• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.75)
abelard ve heloise - ronald duncan
kuşaktan kuşağa aktarılan destanlaşmış aşk öyküleri hep dokunaklıdır. abélard ile héloïse'in 12. yüzyılda, fransa'da yaşadıkları da işte böyle öykülerden biri. tıpkı leyla ile mecnun, ferhat ile şirin ya da romeo ve jülyet gibi onlar da amansız bir kaderin pençesine düşüp aşkları yüzünden acı çeken iki kişi. engelleri aşamayıp ömürlerini hüzne ve ıstıraba bağlayanlardan. bu kez iki sevdalıyı ayıran ailevi ve dinsel engellere rağmen kapandıkları manastırlardan birbirlerine yazdıkları mektuplar aralarındaki bağın gücünü günümüze kadar ulaştırmayı başardı. latince yazılmış olan bu mektuplar 16. yüzyıldan itibaren çeşitli dillere çevrilip yayımlanınca ingiliz yazar ve ozan ronald duncan'ın da dikkatini çekti. duncan çağının ötesinde önem taşıyan bir din bilimci, düşünür ve ozan olan abélard ile yaşadığı dönemin kadınlarında pek rastlanmayan bir kültüre, eğitime, toplumsal bilince ve duyarlılığa sahip héloïse arasındaki yazışmaları şiirsel bir dille yeniden kaleme almış. acıklı mı? evet. etkileyici mi? çok. benzersiz mi? hayır. hatta "bazı şeyler hiç değişmiyor" dedirtiyor insana.
-za-
(tanıtım bülteninden)
  1. ortaçağın aykırı hocalarından abelard ve güzel öğrencisi heloise'in mektuplaşmalarını içeren kitap. mektuplaşmalar ama ne mektuplaşmalar, bir aşığın aşığına söyleyebileceği ne varsa söylemişler gibi.

    !---- spoiler ----!

    sen ise geçmişimsin. benim için durum apaçık böyle. seni de özgürleştiriyor bu durum. acı veriyor, değil mi? doğum da acı verir.

    tanrı böyle sevemiyorsa, ben seviyorum! birlikte daha kutsal olacağız; inanıyorum. tanrı böyle sevemiyorsa, ben de sevgimi tanrı yaparım.

    !---- spoiler ----!
  2. kitap, abelard ve heloise'in şiirleştirilmiş mektuplarından oluşuyor. abelard ve heloise'in aşkı divan edebiyatında rastlanan türden, bedensel zevklerden uzaklaşan, birbirlerinden çok aşk acısının kendisine duydukları aşktır. "ya acılar içinde tükeneceğiz, ya da insana olan aşkımızı tanrı'ya yönelteceğiz." dizeleri bunun en belirgin göstergesidir. mektupların aslı ortaçağdan yazıldı ve muhtemelen, portekizli bir rahibenin ağzından fransız bir konta yazılan portekiz mektupları gibi birçok klasik yapıta esin kaynağı oldu.

    "bazen düşünüyorum da, aşk varlığımızın doğum sancısı değil mi?
    ağına düşürdüğü biz sefil yaratıklar,
    ya acılar içinde tükeneceğiz,
    ya da insana olan aşkımızı tanrı'ya yönelteceğiz.
    az kişiye nasip olmuş bir yeniden doğuş bu.
    böyle doğmak isterdim;
    çünkü aşkım ölümüm oldu benim.
    şairlik taslamıyorum.
    gerçek bu: sen olmayan her şey için ölüyüm ben."

    "aşk ya aşktır, ya değildir.
    ne amaca gerek duyar ne hedefe.
    ama kendi kendine doğar;
    kendi kendine yeter.
    ne umuda yeri var, ne gerekçeye.
    acı çekmek aşkın bir parçasıysa eğer,
    acı çektiğim için mutluyum ben. "

    "gerçek şu ki, gerçeğim yok benim.
    yalnızca küller kalır. elveda."

    çeviren: zeynep avcı
    sayesinde bir kitapla daha tanıştığım için @apostol bu ne bicim meyhane'ye minnetle...