1. herhangi bir olayın yada kişinin konu olduğu eser içerisinde, tarih açısından uyumu.

    karmaşık bir anlamı var. eserdeki karakterin, tarihi dönemle senkron içinde olmaması durumu da denebilir.

    hemen bir örnek vermek gerekirse
    bir yazar, fatih sultan mehmet'in domates sevdiğinden bahsediyorsa, ya da patatesi mutlak suretle mayonezsiz yiyemezdi diyorsa bu anakronik bir yanılgı olur.
    zira fatih döneminde ne patates vardı ne domates ne de mayonez. böylece yazar ve eser inandırıcılığını yitirir. liyakati sorgulanır.

    elif şafak bir donem tam hatırlamasam da mevlana'ya patlıcan mı domates mi ne yedirmişti kitabında.
    olayları dönemine göre değerlendirmek açısından da önemlidir.
  2. tarihi iskalama, tarih disicilik da denilebilir.
  3. bir olay veya durum anlatılırken, tarihsel süreç içerisinde zaman kavramından şaşma yahut soyutlanma durumu.
    anakronizm bilerek yahut sehven yapılabilir.
    bilerek yapılan anakronizm sanatsal anlamda bir teknik olarak, farklılık, mistizm, ilginçlik, espri yaratmak adına kullanılmış olabilir.
    farkında olmadan, sehven yapılan anakronizm ise genelde dikkatsizlik, özensizlik ve akıl kıtlığı nedeni ile ortaya çıkmış olabilir.

    anakronizme illaki bir örnek vermek gerekirse, 70'li yıllarda çevrilen osmanlı'nın kahramanlıklarını abartılarla işleyen, genelde cüneyt arkın'la birlikte andığımız sinema filmlerinde karşılaştığımız, savaş sahnelerinin işlendiği mekanlarda havada elektrik tellerinin bulunması, cüneyt arkın'ın, osmanlı döneminde bir savaş sahnesinde kolunda seiko marka saatle arz ı endam etmesi.