• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
Yazar jojo moyes
ardında bıraktığın kadın - jojo moyes
ardında bıraktığın kadını hatırlıyor musun? paris'te balayı devam ediyor…

genç ve güzel sophie, savaşa giden ressam kocası édouard'ın yokluğunda ailesini ne pahasına olursa olsun korumaya kararlıdır. ancak işlettikleri otel bir alman komutan ile askerlerine hizmet vermek zorunda bırakıldığında huzurlu evleri, korku ve gerilimin yuvası haline gelir. ve tehlikeli alman komutan, sophie'nin büyüleyici tablosuna tutkuyla bakmaya başladığında artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı anlaşılır…

neredeyse bir yüz yıl sonra sophie'nin göz alıcı tablosu liv halston'ın evinde asılı durmaktadır. ölen kocasının hediyesi olan bu tablo, liv için tüm anılarını gömdüğü bir hazine gibidir. ancak şans eseri tablonun karanlık geçmişi gün yüzüne çıktığında liv'in hayatı bir kez daha alt üst olmanın eşiğine gelir…

ardında bıraktığın kadın… ne pahasına olursa olsun sevdikleri için mücadele etmekten asla vazgeçmeyenlerin öyküsü…

"tatlı acı romanların ustası jojo moyes büyük aşk hikâyelerini en karanlık noktalarıyla ele alırken okuyucusuna alışılmış mutlu sonlardan çok daha fazlasını sunuyor."
entertainment weekly-

"lezzetli bir olay örgüsü, capcanlı bir hayal gücüyle yaratılan karakterler ve karşı konulmaz aşklar…"
-usa today-

"ardında bıraktığın kadın yüreğinize büyük bir darbe gibi inecek, baştan çıkarıcı bir roman."
-the washington post-

"kararlı ve yürekli âşıkların romanı… son sayfayı çevirine kadar dünyadan koptuğunuzu fark etmeyeceksiniz." los angeles times
"hataları, cesaretleri ve tutkularıyla moyes'in karakterleri sizi bambaşka bir dünyaya davet ediyor."
-library journal-

"yüz yıllık bir tablonun etrafında canlanan iki ölümsüz aşk hikâyesi… bu romanı okumak sıradışı bir deneyim olacak."
-booklist-
(tanıtım bülteninden)
(kitap bilgileri idefix'den alınmıştır)
  1. pariste balayı kitabının devamı niteliğinde yazılmış ikinci kitap. fakat ben ilk bu kitapla başlamıştım. sophie'nin anlatıldığı kısımlar "vayy be ne aşk, ne acılı bir hayat" dedirtmiş hatta çoğu yerinde gözlerim buğulanmıştı. kurgu güzel, tarihsel ve resimle ilgili detaylar ilmek ilmek işlenmiş kitaba... alman komutana nedendir bilinmez acıma ile birlikte saygı duymuştum okurken. yalnız sonunda ki kavuşma sahnesi pek gerçekçi gelmemişti "bu kadarı anca türk filmlerinde olur" dedirtmişti.:)