• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.50)
alvin and the chipmunks - tim hill
hikayemiz üç sincapın evlerinin bir yılbaşı ağacı satan firma tarafından kesilmesiyle başlıyor. üstelik bu olurken minik sincaplar hala kovuklarındadır.  ağaç şirket tarafından ıan hawk (david cross) ‘a gönderilir. hawk los angeles’ta müzik piyasasında çalışmaktadır ve  dave seville (jason lee)’in kolejden oda arkadaşıdır. dave başarılı bir müzik kariyeri yapmayı hayal etmekten asla vazgeçmeyen bir şarkı yazarıdır. jett records’a bir şarkısını presente etmek için  gider ve eline tutuşturulan bir sepet kek ile reddedilir… oradaki yılbaşı ağacında yaşamaya devam eden zavallı sincaplar ise sıcak kurabiye ve keklerin kokusuyla sepete doluşuverirler.
film türkçe dublajlı olarak  vizyona girecek.
  1. üç yaşında oğlum sayesinde maruz kaldığım film.

    temel amerikan ananelerini yansıtması yanında çok güzel mesajlar da barındırıyor film. neredeyse her karede amerikan yaşam tarzı ve anlayışı sahnelenmiş. hatta bazı sahneler çok düşündürücü. örneğin; sincaplarla ilk temasta akla gelen şey hemen onlar üzerinden para kazanmak oluyor. hatta ikinci filmde * kızlar devreye girecek ki onlara da bakış aynı. "şarkı söyleyen ve konuşan sincap para eder." fazlasıyla oportünist yaklaşımlar. bu gibi filmleri izleyenlerin yaş ortalaması oldukça düşük. benim bahsettiğim mesajları alıyorlar mıdır bilinmez; fakat bilinç altlarına nelerin kazındığını görmek hiç de zor değil açıkçası.

    genel olarak filmin işlediği konu aile olmak. hatta güzel olan şu ki, "aile olmak için kan bağı ya da akrabalık gerekmiyor" mesajı açıkça anlaşılabiliyor. sincapların aileye kabul edilmeleri de etkileyici bir fikir açıkçası. en azından hedef kitle için etkileyici.

    benim oğlum bile sincapların dave ile (filmin baş rolü) aynı evde kalmaları karşısında "baba, şimdi bu sincaplar nerde yatacaklar?" şeklinde düşünüyorsa o bile sincapları aileye kabul etmiş demektir.

    bu kadar sığ bir film için bu kadar uzun yazılır mı, diye düşünmedim değil. fakat benim yorumum doğrudan filme değil. filmin üretim ve tüketim sürecine karşı bir yorumum var. yetişkinlere verdiğiniz mesajlar geri dönebilir, reddedilebilir; fakat bu yaştaki çocuklar bu tür filmlerdeki mesajların hepsini koşulsuz kabul ediyorlar. bu tarz filmler yetişkinler için olmasa da çocuklar için birinci sınıf kalitede. büyük bir özenle hazırlanmış sahneler, oyuncuların sıradan fakat samimi rolleri, konuşan sincaplar (!), çocuklar için izole bir dünya.

    bu filmleri izleyen çocukların büyüdüklerinde bize uyduruk gelen amerikan filmlerini izliyor olmaları gayet doğaldır kanımca.