• youreads puanı (10.00)
  1. omzuma yaslan, sol tarafına düşsün en gerçek memleket
    sana benden yadigar kalsın, akrep bir de yelkovan hepten
    geçsin gitsin zamana boşver sen o sus pus kentime sığdın
    tedbil mekanda ben sabitim, cebimde narin boyunlu kadın
    katran gibi demlenmiş bir çay gibi karşılıklı içmek seni
    her güne çıplak etinle başlama telaşı kokunla sersem tenim
    boynunda vebal, koynumda yeşil yekpare elbisen ve sen
    yorganın altına saklanmış yine sen bana sek gözyaşınla seslen
    teninde durgun hüzünlü çıplak otorite gibi kıskanç kumral tan
    bir gece 3 gibi birbirimizi kaybetmiştik hatta aynı bankta
    beşiktaş ağladı ev yolumuzu gözledi sana ben sözvermiştim
    sözümde durmadım üzdüm seni, sen bana bakma lanet herif!
    hala sen ekmek fırınındaki onbeş yaşında kırılgan kız
    kuyrukta bekler gelip, adın sanın benim canım o kız
    kirpiklerinde anlam yüklenmiş sırça bir sicim
    sen demek o sahafta göz ucuyla dinlendiğim huzur


    [nakarat]

    bizim gri rengi dudaklarımız olurdu ağlardık
    yola çıkardım anneler doğardı semalar parlardı
    sen bir türlü tebessüm etmezdin anlardım
    sen bir gülsen gülmedin ki ben keyfimden ağlardım

    akdeniz kadar büyürdü fevkalade gözlerin ve
    boynundan yekpare dirhem dirhem elbisenle
    bana masal gelirdi kesik kesik her soluk yüzümde
    bana masal gelirdi kesik kesik her soluk yüzümde!!!

    ...

    üfle şu kandile bitiversin gündüz korkma elimi tut
    yüzüne yüzümü sürtüp başımı dizine gömsem geri dönüp...
    sürgüne icabet etmek nimet, senden gelsin gelecekse
    kağıtta harfler ıslak, havari morfin aşkın, göğsün çiçek
    bir gün geldi ve göğü bi başka sevdi kara kurak topraklar
    tam o gündü ecnebi bi kentte devrildi binalar
    önümden modern çağın nesnesiyle geçtin gittin
    gerinde sana bi parça beni bıraktı eylül bitti
    her siyah beyaz fotoğraf şeffaf bi pencere
    sol elin var hep yüzümde bana bi bukle külfet
    her siyah beyaz fotoğraf yeşil şeffaf bi pencere
    sol elin var hep yüzümde bana bi bukle küfret


    [nakarat]

    bizim gri rengi dudaklarımız olurdu ağlardık
    yola çıkardım anneler doğardı semalar parlardı
    sen bir türlü tebessüm etmezdin anlardım
    sen bir gülsen gülmedin ki ben keyfimden ağlardım

    akdeniz kadar büyürdü fevkalade gözlerin ve
    boynundan yekpare dirhem dirhem elbisenle
    bana masal gelirdi kesik kesik her soluk yüzümde
    bana masal gelirdi kesik kesik her soluk yüzümde!!!

    ...


    bittiğin bulvarda yağmur diner gözlerin başlardı
    bittiğin gören her damla senden bir parçaydı
    bittiğin gün elimden tutmuştun kalsaydın
    bittiğin gün öldü sen doğurdun deniz çıldırdı