• youreads puanı (6.40)
  1. semtimizin bir tanesiydi müjgan.
    saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür,
    elleri ufacık, gözleri dört defa lacivertti.
    ve de her ne hikmetse, o da bana gönüllüydü.
    öyle bir sevdim ki müjgan'ı,
    dünyamı şaşırdım, haddimi bilemedim.
    evleniriz gibi geldi bana.
    evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar, fakir soframız kurulur gibi geldi.
    sahil bahçesinde gazoz içerekten, gizli gizli mal-ü hülya kurardık.
    sonrada çarşılara giderdik.
    eşya beğenirdik, elden düşme.
    aynalı konsolumuz, topuzlu karyolamız bile olacaktı.
    müjgan'ın her an, her bi daim yanında olacaktım.
    ama olmadı.
    gitti..
    nereye mi ?
    paraya gitti abicim, paraya.

    nasıl da sevmiştim yıllarca ben seni.
    her akşam bekledim yollarını.
    elbet bir gün biz yuva kurarız derken,
    duydum, evlenmişsin sen zengin bir gençle..
    zengin olsaydım, sensiz kalmazdım.
    her an düşünüp, seni hiç ağlamazdım.
    param olsaydı, aşkım kalırdın.
    seve seve yanımda benimle yaşardın.

    nikah resimlerimizi de çektirdiydik.
    sonra karpuzcu raşit ağabeyinin kayınbiraderine borç ederekten nişan yüzüklerimizi de yaptırmıştık.
    ama müjgan takmadı bunu.
    takamadı, uçuverdi elimden.
    meğer gizlice altın bir kafes bulmuş kendine.
    müjgan'ın gelinliğini hususi diktirmişler, benim gibi kiralık tel duvak almaya kalkışmamışlar yani.
    öyle sevindim ki..
    mesut ve bahtiyar olsun diye dualar ettim her gece..
    sonra ne mi oldu?
    müjgan gibi bende birbirimize ettiğimiz sözleri, ettiğimiz yeminleri unuttum.
    bir daha mahalleye gelmedi müjgan, gelemedi.
    bizim dar ve eski sokaklara otomobili sığmıyormuş dediler.
    senede birkaç ay zaten avrupa'daymış dediler.
    zaman şifalı bir ilaçtır, unutursun dediler.
    unuttum, bende unuttum.
    hiç aklıma gelmedi.
    hatırlamıyorum müjgan'ı, hatırlamıyorum şimdi!