1. insanın evreni derinlemesine sorgulamasının; evrene ve kendi varoluşuna anlam yüklemeye çalışmasının absürt, amaçsız olduğunu ve daima başarısız olacağını savunan görüş. anlam aramanın anlamsız, bulunan anlamların ise saçma olduğunu savunur. hayatın saçma bir döngü olduğunu, ölümün ise her şeyin sonu olup özel anlamlar yüklenmemesi gerektiğini düşünür.

    franz kafka'nın dönüşüm kitabında olduğu gibi, gregor samsa bir sabah uyanır ve kocaman bir hamam böceğine dönüşmüştür. böyle saçma bir olayın nasıl olduğunu, neden böyle olduğunu bilemeyiz ve bilmek de umrumuzda değildir. absürdizmin ana fikri de burada yatar: neden umrumuzda olsun ki? sonuçta, kitabın baş karakterinin de umrunda olmamış, ilk iş olarak bacaklarını nasıl kıpırdatabileceğini düşünmüş, hayatına yeni formunda devam etmiştir.

    sisifos söyleninde kral sisifosun durumu da buna ayrıca örnek olabilir. kral sisifos, cezası gereği koca bir kayayı dağın tepesine çıkarır, sonra ise tanrılar taşı aşağı geri yuvarlayıp sisifostan onu tekrar yukarı çıkarmasını isterler. anlamsızlık zinciri ise böyle sürüp devam eder.

    bu akımın din kolu için (bkz: apateizm)
  2. "hayat saçma olsa bile bu yaşamı boşverin anlamına gelmez" düşüncesini barındırır (bkz: camus)
  3. insanların yaşamları süresince varoluş amaçlarına dair bir gerçeklik aramalarından, evrendeki varoluşlarına bir anlam yüklemeye çalışma eğilimlerinden mütevellit doğmuş bir felsefî öğretidir.

    absürdizme göre, insanın evrendeki varoluşuna dair kati bir sonuca ulaşmak olanaksızdır. bir sonuca varmak mümkün olmayacağı için, insan, ya "hayatın anlamsız olduğu" sonucunu çıkaracak ya da "tanrıya ve dine, mevcut yaşamdan sonra başlayacak öte bir âlem inancına" tabi olacaktır. bundan ötürü, insanın evrende varoluşuna dair kesin bir geçerliliği olan bir amaç arama çabası absürt, anlamsız bir durumdur.

    varoluşçuluk kuramına yönelik yaklaşımlarını absürdizm üzerinden temellendiren (bkz: albert camus) bu düşünsel akımın başta gelen isimlerinden biridir.

    bence absürdizm, varoluşçuluk kuramı içersinde yer alan bir laiklik* anlayışıdır. evet, pragmatik olduğunu söyleyebilirim.