1. çözücüler sıcaklıkları arttıkça daha fazla madde çözebilir hale gelirler. bu olay sıvılar ısındıkça moleküllerin hareketlenip aralarında boşluğun artmasıyla alakalıdır. aşırı doymuş çözelti hazırlamanın olayı da budur, çözücünün sıcaklığını artırıp çözebileceğiniz kadar maddeyi çözersiniz. sonra ufaktan ufaktan sıcaklığı azaltırsınız. böylece elinizde normalde hile yapmadan elde etmesi imkansız bir çözelti olur. ters bir şey yapmazsanız da stabil olarak kalır. ha yok reçel içinde metal kaşık unutursanız çözünme işleminin tersi gerçekleşir ve fazlalık şeker çözeltiden atılır. ona da şekerlenme diyoruz.

    (bkz: reçel)
  2. içinde çözebileceği miktardan fazla çözünen bulunan çözücü ve bahsi geçen çözünenin oluşturduğu çözelti. kafalar karışmadı umarım. olay şu. bir çözücünün her sıcaklıkta çözebileceği madde miktarı bellidir. bu miktardan fazla miktarda madde içine atılırsa fazlalık olan madde çöker (çözücü sıvıysa çöker, gazsa yağış şeklinde iner, katı çözücü yoktur).

    olaya şöyle bir açıdan bakıp pis pis gülerek yazımı sonlandırıyorum.
    jimi
  3. bal ve reçel de aşırı doymuş çözeltidir. bir süre sonra şekerlenmesi bu yüzden, eski doygun haline geri dönüyor.

    ayrıca katı çözücüler de vardır. hatta metal para, tunç, pirinç, lehim falan da çözeltisidir.