1. çelik gibi sinir, sıfır hata, kısa zamanda doğru ve hızlı karar vermek gerektirir.
    veballi ve sorumluluğu çok ağırdır. bunun yanı sıra aksiyonu, temposu hiç düşmez.

    adli tıp deyince herkesin aklına ölüm- otopsi geliyor. olay öyle değil . ölüm vakaları diğer vakalara göre daha az. cinsel taciz, ensest, yaralama, darp, silah, evrak sahteciliği, babalık testleri, vs vs.

    savcılığa intikal eden bütün adli vakaların sevk edildiği bir yerde çalışmak hayata farklı bakmanızı sağlıyor. bir kere suç ve suçluyu tanıyorsunuz. ölümü tanıyorsunuz. her vakanın bir öyküsü oluyor bu hayatlara tanık oluyorsunuz. aslında ülke ve insan gerçeğiyle yüzleşiyorsunuz.
    bana bazen olaylara çok olgun bakıyorsun diyorlar. meslek size bunu öğretiyor.

    zor bir meslek ama bir o kadar da güzel. suçla, suçlu arasında adalete giden yolda bir katkınız oluyor. cinayet çözüyorsunuz, taciz vakalarından ders alıyorsunuz psikiyatrik anlamda gelişiyorsunuz. bana en çok sorulan soru "o kadar olayın içinde olup etkillenmiyormusun" oluyor. tabiki etkilenip dibe çöktüğüm olaylar oluyor ama profosyonelce düşünmek gerekiyor. o an işimi yapıp bazen geceler boyu ağladığım da oluyor.

    bizi en çok yıpratan otopsi davalarıdır. hiç bir zaman otopsi odasına elimizi kolumuz sallayıp giremiyoruz. ben işe başladığımdan beri hiç öyle giremedim her sabah mutlaka vaka yakınlarının saldırısına uğruyoruz. onlar da haklı ama fiziksel şiddete kadar dayanıyor olaylar. " sende parçalan inşallah", "seni de o masaya yatırıp parça parça kessinler" "canavarlar allah belanızı versin" hergün duyduğumuz rutin beddualar. küfürleri saymıyorum bile. halbuki bu davalarda söz savcınındır. ama biz keyfimize yapıyoruz sanıyorlar.

    bu vakaların içinde olmak bana çok şey öğretti. daha dikkatliyim. araçla aşırı sürat yapmıyorum. yolda daha dikkatli yürüyorum yaya gecidini kullanıyorum (önceden eyooooo diye arabaların arasından karşıdan karşıya zıplardım). tenha sokaklardan geçmiyorum. yolda kavga eden bir grup gördüğümde yol değiştiriyorum. ilaç alırken dahi çok inceliyorum vb gibi.
    gelen vakaların dikkatsizlik yüzünden geldiklerine tanık olunca her konuda dikkatli oluyorsunuz

    ölüme sürekli tanık olan biri olarak. daha naif oluyor insan daha hoşgörülü. insanları kırmamaya çalışıyorsunuz. çünkü siz ya da onlara bir şey olabilir ve içinizde büyük bir üzüntü kalır.
    zor da olsa bir dosyayı kapatığınızda adaletin sağlanmasında payınız olduğunu düşünmek işte bu duygu size tüm zorlukları unutturuyor.

    son olarak kurumda ki dosyalar geç çıkıyor" işte çalışmıyorlar" falan deniyor ve kurum suçlanıyor. bütün bulguların incelenmesi, teknik, kimyasal, biyolojik, bir sürü süreçten geçer. bunlar csi dizisindeki gibi hemen çıkmaz belli süreleri vardır. bunun yanında devletin bürokrasi yapısı hantal. sonuç çıksa bile savcılık yazısını beklemek durumunda kalıyoruz. gecikme bu sebepten oluyor. vasıflı personelimiz de az aslında. sistemin çarpıklığıda yansıyor on personelin yapması gereken işi dört beş kişi yapıyoruz.

    adalet bazen gecikiyor ama yerini buluyor bu da bize herşeyi unutturuyor