1. yalnız değildir.
  2. ergenekon kumpas davaları sürecinde hapis yatmış, hapisteyken de , çıktıktan sonra da o dönemde diğer hapis yatanların gördüğü ilgiyi asla görmemiş, halen de o dönemde mağdur olmuş bazı kişilere gösterilen ilgi, alakanın yarısının bile gösterilmediği gazeteci.
  3. tutuklanmış gazetecidir.

    her dönemin mağduru ve mazlumudur.
  4. zamanında paralel devlet yapılanmasını anlattığı kitabına el konulmuş ve cemaatçiler tarafından ergenekon kumpasında içeri alınmış aylarca tutuklu yargılanmıştır. şimdi yine susturulmaya çalışılan bir gazetecidir kendisi.
  5. gözaltına alındığı andan başlayarak yaşanan süreç, ülkede hukuk sistemi diye bir şey kalmadığının kanıtıdır.

    adresi, yeri yurdu belli hatta savcılık tarafından tebligatla çağrıldığında ifadeye gidebilecek birinin sabahın erken saatinde baskınla gözaltına alınmasından başlayabiliriz.
    savcılığın çağrısına rağmen ifadeye gitmemiş olsaydı bu kabul edilebilir olurdu ancak.

    uzatılan gözaltı süresi, bu süre içerisinde avukatıyla görüştürülmemesi ve en önemlisi neyle suçlandığını dahi bilmeden sorgulanması ile bu liste uzar gider.

    yine aynı şeyi tekrarlıyorum ama kişiye ya da savunduklarına bakmadan objektif olarak sadece bunlara tepki verelim yeter.
    bugün sesimizi çıkarmadığımız hukuka aykırı davranışlar yarın bizim başımıza gelirse itiraz etmek için yüzümüz olsun. ( ben devlet düşmanı değilim niye başıma gelsin diyecekler için peşin cevap: dediğim gibi suçlama veya kişi değil, yapılan işlemler üzerinden konuşuyorum şu anda. yarın basit bir kazada şahit olup sabahın köründe polis baskınıyla keyfi bir tutuklamaya maruz kalırsan da aynı şey söz konusu.)

    gelelim ahmet şık'a: bundan beş sene önce, cemaate mualif diye tutuklanan gazeteci.
    onu tutuklayanlar şimdi terör örgütü üyeliği suçlaması ile içerde.
    bu defa da başka suçlamalarla tutuklandı.
    daha önce isminin beraber anıldığı ve beraber hapis yattığı gazeteciler, dışarı çıkar çıkmaz, "yeter ki fetöye karşı olsun, herkes benim dostumdur" diyerek eskiden muhalif olduklarına yanaşırken ahmet şık aynı duruşunu korumuştur. işte bu nedenle yine tutuklanmıştır.

    ahmet şık gazetecidir. basının özgür olmadığı bir ülkenin özgür olma şansı yoktur.
  6. zamanında fetullah ile kardeş kardeş takılanlara karşı çıkan, bunların bir örgüt olduğunu söyleyen hatta üzerine bir de kitap yazan ama sonra aradan geçen zamanda deşifre ettiği, eleştirdiği, insanları uyardığı örgüte üye olmaktan tutuklanan gazeteci-yazar. üstelik bu sürede iktidar hiç değişmedi.

    adalet dedikleri sanırım böyle bir şey gününe ve kişiye göre değişiyor. ahmet şık ve diğerleri elbet aklanacaktır ama tarih bu hukuksuzluğa sebep olanları hiç affetmeyecektir.
  7. Gazetecidir ve tutukludur. 100 gündür tutsaktır.

    Cumhuriyet gazetesi önünde yaptığı son açıklaması: akp mafyadır
  8. yargılandığı oda tv davasında bugün beraat kararı verilmiş tutuklu gazeteci. şu sözleri de tarihe geçecek, diğerleri gibi:

    "Söyleyecek çok şeyim var. Ama aklımdan geçenleri söylersem yeni davalar açılacak. Cumhuriyet iddianamesi göstermiştir ki adalet sarayları mezarlığa dönüşmüştür. Bu adliye gerçekten adaletin mezarı simgesi haline geldi. Adaletin mezar kazıcılığını da bizzat bu savcılar ve hakimler yapıyor. Girişteki adalet heykelin terazisinde bir tarafında adalet, şeref diğerinde adaletsizlik ve şerefsizlik var. Güya o terazi adaletin tesisinin simgesi ama şu bir gerçek ki bu mezarın içinde yargılananlar için her hangi bir adaleti tartmıyor bu terazi. Savcı ve hakimler için tartı işlemi görüyor. Ve maalesef bu yargı mensupları için bu terazinin kefesindeki kötülük daha ağır oluyor."

    "Bu mafya iktidarı, bu kötülüğün organize olmuş hali hak ettiğini bulacak, kaçınılmaz olanı yaşayacak"

    Ahmet çıkacak, yine yazacak!
    mesut