1. adalet bakanlığına bağlı bir kuruluş olarak hizmet veren kuruluştur. adli tıp kurumu 6 ihtisas dairesi ve onlara ait alt şubelerden oluşur.

    morg ihtisas dairesi

    fizik ihtisas dairesi

    kimya ihtisas dairesi

    biyoloji ihtisas dairesi

    trafik ihtisas dairesi

    gözlem ihtisas dairesi

    incelediği adli olgular şunlardır.

    ölümlü olaylar (cinayet, intihar, şüpheli ölümler)

    yaralanmalar, tecavüz olayları

    otopsi, kemik ve organ incelemeleri

    yazılı belge, ıslak imza, silah vb incelemeler.

    ilaç, zehir, kimyasal madde incelemeleri

    doku, leke vs incelemeler, kimliklendirme, babalık araştırmaları

    hukuki sorumluluk, ceza sorumluluğu gibi adli psikiyatrik muayeneler

    trafik kazalarında kusur, kasıt gibi
  2. tecavüze uğrayan kadınlar hakkında "psikolojisi bozulmamıştır" raporu düzenlemekle görevli kurum.
  3. delillerle çalışan kurum. adli psikiyatri kafasına göre rapor yazmaz. tecavüz mağdurlarının biyolojik ve ruhsal tetkiklerinden sonra rapor verilir.

    tecavüz vakaları yaşandığı zaman kuruma başvurulmalı. özellikle beden muayenesi için vakit kaybetmemeli. ruhsal duruma gelince travma sonrası zaten duygusal durumu belli olur ve bu raporlanır. ancak intikam, ayrılık sonrası hukuksal hak arama, iftira vs gibi durumlarda yapılan başvurular ki bunlar genelde üstünden yıl ya da ay geçmiş oluyor. bu durumda zaten bir materyal tespit etmek imkansızdır.

    mağdura "dur bakayım aaa senin psikolojin bozulmuş, aaa bozulmamış" gibi bir durum söz konusu değildir. psikolojik muayeneler, profesörlerden oluşan bir kurul tarafından yapılır. bir sürü test uygulanır. grafoloji gibi bir çok alandan faydalanılır.

    bazen evet tecavüz psikolojik travma yaratmaz bazı mental özürlülerde bu durum olabiliyor. olayı anlayamadığından, idrak edemediğinden buna bağlı olarak travma gelişmiyor.
  4. atk’nin 12 eylül döneminde ve sonraki yıllarda işkencecilerin, infazcıların suçlarını örtbas etmek için kullanıldığı herkesçe biliniyor. bugüne kadar yaşanılan insan hakları ihlallerinin; işkencelerin, yargısız infazların sorumlusu yalnızca bu suçları fiilen işleyenler ve onları azmettirenler değil, aynı zamanda bu suçların üzerini örten, dosyaların kapatılmasına ve cezasızlığa neden olan raporları veren hekimlerdir. hipokrat yeminine uymayan, mesleki sorumluluğa ve tıp etiğine aykırı davranarak gerçeğe aykırı raporlar düzenleyen bu hekimler de en az bu insan hakları ihlallerini gerçekleştirenler kadar sorumludurlar.

    bugün de aynı atk, hasta mahpusları cezaevlerinde ve hastanelerin mahkum koğuşlarında ölüme terk eden fiili idam kararlarına imza atarak suç ortaklığına devam ediyor.

    siyasi iktidara bağlılığı nedeniyle mevcut kadro yapılanması ve işleyişi gereği bağımsızlığı ve tarafsızlığı olmayan, objektif ve bilimsel raporlar düzenlemeyen atk’nın, hasta mahpusların infazlarının ertelenmesinde tek ve son belirleyici makam olması kabul edilemez.

    ceza infaz yasası’nın 16. maddesi gereği cezaların infazının sağlık nedeniyle ertelenmesinde resmi bilirkişi konumunda bulunan atk yerine, adli tıp kanunu’nun 31. maddesi ve 2547 sayılı yüksek öğretim kanununun 38. maddesi gereğince, üniversite hastanelerince verilen raporların adli makamlarca esas alınması gerekmektedir. yine birleşmiş milletler resmi belgesi olan ve üye ülkelerce de kabul edilen istanbul protokolü gereği, tutuklu ve hükümlü konumda da olsa her “hasta”nın kendi doktorunu seçme ve raporlarının bağımsız bilirkişilerce hazırlanmasını isteme hakkı vardır ve uluslararası sözleşme ve bildirgeler de bunu gerektirir.
  5. tam olarak bilemesem de (uzmanlık gerektiriyor) sanırım otopsiler falan burada yapılıyor. bunun bir kurumu var, kurumun da çalışanı olmak var. bir arkadaşımın eniştesi kurumunda çalışandı. elektrik teknisyeni. kpss b bölümüyle atandı. bi problem olana kadar yatıyoruz diyordu.