adl


  1. arapça, denge demektir.

    adil olarak telafuz edilen kelime esasında bir hukuk terimi değil, matematik terimidir.
    şeklen aynı/ayna olmayanlar arasındaki bağıntıyı ifade etmede kullanılır. bir fincan kahve'nin kırk yıl hatırı olacağı ifadesi bir denklik belirtir,denklemdir. elma ile armutlar arasındaki bağı izafihi olarak tanımlar.
    yine, ''adalet mülk'ün temelidir'' (bkz: el adlü esasil mülk) sözü de hukuk ile ilgili olarak ele alınmaktadır ancak bu önerme fizik bilimine dair bir önermedir. bu cümlede kasıt, mülk olarak ifade edilen evren'in, işleyiş kurallarının tanımına yöneliktir. evrende bulunan varlıklar arasındaki bağıntı'nın eşitliklerden ziyade denkliklerle ilintili olduğu iddiasıdır.

    ''denge, evren'in işleyiş temelidir''. bu önermeden hareketle, evren'in içinde bulunan tüm varlıkların arasındaki ilişkiler de bu temel ile uyumlu/ahenkli olmalıdır sonucuna varılmıştır. işte, hukuk terimi olarak ele alınmasının sebebi de budur. kişiler ve eşyalar arasındaki ilişki, bu prensip göz önünde bulundurularak hüküm verilmelidir.

    yine bu tanımdan hareketle, evrende var olan eşyalar arasında eşitlik gözetmek de anlamsızdır. yani, hasan ile hüseyin'in eşit olması zaten beklenemez. olsa olsa birbirlerine denk olabileceklerdir.

    arap kavrayışına göre suç ve karşılığı; kişilerin kişiler/eşyalar ile olan ilişkisinde ''denklik'' faktörü görülmediğinde vaki olmaktadır. arap hukukunun temeli de (islam öncesi/sonrası/islam dahil) bu önerme ile şekillenmiştir.

    araplar'a göre evren'in işleyiş mekaniği ancak bu tarzda; ve ancak bu ifade ile çözümlenebilmektedir.
    t