• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.67)
adlandırılamayan - samuel beckett
adlandırılamayan, samuel beckett'ın ilk defa 1953'te yayımlanmış romanı. molloy ve malone ölüyor romanlarını da içeren üçlemenin son kitabıdır. roman, l'innomable adıyla fransızca yazılmıştır. roman tamamıyla, isimsiz (muhtemelen isimlendirilemeyen) ve hareketsiz bir başkahramanın tutarsız monoloğundan ibarettir. somut bir konu ve mekan yoktur. diğer karakterlerin ("mahood" ve "worm") gerçekten var olan farklı kişiler mi yoksa anlatıcının farklı yüzleri mi oldukları tartışmalıdır.

çok uzun kesintisiz cümlelerden oluşan roman sonuna kadar umutsuz bir havada ilerler. romanın son cümlesi olan "devam edemem, devam edeceğim." cümlesi, daha sonra beckett'ın eserlerinden oluşan bir antolojide başlık olarak kullanılmıştır. (vikipedi)
  1. beckett'in iyice psikopata bağladığı eser. üçlemenin son halkası. zaman, mekan ve insandan arındırılmış bir dili vardır. sadece bilinçten ibaret adlandırılamayan bir varlığın can çekişmeleri anlatılır. sana puanım dokuz kanka.
  2. üçleme'nin son kitabı olan ve belki de okunması ve anlaşılması en zor olan kısmıdır. üçleme zaten genel itibariyle anlamayı epey güçlendiren bir dil ile yazılmış ve gereksiz betimlemelerden kaçılmış, daha çok karakterlerin zihin olaylarına odaklanmış bir kitap olmasından mütevellit okuyanı çokça zorlayan bir kitaptır. adlandırılamayan da ise tam olarak nasıl bir varlık olduğu belli olmayan, sadece bir ses işiten ve düşünen, düşündüklerini anlatan bir varlıkla karşı karşıyayızdır. bu karakterin sürekli olarak gelişen uslamlamalarının ve hikayelerinin değişmesi ise okuru bilinçsiz kılabilecek seviyededir. karakterin sayfalarca aktardığı düşünceleri "hayır, tam olarak böyle değil" ya da "bundan bahsetmek istemiyorum" cümleleriyle ya yalanlaması ya da geçiştirmesiyle tam olarak varlığın neyden bahsettiği anlaşılamaz. zaten varlık da bir şey anlatmaz, sadece bir ses duyduğu, hayatta sadece bir varlık olarak bile olsa var olmasının acısını çeker ve bunlardan şikayet eder durur. yine de bu şikayetlerinin yeri geldi mi " sürdürmeliyim" "sürdüreceğim" gibi söylemleriyle aslında cevapları bulunmuş şikayetler olduğunu gösterir. yazarın diliyle tam olarak varlığın çektiği acıyı okuyana hissettiren ve okuyanı varlık sancısına sürükleyen bir kitaptır adlandırılamayan.