1. gölgesine sığınabildiğimiz bir ağaç. sanki başımıza bir iş gelirse sahip çıkmak için var gibiler.
    abi
  2. b-612
  3. sağlıklı olmak tüm organların sessizlik içinde çalışmasıdır, denir. bir organ hastalandığında onun farkına varırsınız. aile de böyledir işte. bir sorun yaşayana kadar ailede işlerin nasıl yürüdüğü ile ilgili kafa yormazsınız. ailenin sizin için ne ifade ettiğini sorgulamazsınız. bazen bunu ortaya çıkacak olanlardan hoşlanmayacağımızı hissettiğimiz için, bilinçli olarak, yapmayız. bazen önemsemediğimiz için, bazen düşünecek bir ailemiz olmadığı için yapmayız. ancak çok yoğun hissettiğim tek bir şey var aile mefhumu hakkında: bağlılık. bu coğrafyanın insanları olarak bizler; sahte mutluluklar, üzüntüler sergileyeceğimizi bilsek de asla aileden kopmayı göze almıyoruz. bu bizim için seçenekler listesinde bile yer almıyor. birbirlerimizin hayatlarını çok derinden etkilemesine izin veriyoruz. ailenin tanımı insan için günlük ruh haline, isteklerine, çıkarlarına bağlı olarak değişmiyor olmalı. işte o zaman sevgi ya da nefret gerçek olur.
  4. en sağlam ve kuvvetli bağlarla tutunduğum topluluk. kıymetini yeterince bilmesek de ihtiyaç duyduğun her an senin yanında olarak kafandaki o acınası yalnız insan profilini silebiliyorlar.
    bazıları da arkadaş, dost meclisinden kişilere aile der ki bu bana göre büyük gaflettir.
    anlık yoğun duygulardan öyle hissediliyor olabilir ama kalıcılığı kesinlikle yoktur.
    aile seni yargılar, eleştirir ama hep oradadır asla gitmez, terk etmez.
    kısacası aile şu dünya üzerindeki en vefa duyulacak topluluktur. ve kadri kıymetini en çok bilinmeyen de olabilir.
  5. varlığının son bulmasının çok sürmeyeceğini öngördüğüm en küçük topluluk birimi.
  6. aile konusunda batıyla tam zıttız.onlar çocuk yetiştirirken 18 yaşına kadar sıkarken ondan sonra çocuğu serbest bırakır bizde ise 18 e kadar boş bırakıp ondan sonra sıkılmaya başlanır ki bu duru çoğu zaman aile içi çatışmalara yol açar