1. bizans imparatorluğu:

    bizans imparatorluğu , doğru roma imparatorluğu, kimi tarihçilere göre roma imparatorluğu (batı roma'nın yıkılmasından sonra ayakta kalmaya devam ettiği için roma imparatorluğu olarak kabul edenler var). 4. yüzyılda roma imparatorluğu'nun parçalanmasından sonra doğu roma imparatorluğu olarak anılmaya başlandı.

    tahta geçen kralın kardeşinin isyan etmesi, isyanın bastırılması, diğer kralların başa geçmesi, kardeşlerinin amcalarının isyan etmesi, isyanın bastırılması, yine başa geçen sıradaki kralın kardeşinin isyan etmesi, isyanın bastırılması, doğusunun sırasıyla önce araplar, moğollar, türkler tarafından ele geçirilmesi, düzenli ordunun zamanla zayıflaması, paralı askerlerle isyanların bastırılması.
    1.theodosius'un devletin resmi dininin hristiyanlık olduğunu ilanından sonra paganlığı bırakmak istemeyen kısmın isyan etmesi, isyanın bastırılması.

    haçlı seferleri sırasında konstantinapolis ve anadolu'nun sürekli yağmalanması, istanbul'un fethiyle yıkılması. son kralı 11.konstantin paleologos'un savaş esnasında askerleriyle çarpışırken öldüğü rivayet edilmesi.
  2. "oynadın, kalgıdın, ağladın bitti"

    hep aynı hikâye.
  3. yüz yıl savaşları:

    ingiltere kralı iii. edward'ın (aynı zamanda fransa'da bir bölge olan akitanya lordu olduğu için), fransa kralı iv. charles'ın ölümünden sonra yerine geçmek isterken, onu kabul etmeyen fransız baronlarının vi. philippe'i geçirmelerini istemesinden dolayı çıkan ve 116 yıl süren savaştır.

    ingiltere'ye bağımlı bir ticari sisteme sahip olduğu için fransa baronlarının işgüzarlık ettiğini düşünen edward, allah ne verdiyse tepelerine çullanmıştır.
    fransa şaraptı üzümdü derken önce bir sarsılmış ve noluyor lan demesi 70 yıla yakın sürmüştür.

    ilk başlarda ingilizler atak oynayarak fransa kalelerine gözü kara ilerlemiş, fakat enerjisini dengeli kullanamadığı için savaşı sonlandıramamıştır.
    fransa, klasik anadolu takımı mantığıyla oyunu geride kabul etmiş, arada bulduğu boşluklarda ani ataklar yapmış ve kaybettiği toprakları geri almıştır.

    savaşın sonlarına doğru ortaya çıkan en ilginç karakter olan jeanne d'arc (milla jokovich oynamıştı filminde) fransa ordusunda fazladan motivasyon etkisi yaratmış ve orleans'u da almasını sağlamıştır.
    daha sonra burgonyalı kansızlar tarafından ingilizlere teslim edilen jeanne d'arc 1431'de diri diri yakılmıştır.

    1453 yılında bizler istanbul'un fethiyle meşgulken, ingiltere'nin fransa'da neredeyse hiç toprağı kalmamışken yüzyıl savaşları 116. yılında sona ermiştir.
    dünyada savaşmadan duramadıkları pek bir zaman dilimi olmayan ingilizler, komşularına bulaşamadıkları için kendi iç taht kavgalarına girişmiş ve güller savaşı diye adlandırılan iç savaş başlamıştır.

    öte yandan ingilizler savaştan sonra da fransa tahtında hak iddiasına devam ettiler. fransa kralları da eşek değiller ya, red ettiler. arada onca savaşmışlık var sonuçta.
  4. maginot hattı (majino hattı):

    1.dünya savaşından sonra fransa'nın, almanların işgaline uğramaması için yapılan yüzlerce km uzunluğunda inşa edilen savunma hattıdır.

    şimdi efendim, 1. dünya savaşı sırasında almanlarla savaşan fransızlar, almanlara karşı kolaylıkla savunabilecekleri içeriden beton duvarlarla sağlamlaştırılmış, aralara büyük kalibreli toplar yerleştirilmiş tünellerden oluşan hattın inşasına önayak olan kişi savunma müsteşarı andre maginot'tur. maginot'a göre, fransa'nın güneydoğu ucundan başlayıp baltık denizine kadar uzatarak hesapta alman tanklarına karşı koyacaktı.
    (arada lüksenburg civarında çok yoğun ağaçlıklı arden ormanları var, orayı es geçmişler)

    yaklaşık olarak 650 km uzunluğunda inşa edilen tüneller, belçika ve hollandalıların kabul etmemesi sebebiyle baltık denizine uzatılamamıştır.
    1930lu yılların sonlarına geldiğimizde , avrupa'da çalan savaş çanlarına karşı uyanık fransızlar, "hacı n'olcak ya en kötü ihtimalle hollanda'da ve belçika'da karşılarız almanları, oraya asker yollarsak tampon bölge oluşturur durumu idare ederiz" diye düşünüyorlardı.

    altta maginot hattı, üstte hollanda-belçika savunmasını ayarlayan fransızlar keyfimiz keyif, bir elimizde ayna umurumuzda mı dünya diye şaraplarını yudumlayıp danslarını ediyorlardı.
    gelgelelim, almanlar da batı cephesine geldiklerinde (muhtemelen aralarında en çok bira içeninin aklına gelmiş olup), " hafız bu ortadaki arden ormanlarını niye yıkıp geçmiyoruz ki biz" demişler ve tüm iş makinaları ve tanklarını bu ormanlardan geçirerek maginot hattını transfer sezonunda beşiktaş'ı oyalayan mario gomez gibi (ki kendisi de almandır) yarıp boşa çıkarmışlar ve fransa'yı işgal etmişlerdir.

    elin fransızı baktı ki işler öyle yürümüyor, mecburen gerilla savaşına geçmiş öyle böyle amerikanlar yardıma yetişene kadar almanları oyalamıştır (yersen).

    şimdi de "madem bu kadar para harcadık bu hattı inşa ettik bari parasını çıkaralım" diye turizme açmışlar öyle gelene geçene bilet kesiyorlar.
    öyle jose morinho gibi ceza sahası önüne otobüsü çekerim mantığıyla yaklaşırsan elin almanı gelir aradan bir gedik bulur uzaktan golu atar.
  5. avcı-toplayıcılar tarım yapıp artı-ürüne yöneldikten sonra toprakları paylaşamadılar. ittirmeden kaktırmadan çalışan makinelerin keşfiyle işgal etmek yerine sömürdüler. 3-5 matematiksel işlem yapıp yüz binleri imha edebilecek güçte silahlar yaptıktan sonra bilgiye yöneldiler. üretmeyenler ürettirdi, çalışmayanlar çalıştırdı. en çok çalışan değil en çok çalıştırandı malafatı çıkarıp masaya vuran.
    (bkz: son marx bükücü)
    yok