• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (6.00)
androidler elektrikli koyun düşler mi - philip k. dick
rick deckard, yatağının yanındaki uyarıcının otomatik sinyalinin yaydığı tatlı ve küçük bir elektrik akımı tarafından uyarıldı. şaşkınca yataktan kalktı. önceden uyarılmadan kendini uyanık bulması onu daima şaşırtırdı. rengârenk pijamasıyla ayakta gerinirken, yatakta karısı iran; gri ve donuk gözlerini aralayıp söylendi ve yeniden kapadı. 'penfield'ını çok hafif kurmuşsun, ' dedi rick. 'onu tekrar kurduğumda kolayca uyanabileceksin ve rick karısının yanına oturarak ona doğru eğildi ve yumuşakça anlatmaya çalıştı.: 'eğer akım gücünü gerektiğince yükseltirsen uyandığına memnun olursun. tüm sorun bu. şayet c'ye kurarsan sınırı aşmış olursun ve bu tıpkı bende olduğu gibi bilincin oluşmasını engeller.' rick dünyayla barışık olduğu için kendi ayarı d'deydi. karısının çıplak ve solgun omzuna yavaşça dokundu.
  1. fikir güzel, mekan güzel, ama olmamış. kurgu gayet güzel ilerliyor, sarıyor ancak sonu bağlanamıyor. hiç zorlanmadan tak tak android indirmek de uçuk biraz.

    *ancak tavukkafa'nın yalnızlığını, insanlar tarafından göremediği ilgiyi androidlerden görmesini insanlığa yöneltilen doğru bir suçlama. kendine arkadaş bulamayan bir insanın doğan umutlarını da köreltirler.

    *kitabın ilk 15 sayfasındaki duygudaşlık kutusu fikri insanların şimdiki yaşayışından da kesitler gösteriyor. insanlar hiçbir zaman doğal hisleriyle yaşamıyorlar, sürekli kendilerine yapay hisler uyduruyorlar. acı çekmiş görünmek istiyorlarsa buna bir kılıf uydurup size neden acı çektiğini söyler, yahut öfkelilerse bunun nedeninin aslında tamamen içi boş şeylere dayanan sebeplerden doğduğunu söylemek istemezler de buna mantıklı bir neden uydurmaya bakarlar. mutlu olmalarına sebep ararlar, asılsız bir mutlulukla yaşamazlar.

    *bir de altırkbeş yayın'dan tiksiniyorsanız durun, daha hiçbir şey görmediniz. kitap boyunca elimden kalem üç saniye düşmedi yanlışların altını çizmekten. her sayfada istisnasız en az 2-3 yazım hatası var. yazıma aşırı takıntılıyım ve yanlış yazan oldu mu sövmeden geçmem. sıkı durun çünkü bu 289 sayfalık kitapta:

    ki'lerin yazımı: 5
    de/da: 19
    diğer: 6
    şapkalar: 57
    tırnak işaretleri: 46
    nokta-virgül vs.:17
    eksik kelime: 1
    gereksiz kesme işareti: 5
    fazla/yanlış kelime: 49 ve
    sayfa numarası ile ilgili 5 olmak üzere

    toplam:210

    yazım hatası var. bakmayın bu sayıya ben bazen illallah edip bıraktım kalemi. ilk kez okuyacaklara tavsiyem: başka bir yayınevinden okuyun. kitap da pek iyi değil isterseniz boşverin.
  2. do androids dream of electric sheep meşhur bilim kurgu yazarı philip k. dick tarıfından yazılmış ve ilk defa 1968 yılında yayınlanmış, post apokaliptik bilim kurgu romanıdır.

    hikayemiz, muhtemelen insan ırkının neden olduğu küresel bir felaket sonucunda, radyo aktif fırtınaların eksik olmadığı, bir çok türün yok olduğu, ıssız, yaşam için çok elverişli olmayan, metruk ve tekinsiz distopik bir dünyada geçmektedir. insanların bir kısmı yaşamak için daha elverişsiz olan dünyadan ayrılarak marsa ve diğer yıldızlara koloni kurmuşlardır. elbetteki bu ayrıcalıklı göç için gen havuzunun insan ırkı adına en "iyileri" seçilmiştir.

    dünyada yaşamak zorunda kalan çoğunluk içerisinde ise bir sınıf düzeni oluşmuştur. insanlar, özeller ve androidler.

    özeller diye adlandırılan grup standart zeka testini geçemeyen, muhtemelen radyoaktiviteye maruz kalmış insanlardır. insan diyoruz ama tıpkı androidlerin başı boş görevi dışında dünyada elini kolunu sallayarak gezme izinlerinin olmadığı gibi özellerin de marsa ve başka gezegenlere çıkması yasaktır. aslında bu bakış açısı bize empatiden dem vuran insanın, iki yüzlü, kategorize etmekten hoşlanan faşizan doğasını resmeder.

    her ne kadar eser edebi anlamda çok güçlü bir anlatım dili ve kurguya sahip olmasa da bilim kurgu yönü bakımından oldukça güçlü ve alt metinlerinde yer alan derin bir varlık ve ahlak felsefesi barındırır.

    hikayemiz görev süresi dolmuş ya da android olduğunun farkına vararak suç işlemiş androidleri "emekliye ayıran" (öldüren) rick decard ve özel isolde karakteri üzerinden şekillenir.
    kitapta, androidle - insan arasındaki farkı belirleyen unsur insana özgü empati kabiliyetidir.
    dünyada bir çok yaşam formu ve tür yok olduğundan özellikle gerçek hayvan sahibi olmak çok önemlidir. bu aslında insaniliğin bir göstergesidir ve arzu edilendir. fakat hikayenin farklı katmanlarına indiğimizde sadece empati göstergesi olarak insan olmanın ispatının ötesinde hayvan sahibi olmanın kazandırmış olduğu statünün farkına varırız. öte yandan özel diye tabir edilen insanlara karşı tutuma baktığımızda androidlerde farklı muamele edilmediğini, görmezden gelindiğini hiç de bahsedildiği gibi humanizmin yüceltilmediğini görürüz.

    dünya o kadar değişmiştir ki sahip olunan ortak değerlerin bir çoğu ve kişiler arasındaki iletişim neredeyse tamamen kaybolmak üzeredir.

    bir çok kültür, ritüel ve din büyük felaket sonunda sahip olduğu gerçekçiliği yitirdiği için insanlar yaşama sarılmak adına bir tutar dal olarak gördükleri hayvan besleme ve "mercerizm" ismiyle ortaya çıkmış, sanal gerçekçilik ilkesiyle işleyen yapay bir dine aidiyet beslemektedirler. çünkü insan denilen canlı bilincinin bir kefareti olan varoluş sorununa karşı ilahili bir ereğe bağlanmak zorunda hisseder kendini.

    öyle ki, mercerizmin esasında uydurma ve sahte olduğu kitabın sonlarında medya aracılığıyla açıklanmasına rağmen insanlar bu inanç biçimini reddetmekten imtina ederler.
    bu bakımdan mercerizm kitap için önemli bir nüanstır.


    androidler penceresinden baktığımızda işler daha karmaşık bir hal alır. teknolojik ilerleme sonucunda şirketler tarafından o kadar insansı bir şekilde üretilmeye başlamıştır ki özellikle (nexus 6 serisi) gerçekle - yapay algısı arasındaki çizgi iyiden iyiye belirginliğini yitirmiştir. böyle bir dünyada insanlar artık kendi varlıklarından şüphe duyar duruma gelmişlerdir.

    *acaba androidler giderek daha çok insanileşir, empati kabiliyeti kazanmaya başlarken, insanlar da giderek insani güdülerini yitirip robotlaşmakta mıdır?

    hikayenin; blade runner - ridley scott işi meşhur bir film uyarlaması da çekilmiştir.