ali şeriati

Kimdir?

(d. 1933, sabzevar - ö. 1977), iranlı müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş islam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki iran'a ve çevresine adapte edilmesi ve marksizm kritiği ile birlikte çağdaş islam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş islam düşünürleri arasında gerekse iran'daki devrimci islam'ın babası ve iran islam devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. düşünceleri genel olarak "islam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı marksist fikirlerin, islam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi islamlaştırmaktan" ziyade "islam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir.

hayatı

çocukluğu

şeriati 1933 yılında mazinan, sabzevar, iran'da doğdu. babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan muhammed taki'dir. eğitim yıllarında ilk kez iran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. ayrıca aynı dönemde batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel islami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. şeriati mevlana ve muhammed ikbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir.

eğitimi

lisansını iran'da bitirdikten sonra, paris üniversitesi'nde doktorasına başladı. burada, 1964 yılında sayfuddin'den "belh'in faziletleri tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir farsça çevirisini yaparak edebiyat dalında doktor olmuştur. daha sonra iran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. yönetim onufransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve meşhed üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır.

ölümü ve etkileri

dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. bunun sonucu yönetim üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. bunun üzerine şeriati tahran'a giderek hüseyniye-i irşad enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. yine büyük bir popüleriteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. bu ilgi de şah yönetiminin şeriati ile bazı öğrencilerinin tutkulanması emrini vermesine neden oldu. gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden savak onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini ingiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. üç hafta sonra, 19 haziran 1977'de savak tarafından öldürüldü.



tahran'ın büyük hastanelerinden birine şeriati'nin ismi verilmiştir.

devrim öncesi iran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan şeriati'nin görüşleri bugün hâlâ iran toplumunda popüler ve etkindir. özellikle bugünki islami cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir.

şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası iran'ı değil, dünya çapında islamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve islamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir.

şeriati, ayrıca martinikli marksist düşünür ve şair frantz fanon'un "yeryüzünün lanetlileri" isimli eserini, jacques derrida'dan "şiir nedir" ve fransız oryantalist ve aynı zamanda katolik papaz olan louis massignon'dan "selman-ı pak" adlı eserleri farsçaya çevirmiştir.

birçok eseri bulunan ali şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü türkçeye çevrilmiştir.

wikipedia
  1. islami reform anlayışının baş mimarlarından biri olmasının yanı sıra iran devrimi'nin düşünce temellerini atmıştır. fakat ne yazık ki ''devrimler kendi çocuklarını yer'' sözü ali şeriati için de geçerli olmuştur...

    kitaplarını okumak için sabırsızlandığım 10 yazardan biridir kendisi.

    en çok atıf yapılan kitabı dine karşı din'den başlamak gerekir.
  2. sizi rahatsız etmeye geldim
  3. sosyoloji okumayı bırakma niyetimden vazgeçiren, sosyolojiyi sevmeme sebep olan zat. üniversite okurken abim sayesinde tanımıştım kendisini. çokça okumuştum kitaplarını o zamanlar. biz ve ikbal'de "insan başkasına ihanet etmekle kendisine hizmet edemez" dediğinde kitabı yavaşça kapamış, başım ellerimin arasında yüzümde bir tebessümle dakikalarca tavana bakarak bunun üzerine düşünmüştüm. kevir adlı kitabının bir bölümünde sevginin üstünlüğünü savunduğu, aşk ve sevgi arasında yaptığı mükemmel mukayeseyi defalarca okumuştum. kendini devrimci yetiştirmek adlı kitabında özgürlüğe bir peri kızına seslenir gibi seslenmiş, özgürlüğe en güzel hitaplardan birini kaleme almıştır. şöyle ki;
    "ey özgürlük!
    kanadı kırık güzel kuşcuğum! keşke seni vahşet bekçilerinden , duvarları , sınırları , kaleleri ve zindanları yapanlardan kurtarabilseydim..
    keşke kafesini kırıp seni sabahın temiz , bulutsuz ve tozsuz havasında uçurabilseydim.. fakat.. benim de ellerimi kırmışlar , dilimi kesmişler.. ayaklarıma zincir vurmuşlar ve gözlerimi bağlamışlar.. yoksa seni benimle mi karıştırıp birleştirmişler..
    seni benimle aynı kalıba mı dökmüşler..
    seni derinliğimde , en samimi ve en gerçek benliğimde buluyorum , hissediyorum.. senin tadını her an kendimde tadıyorum.. kokunu daima kendi yalnızlık fezamda kokluyorum.. çölün yaz gecelerinde , göğün küçük yıldızının gönlünde , melekûtî kanatların sürtüşmesiyle meydana gelen kalp ürpertici çan sesi gibi gürültü çıkaran sesini her zaman işitiyorum.. her sabah hayalimin şefkatli ve sevgili parmaklarıyla elimde kararsız olan canlı ve konuşan saçlarını yumuşak bir şekilde sevgiyle tarıyorum"
  4. cübbeli ahmet'in kanı bozuk dediği önden giden atlı.

    değerli biri olduğu bu hakaretten bile anlaşılır.
  5. turan dursun ile yakından uzakdan alakası bulunmayan farsi sosyolog.
    kendisi hakkında bilgi ve fikir sahibi olmak için yorumlara ya da eleştirilere değil bizzat kitaplarına başvurulmalıdır.
    insanın dört zindanı oldukça güçlü ve kesinlikle okumaya değer bir konferans - kitaptır.
  6. -okuyun ,zira mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor

    -tribünden gelen sesler ,süren savaşlardaki mazlumların seslerini kısıyorsa futbol afyondur

    - fakirlik para veya altına sahip olamama durumu değildir .fakirlik ,sahafta satılmamış bir kitabın üzerindeki tozdur.fakirlik ,kağıt imha makinasında gazete parçalayan bıçaktır.fakirlik ,arabanın camından dışarıya atılmış muz kabuğudur
    fakirlik yemeksiz geçirilen bir gece değildir .fakirlik ,düşünmeden geçirilen bir gecedir .

    - bir yerde yangın varken biri seni ibadete çağırıyorsa bil ki bu bir hainin davetidir.

    - şimdiki köleler taksitle yaşayıp borçla ölüyor
    _________
    kendisine ait olan bu sözlerden anlaşılacağı gibi antikapitalisttir . devrimci ve akılcıdır .özünü yitirmemiş islam'ın da bunu savunduğunu ifade eder .
  7. “dindar bir toplumu ancak din adına din alimleri kandırabilirdi ve öyle de oldu..”
    "camide olup ayakkabılarımı düşünmektense, yolda yürüyüp allah'ı düşünmeyi tercih ederim" demiş iranlı aktivist.

    kendisi hakkında jean paul sartre'ın eğer bir dinim olsaydı bu şeriati'nin dini olurdu dediği rivayet edilir. günümüzdeki muadili için ihsan eliaçık diyenler de vardır fakat küçük bir taklididir ancak.

    günümüz medyacı “oruç nasıl bozulmaz?” hocalarından farklıdır, o yüzden pek sevilmez şeriati. rahatsız etmeye gelmiştir, etmiştir de.
  8. aktivist yönü ile öne çıkan, doğu ve batı medeniyetlerini ve insanlık tarihini geniş kapsamlı inceleyen ,'insan'a odaklanan değerli bir düşünce adamı. kitapları farklı bilim dalları ile ilgili geniş bir bilgi hazinesi içermektedir.