1. bu hafta pazara gittim. resmen rehabilitasyon gibi geçti, streste olanlara tavsiye ederim gidip gezilebilir, fiyatlara çok bakmayın marulların yeşilliğine, turpların kırmızılığına köy ürünlerine bakın.

    neyse amasya elmasını yıllardır yememiştim, bi baktım ufak ufak taş gibi elmalar duruyor orda. hemen alayım dedim, kilosu 5 tl. fiyatına rağmen aldım ama durum çok sakıncalı. elmanın kilosu üreticinin elinden 50 krş'tan çıkıyor. yerel toptancıda 1.2 tl oluyor. tüccarın elinde 3 tl oluyor. kalpazanın elinde 4 tl oluyor, pazarcıya gelince 5 tl oluyor.

    bu sistemi korumanın 2 yönü var. birisi şehirdekiler köye gidip üretim yapmamalı ikincisi de köylüler şehire gelip satış yapamamalı. devlet burada devreye girip köylerde yerleşimin önüne geçmeye çabalıyor yasaklıyor, kanalizasyon açmıyor, yol su elektirik imkanını kısıtlıyor. böylece şehirlerden köylere üretici akını gerçekleşmiyor ve orada bir komünüte kurmak zorlaşıyor. şehirlerde ise zabıtalar aracılığıyla satış yapmayı engelleyip, pazarlarda yer vermeyerek köylüleri de orada tutuyorlar. böylece üreten ve tüketen kazıklanıyor gerisinin cebi doluyor. nereye kadar bilemiyorum artık.
    abi
  2. yerli malı haftalarının vazgeçilmezidir. fi tarihindeki 'hayat bilgisi' kitabımızda şu dörtlükle yer alırdı:

    amasya elmasıyım
    meyvelerın başıyım
    al sarı yanağım var
    beni yersen kan yapar