• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (0.00)
Yazar Ann Leckie
adalet - ann leckie
bir zamanlar toren'in adaleti binlerce bağılıyla galaksiye korku salan devasa bir uzay gemisiydi. şimdi ise yıllar süren intikam planını uygulayacak tek bir kişiden ibaret.

"beklenmedik, merak uyandırıcı ve fazlasıyla havalı. ann leckie işini biliyor... breq gibi bir kahramanla ilk kez karşılaşıyorum. bunun ne kadar hoşuma gittiğini anlatamam."
-john scalzi, yaşlı adamın savaşı serisinin hugo ve locus ödüllü yazarı-

"son derece iyi yazılmış. anında kendimi kaptırdım. beyninize antrenman yaptırmaktan korkmuyorsanız, bu kitap kesinlikle harcadığınız zamana değecek."
-patrick rothfuss, kralkatili güncesi serisinin yazarı-

"leckie, iain m. banks ve cj cherryh'nin varisi olmaya aday."
-elizabeth bear, hugo ve john w. campbell ödüllü yazar-

"karakterleri ve evren yaratımıyla, kesinlikle mükemmel bir kitap."
-felicia day, the guild çizgi roman serisinin yazarı, oyuncu-

"leckie'nin bu ilk romanı bizi inanılmaz heyecanlandırdı."
-i09-

"çarpıcı."
-the new york times-

"leckie karmaşık bir denklemi ustalıkla kuruyor... bu şüphesiz gelecek vaat eden bir çıkış kitabı."
-kirkus-
(tanıtım bülteninden)
  1. kapaktaki uzay mekikleri ve isminin adalet olması sizi yanıltmasın. evet, konumuz uzayda geçiyor ama "star wars" tarzı, uzay mekiklerinin ön plana çıktığı bir durum yok. dahası adalet dendiğinde de aklınıza hukuki bir durum gelmesin. adalet, hikayenin geçtiği zamanda, yapay zekaların idare ettiği gemi sınıflarına verilen bir isim. şimdinin firkateyn, kruvazör, denizaltıları yerine adalet, merhamet ve kudret olarak sınıflandırılmışlar. toren'in adaleti, kalr'ın merhameti gibi isimlerle adlandırılıyorlar. adalet komuta kademesi en yüksek olan gemi sınıfı.

    kitabı diğer uzay maceralarından ayıran en büyük özelliği de bu gemiler ve yapay zekalara bakış açısı. bu noktayı ipucu vermeden anlatmak çok zor. ama son derece başarılı ve yaratıcı buldum. aynı beden de birden fazla zihin hikayelerini duymuştum ama birden fazla bedende tek zihnin işlenmesi bana ilginç geldi.
    vega
  2. ann leckie tarafından (bkz: hugo) , (bkz: nebula) , (bkz: bsfa) , (bkz: arthur c. clarke) gibi ödülleri kazanmış 2013 yılında yazılmış bir kitap.

    adalet türün çoğu eserinde abartıldığı zaman zevki baltalayan bir özellik olan yaratılan dünyayı gereğinden fazla detaylandırma hatasına düşmüyor. her şeyden gerektiği kadar bahseden bir anlatıcısı var. bilmem ne dünyasının bilmem ne kültürünün hangi sebeplerle o hale geldiğini okumak bazen sıkıcı oluyor. hikayeye kattıkları bakımından zayıf kaldığında ise okuyucu için zaman kaybı haline geliyor. ann leckie kitapta bunu önüne geçmiş. iyi de yapmış.

    bazen kitaplarda karakterlere neden değişik isimler veriyorlar bilmiyorum. (bkz: frodo) , (bkz: sam) , (bkz: john) , (bkz: valentine) , bunların nesi var ki? kafamın içinde bile teleffuz edemediğim kelimeler ve hikayenin karmaşık ilerlemesi yüzünden kitabın çeyreğinde devam edip etmemeyi düşündüm. sonra adım adım kurulan bir gizem, gerilim var. okurken temponun yükseltmesini hissetmek çoğu gerilim kitabında bile insanın başına gelen bir şey değil. yenileyici bir karakter gelişimi ve anlatımı var ama spoiler olmadan bahsetmek çok zor. aslında kitap bu yer yer anlatım tarzından ve karakterlerinden dolayı garip çelişkiler içine düşmüş olsa bile mazur görülebilecek bir şey diye düşünüyorum.

    okurken sanki (bkz: le guin) okurmuş gibi hissettirdiği için bile benim adıma üst seviye bir eser diyebilirim. tıpkı onun en kısa hikayesinde ki gibi gibi katman katman bir karakterler var. keşke diyalogların gidişatı da (bkz: le guin) gibi olsaydı. okurken karakterle sohbet ediyormuş gibi hissetseydim. onun yerine diyaloglar yanyana gelmiş harflerin kağıt üzerine yazılması gibiydi.

    2000'li yıllarda çıkan okuduğum iyi bilim kurgu kitaplarından diyebilirim. son söz bu kitabı çıkaran yayınevine kitabı basmadan önce birine okutsaydınız.