adnan yücel

Kimdir?

türkü gibi sonsuzdan gelip, şiir gibi sonsuza savrulan, özü geçmemiş, hep var olacak can....
  1. şair

    yağmur olsam

    sel taşkını bir akşamüstü
    bulutları bağrına basan
    ağaçlara sordum seni
    yaprak rüzgarı tutmaz dediler
    uzun uzun baktılar yalnızlığıma
    yangın yeri bir yürek
    bir de yağmur gösterdiler

    ne olur şu yağmurların
    birdenbire yağanı ben olsam
    rüzgarı düğümlesem saçlarına
    bir daha bırakmasam
    öpsem kirpiklerini
    süzülüp gözyaşlarına karışsam
    çağlayıp aksam çağlayıp aksam
    yüzündeki ırmaklarla geçsem ovaları
    dudaklarında denizlere çıksam

    ve

    bir özlem bir türkü

    ne gökyüzü sarhoş ne akşam
    yalnızca türkülerde
    bıçaklanmış bir özlem gibi yaşam

    gülmek için ölmek midir bu
    çoğalmak için bölünmek midir
    kim söyler şimdi bana
    bunca türkünün içinde
    ağıtlarla taşınan bu yük nedir

    konuştukça söz başı bir zincir
    sustukça susmak için bir emir
    menekşeler emirle açılmaz ki
    neden çalınır bu düdükler
    bu kampanalar bu ziller
    sevmenin de saati olmaz ki

    ne gökyüzü sarhoş ne akşam
    yalnızca türkülerde
    bıçaklanmış bir özlem gibi yaşam

    nasıl da kaldık böyle uzaklarda
    anam anam
    otursam taş
    yürüsem beton bu yerler
    ne olur şimdi sanki
    binsem türkülerin kanatlarına
    uçup yanına konsam
    bir çocuk denli rahat ve sıcak
    başımı dizlerine koysam
    ağlasam ağlasam
    gözlerinde unutsam geçen yılları
    dizlerinde uyuyakalsam

    ne gökyüzü sarhoş ne akşam
    yalnızca türkülerde
    bıçaklanmış bir özlem gibi yaşam

    ah bu türküsüz yerde türküler
    beni kendilerine gömdüler
    buz kesildi dudaklarım
    söyleyemedim en güzel sözlerimi
    kuşlar söyler şimdi yerime
    akıp giden ırmaklar söyler
    bu ağıt yükü çekilir elbet
    bu sessizlik çölü geçilir derler

    ayrıca

    (bkz: sevda türküsü - grup yorum)