• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
aramızdaki en kısa mesafe - barış bıçakçı
'asıl öykü' ile ilgilenmeyen bir anlatıcı ve yetişkinliğe varmayan bir çocukluğun öyküleri... aynı soyadının önünde toplanmış beş kişinin belirip kaybolan dünyası... bu dünyada' hiçbir şey göründüğü hatta yaşandığı gibi değil, her şey hatırlandığı gibi !'
  1. kısa kısa hikayelerini zevkle okuduğum, hemen bitiveren eser. isketenin mektuplarını okumak ne güzeldi.
  2. bir çırpıda okunacak bir yolculuk kitabı. evet neden bilmiyorum ama yolculuk esnasında okunmalı gibi geliyor bana. belki de bunun sebebi; yazarın geçmişine yaptığı yolculuktur. çocukluğundan gençliğine uzanan zamanı farklı farklı ve kısa hikayelerle ele alarak, bizi adeta geçmişe yolculuğa çıkartır.

    oyunlardan tutun da oyuncaklara, tarihsel olaylara kadar kendinizden çok şey bulacağınız bir kitap olmuş. bir çocuğun dilinden anlatılınca da haliyle oldukça basit bir dil ile yazılmış. kitabın beş kişi etrafında geçtiğini biliyoruz ve onlara dokunan diğer kişiler.

    en çok etkilendiğim kısımlardan biri köpeğinden bahsettiği bölümdü. okuyan herkesin kendinden bir parça bulması mümkün.
  3. erkeğin çocukluğu ile arasında açılmış olan mesafeyi, dolayısı ile de kadının erkek ile arasındaki mesafeyi aza indiren bir görevi var bu kitabın. bence.

    neden dolayımladık? "dolayısı ile"; çünkü kadınlar erkekleri öyle zannedildiği gibi en kahraman, en babacan, en sert, en en en ...toplumun verdiği görevleri yerine getirebilen sipirminler olduklarında yakın bulmazlar kendilerine. bence. çocukluğundan izleri görünür olduğunda daha yakın gelir, daha bir "insan" geldiğindendir herhalde*

    işte bu yüzden daha çok erkeklere bir iyilik olsun, çocuk ve daha duru, daha insan, daha masum yönlerini hatırlasınlar, çocuk gibi sevinsin - hüzünlensin ve çocuk gibi sevilebilsinler diye yazmış sanki barış bıçakçı.

    hafıza - i beşer nisyan ile maluldür, okutunuz, belki bir faydası olur; çünkü "hiçbir şey göründüğü, hatta yaşandığı gibi değil! her şey hatırlandığı gibi."
    mesut