1. arda'nın mutfağı programıyla ekranlarda görüyordum kendisini. vik vik bir ses rengi ile "bu arkadaşı fırına sürüyoruz", "bu arkadaşı soteleyeceğiz" şeklinde konuşur, bol miktarda muskat rendesi kullanırdı. bugünlerde bakıyorum reklamlarda vitamin öneriyor. sen kimsin ya! diye seslenmek istiyorum diş hekimi diş macunu önerebilir anlarım da eczacı değilsin doktor değilsin, çıkmış ben şansa inanmam diyorsun. yemeklerle haşır neşirsen şunu dersin anlarım "ben şansa inanmam başarımı kereviz sapına borçluyum, ballı zencefile borçluyum, turp otuna hardal otuna borçluyum.." ee bunları da demiyorsun mantık hatalarıyla dolu bir acun projesi olarak ekranlarda görünmeye devam ediyorsun. derdimi cima edeyim, ne diyeyim.
  2. sürekli "şu arkadaşlar burada takılsın, muskat arkadaş rendelenirken, soğanlar maydanozla muhabbet etsin." gibi şeyler söyleyip iticilikte everest'i zorlayan ve başlığı açan youser'ın da dediği gibi utanmadan vitamin öneren ha bir de şansa inanmayan restorancı "arkadaş".
  3. yaptığı programı denk geldikçe izlediğim, 40 kat yufka açarak yaptığı ev baklavasını "biraz zahmetli" olarak niteleyerek yemek yapma konusunda başlangıç seviyesinde olan izleyicinin moral motivasyonunu bozabilen, instagram hesabından tarif dışında içten paylaşımlar da yapan kişi.
  4. yemek programları izleyerek hayatımdaki eksiklerden birini tamamlamaya (yalan, sadece zaman geçirmeye) çalışırken fark edip bir süre takip ettiğim bir programı vardı, yani bazen güzel tarifler veriyor ama öyle aman aman değil.(*:kedi kasabı izleyip kasap olamıyor ya öyle işte)(*:swh) şu fitamin reklamından da gerçekten gına geldi. hayır bilmesek inanacağız yahu, sanki bir nzt 48 efendime söyleyeyim bir modafinil.

    ek: arada "bunları da şurada kullanacağız israf etmeyeceğim" tarzında şeyler söylüyor muhtemelen baya bi geri dönüş yapmışlar şunu kullanmadın diye.
    stars