1. çoğu zaman, bir kişinin hareketi veya olaylar karşısındaki tavrı neticesinde söylenir. Genelde benzetilmeye dayanır ve kişinin atasına benzemesinin kaçınılmaz olduğunu ifade eden bir deyimdir.

    yine böyle bir durumda, arkadaş ortamında kullanıldı. Arkadaşlardan biri; "bu deyimde neden 'armut' kullanılmış? armut dibine düşer de elma, kayısı, şeftali nereye düşer?" dedi.

    öyle ya, onlar da (ağacın) dibine düşer. neden armut?

    Biraz araştırma vuku buldu.
    ingilizcesi; "(the) apple doesn't fall far from the tree" şeklinde. yani; "elma, ağaçtan uzağa düşmez" anlamında. sonrasında elma, armut olmuş.

    bu açıklama, 'elma, şeftali vs nereye düşer ve neden armut? sorusunu cevaplıyordu. Ancak bu açıklamayla benim nazarımda tam oturmayan bir şey vardı ve bu durumu, söz konusu yukarıdaki açıklamanın gücüne rağmen, muhalif kişiliğimle, anlamlı görülmese de cesaretimi topladım ve örneklerle açıkladım arkadaşlarıma.

    armut dedim, altı şişkin üstü basık bir cisme sahip. Bu nedenle elinize aldığınız armutu havaya atarsanız, şeklinden dolayı ağırlık merkezi kıçına(dibine) yakın olacağı için yere düşmeden önce(yerçekimi etkisi ile) dibi aşağıya bakacak bir konuma gelecektir. Bu kaçınılmazdır. Bu kaçınılmazlık, bir bireyin atasına benzemesindeki kaçınılmazlık için kullanılabilir. Yani bence, armut dibine düşermiş ifadesindeki durum ağacın dibine değil, kendi dibine olmasıdır.

    bence mantıklı.
    ama yüzlerindeki ifadeye bakınca bir tek bana mantıklı geldiği açıktı.

    ama tdk' nın açıklaması benimkinden daha garipmiş: