1. soğuk biranızı içerken arkadan temiz gitar sesiyle güzel bir tını gelir ya, o tarzda müzik yapan bir grup yeni bir tat.
  2. aynı zamanda grubun solisti olan tolga akdoğan'ın yazdıği her şarkı sözünde şaheserler olan grup. şarkılar her ne kadar anlamsız, çok eğlenceli, ve deli saçması gibi gözükse de* aslında bir çoğunda çok derin anlamlar bulabiliyoruz. eski dostum tankla gelmiş albümünün tüm şarkıları için kendime göre yer yer en anlamlı, yer yer en eğlenceli kısımlarından oluşan bir liste hazırladım, armağanım olsun:

    1- kapısı kapalı:
    yaratmak için kendimi yaralardım eskiden yarım yarım harcardım kendimi hiç bitmem sanarken

    2- çek sifonu
    hepsi kafamda bir bir birikiyo, bir ikinin lafını yapmam ama toplamda ağır geliyo

    3- bi öyle bi böyle
    çok eşyalı odalarda huzuru bekliyoruz, elimizde tasmalar karşılıklı sallıyoruz

    4- koca yaşlı şişko dünya
    her sabah yeni bi filme başladım, farklı sonlar istesem de hep aynı finalle bitti

    5- insanın düştüğü durumlar
    önceden ulaşmak için uyumadan hayal ettiğin, artık elini sürmediğin eski geçkin heveslerin, hatırlamıyosun di mi?

    6- utanmazsan unutmam
    ömrümüzün en güzel yıllarına patlayanın ne evinde bir ayna var ne içinde bir yürek **

    7- ateş ederim
    ateş ederim, manyak gibi ateş ederim, ateş ederim, ateş ederiiiim **

    8- kadın
    kötü bir alışkanlık gibi kadın, saçı falan var böyle uzun

    9- koşmadan
    uzaklara bakarken insan daha insandır, yakınını görmez engel sanıp takılır

    10- öyle normal
    toparladım senin için, daha güzel boz diye

    11- bizim zamanımız
    gün benim günümdür abicim, benim yerim benim yanım. bi söner bin yanarım, ne de olsa kökü bende

    12- kendime çaylar
    dışarda çok ses var, içerde uzay.

    ağbi kafanda kurbağa var sözü ise listenin bir parçası olamayacak kadar güzel, ayrı bahsedilmesi gerekecek kadar farklı ** bu da şarkının canlı performansı.

    bu adamları dinleyin, izleyin, gidin, görün. bizim ülkeden böyle güzel bir grup çıkmasının keyfini çıkarın.
  3. adamlar olmadan önce halimden konan anlar ismiyle bilinirler. ilk olarak sergüzeşt-i kadıköy parçasıyla tanıdığım ilginç insanlar.

    aküstikhane'de gayet iyiler. tadı biraz ilginç ama güzel.
    isk
  4. birgün'lük festival 2016 'da dinlemiş bulundum. bilmiyorum ilk dinleme deneyimimin albüm kaydına falan değil de canlı dinlemeye denk gelmesinden midir yoksa ordaki ortamdan mıdır nedir, bana işkence gibi geldi. hani çok abes olmasa kulaklığımı takıp başka müzik dinleyecektim, onu bile düşündüm. bitmedi gitti onların sahne süresi.

    ordaki performans (belki de ben geride çimlerde takıldığım, sahneye çok yakın olmadığım için) gürültüden başka bir şey değildi benim için. ilk kez dinliyor olduğum şarkıların sözlerini hiç anlayamadım. ve o kadar söz varken müziğe de yoğunlaşamadım tabi. çok fazla söz, çok hızlı konuşma/okuma veya şarkı söyleme (ne derseniz) bana korkunç geldi.

    aradan zaman geçi şimdi aklıma geldi de haksızlık etmeyeyim dedim. bu kadar insan seviyorsa belki de güzeldir. makul şartlardayken bir şans vermek lazım...

    daha anlaşılır tabi kayıttan dinlemek, ama ciddi anlamda beynimi doldurdu sadece. keyif vermedi.
    bana göre değilmiş dedim geçtim...
  5. canlı performansı tadından yenmeyen yüksek enerjili grup.
  6. yüzlerce ve belki de binlerce yıllık müzik tarihinde en nefret ettiğim, katlanamadığım tarzda müzik(!) yapmaya çalışan grup.
  7. yeni çıkan albümü ilk albüme göre fazlasıyla güzel. ilk albümü sanki biraz- buradaki biraza dikkat çekmek istiyorum- çocukça gibiydi hatta tam çocukça da denilemez, pop şarkılarını andırıyor gibi diyelim mi biz? bu yeni albüm "rüyalarda buruşmuşuz" biraz daha melankolik ve biraz daha insanlığa dair gibi, instrumentalleri bence albümü güzel kılan en önemli şey.

    eski albümü sevemeyenlerin tekrar şans vermesinde bir zarar yoktur diye düşünüyorum. favori şarkım albümün çıkış parçası "rüyalarda buruşmuşum."