1. ahmed arif ustanın çok sevdiğim şiirlerinden.

    akşam erken iner mahpushaneye.
    ejderha olsan kar etmez.
    ne kavgada ustalığın,
    ne de çatal yürek civan oluşun.
    kar etmez, inceden içine dolan,
    alıp götüren hasrete.

    akşam erken iner mahpushaneye.
    iner, yedi kol demiri,
    yedi kapıya.
    birden, ağlamaklı olur bahçe.
    karşıda, duvar dibinde,
    üç dal gece sefası,
    üç kök hercai menekşe...

    aynı korkunç sevdadadır
    gökte bulut, dalda kaysı.
    başlar koymağa hapislik.
    karanlık can sıkıntısı...
    "kürdün gelini"ni söyler maltada biri,
    bense volta'dayım ranza dibinde
    ve hep olmayacak şeyler kurarım,
    gülünç, acemi, çocuksu...

    vurulsam kaybolsam derim,
    çırılçıplak, bir kavgada,
    erkekçe olsun isterim,
    dostluk da, düşmanlık da.
    hiçbiri olmaz halbuki,
    geçer süngüler namluya.
    başlar gece devriyesi jandarmaların...

    hırsla çakarım kibriti,
    ilk nefeste yarılanır cigaram,
    bir duman alırım, dolu,
    bir duman, kendimi öldüresiye,
    biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,
    ama akşam erken iniyor mahpushaneye.
    ve dışarda delikanlı bir bahar,
    seviyorum seni,
    çıldırasıya...
  2. "hırsla çakarım kibriti,
    ilk nefeste yarılanır cigaram,
    bir duman alırım, dolu,
    bir duman, kendimi öldüresiye,
    biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,
    ama akşam erken iniyor mahpushaneye.
    ve dışarda delikanlı bir bahar,
    seviyorum seni,
    çıldırasıya..."

    nerede bir gün ölümü görsem her günün gelişini sana yorarım. ya rüyalarda görmeseydim seni? sarıl bana doyasıya. her ayrılığın topraktan kopan kökler gibi olmasına gerek yok. nasılsa güz gelir. baharın özlemi olmadıkça güzün hüznü diner mi hiç? bak ne söylüyorum canımıniçi; pencerenin önündeyim.