarıyla can veriyor. yaşlı bir adamın kendisiyle, yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla, ölümle yüzleşme hikayesi de dizinin en başarılı bölümlerinden.

    2. bölüm acayip tırt. bağımsız film numarası yapan, temelsiz, boktan senaryolu, ikea reklam filmi tadındaki filmlere benziyor. güzel evler, güzel iş yerleri, güzel insanlar, güzel kıyafetler... başka da bir şey göremedim.

    3. bölüm değişik, masalsı bir atmosfere sahip. amerikan dizilerine has ayrıntılarla süslenmiş, klişeleri bol. izlemesi çok keyifli. baş karakterin ofisteki son çıkışı için bile izlenebilir.

    !---- spoiler ----!

    tüm bölümleri bir araya getiren tema ise çaresizlik ve yüzleşme idi sanırım. kaldı 2 bölüm, merakla bekliyorum. bölümlerin çakıştığı bir kaç küçük detay var. sonuçta bir araya gelip, toparlanacaklar mı göreceğiz.
  4. tahmin edilebilir diyalogları, sıkıcı castı ile berbat klişe bir romantik komedimsi bişi izledim 6 bölümde az önce. öncesinde de ekranı bulanıklaştırarak, sesi alçaltıp yükselterek, uzun anlamsız mavi sahneler ile sanat 'kasan' daha da berbat bir 5. bölüm izlemiştim. şu son 2. bölümde tünelin ucu bombok bir yere çıktı, gelmeyin.

    adamlar resmen izleyici zaten artık bağlandı, aman kasmayalım diyerek çaba harcamayı bırakmış. ne senaryo yazmışlar, ne cast var, ne bir şey. yalandan teknolojik vurgular, yerli yersiz "app" diyen karakterler -karakter dediğime bakmayın tip onlar, baya baya tipitip- falan filan.

    bir yerli yapımı umutla izlemeye devam eden minik kalbimi kırdınız vicdansızlar. zaten bir yere de bağlamayı başaramadılar, oraya buraya anlamsızca dağıttıkları ipuçlarını zahmet edip toplamadılar bile. kazıklanmış hissediyorum.