1. türkiye'nin 03 plaka kodlu ilidir. ege bölgesi'nin iç batı anadolu bölümünde yer alan afyonkarahisar ili, doğal yapısı ve ulaşım imkânı bakımından iç anadolu, ege ve akdeniz bölgeleri arasında bir geçit oluşturur. iç anadolunun egeye açılan kapısı olan bölge, tarih boyunca çeşitli kültürlerin buluşma ve geçiş yeri olmuştur. tarihte büyük taarruz bu cephede başlamış, kurtuluş savaşı'nın kesin sonuca giden son çarpışmaları il sınırları içersinde gerçekleşmiştir. afyonkarahisar, afyon üretilen haşhaşı, şifalı kaplıcaları, madensuları, mermeri, kaymaklı şekeri ve lokumu ile meşhurdur.

    ilin merkezi olan afyonkarahisar şehri, bugünkü ismini ürettiği afyondan ve kara taşlardan yapılmış görkemli hisarından almaktadır. şehir, üzerinde karahisar kalesi'nin yıkıntılarının bulunduğu bir tepe ile cerit ve ortasivri kayası adlı kayalık tepelerin ortasında, taşpınar deresi boyunca uzanan bir arazi üzerine kurulmuştur. kentin neresinde olursanız olun, kafanızı kaldırıp baktığınızda bu tepelerden birini görürsünüz.

    şehrin en önemli yapılarından biri kurtuluş savaşı'nı ve şehrin yunan işgâlinden kurtuluşunu simgeleyen zafer anıtı'dır. avusturyalı heykelci heinrich krippel tarafından 1936 yılında yapılan anıtın üzerinde, ulu önderimiz atatürk'ün "bütün ezilen uluslar, ezenleri bir gün mahv ve perişan edecektir" aforizması yazmaktadır. zafer anıtı haricinde, ulu camii, kâbe mescidi, gedik ahmet paşa külliyesi, kocatepe anıtı, frig anıt kaya mezarları ve kent müzesi afyonkarahisar kentinin ilgi çekici öbür yerleridir.

    il toprakları, ege bölgesi'nin denize doğru dikine uzanan dağları arasında sıkışıp kalmış bir yayla görünümündedir. bu toprakları sulayan küçük akarsuların en önemlileri kûfi ve akarçay'dır. bu çayların ve kollarının taşıdıkları alüvyonlarla zenginleşen ovalar verimli ziraat arazileridir. il sınırları içinde üç göl vardır; ilin doğusundaki eber gölü, kıyıları sazlık ve kamışlık olan sığ bir göldür. bu sığ göl, sularını küçük bir akarsuyla akşehir gölü'ne boşaltır. yarısı konya ilinin sınırları içinde kalan akşehir gölü'nün suları tuzludur. burdur çöküntü havzasını dolduran acı göl, afyonkarahisar'ın denizli ile arasındaki sınırı oluşturur.

    ilin iktisadî kalkınma sağladığı başlıca tarım ürünü haşhaştır. ülkenin haşhaş üretiminin yarısı afyonkarahisar'dan sağlanır. tam iki bin yıllık geçmişe sahip mermer üretimi ilin ikinci ihraç ürünüdür. ilin üçüncü önemli ihraç ürünü ise madensuyudur. afyonkarahisar'ın madensuları kızılay'a ait işletmelerde işlenerek ülke genelinde satışı yapılır. afyonkarahisar, ülkenin her tarafına bağlanan bir kara ve demiryolu ağı üzerinde bulunmasına karşın, endüstriyel açıdan pek gelişmemiştir.
  2. 4 yıl kaldığım ve 4 yılda bir insan bir yerden ne kadar nefret edilebilirse o kadar nefret ettiğim şehir.
    normalde insanı seven 'kabesi insan olan' bir yapım vardır yaşayan her canlıya da saygı duymaya çalışırım ama orada gördüğüm ve yaşadığım yobazlığın haddi hesabı yok. belki daha beter yerler vardır lafım yok ama afyon'da bulunan bağnaz insanların çomarlıkları yıllar geçmesine rağmen aklımdan çıkmıyor. istisnalar elbet var ama genel olarak adını ''yobazkarahisar'' diye değiştirsek sırıtmaz.
  3. kalesine çıkmadan önce iki kez düşünün dediğim il.kale yaklaşık olarak 250 metredir ve 625 basamaktan oluşmaktadır.biz bunu çıkınca öğrendik tabii salak gibi ha çıktık ha çıkacağız derken kahrolasıca merdivenler bir türlü bitmek bilmiyordu ama ruhumuzu teslim etmek pahasına da olsa oraya çıkmalıydık.çetin şartlarda yolumuza devam ediyorduk.ayrıca yaz ayı olduğundan dolayı hava çok sıcaktı hatta bu yüzden yaşlı teyzeler ve amcalar yarı yolda fenalaşıp, geri dönüyordu.biz yine de yolumuza yılmadan, yıkılmadan devam ettik.sonunda kaleye çıkmıştık ve o müthiş manzara görülmeye değerdi.büyük bir mutluluk var tabii herkeste kutlamalar, alkış, kıyamet...(sanki himalayalara tırmandık).şimdi baktığım zaman ne gerek vardı ben de bilmiyorum ama sonuçta kaleye çıktığım için kendimi mutlu hissetmiştim.öyle garip, gereksiz, saçma bir anım var işte bu ille ilgili.
    lapis