• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (6.67)
aşk ve ölüm üzerine - patrick süskind
patrick süskind, aşkın izini sürdüğü denemesinde geçmişten günümüze batı'nın düşünce, kültür ve edebiyat dünyasının yönünü belirlemiş ilkçağ düşünürlerini, mitolojik ve kurmaca kahramanlarını ve yazarları yanına alarak duygu dünyasına doğru düşünsel bir yolculuğa çıkartır okurunu. aşk nasıl tanımlanagelmiştir? sokrates'in phaidros'ta ifade ettiği gibi bir coşkunluk hali, bir tür delilik midir aşk? yunan düşünürün diotima'ya söylettiği gibi "doğurmanın, güzel içinde yaratmanın sevgisi" midir gerçekten de? stendhal'in betimlediği gibi ölümle doğal bir ilişki içinde midir? yoksa düpedüz ahmaklık mıdır? süskind bu ve bunun gibi soruların peşine düşerken bir yandan gündelik yaşantılarımızın deneyimlerine yöneltir bakışını, diğer yandan aşkın tarihsel rotalarında gezinir: aşk ile ölümü uzlaştırma girişiminde bulunan orpheus; hayatında eros'a yer vermeyen, bunun yerine mutlak iktidara tutkun bir isa figürü; aşk ölümlerini tümden romantikleştiren 19. yüzyıl âşıkları; 21. yüzyılın hızlı âşıkları süskind'in yazı düzleminde buluşturulur.

süskind'in zaman zaman sivri bir alaya uzanan muzip bir ironiyle kaleme aldığı metni, batı kültürünün aşkı anlamlandırma, deneyimleme ve sanat düzleminde ölümsüzlüğe kavuşturma tarihine ilişkin bir yeniden okuma denemesidir aynı zamanda.
(tanıtım bülteninden)
  1. (bkz: başlık boş kalmış)

    ne zaman başladı ne zaman bitti anlayamadığım, kısacık (59 sayfa) ama yoğun anlatıma sahip deneme kitabı. deneme diye mesafeli durmanın gereği yok çünkü dili oldukça anlaşılabilir, okuması rahat.

    kullandığı anektodlar, mitolojiden alıntıladığı yerler ve mesela orpheus 'u isa ile karşılaştırması falan harikaydı benim için. inanç meselesi olarak bakmadım, hikaye olarak baktım...

    aşkın veya ölümün tanımını yapmıyor, gerçek aşk nedir mutlak aşk nedir falan gibi klasik veya klişe sorulara girmeden sadece bu kavramlar hakkında oldukça geniş bir örnek yelpazesi üzerinden konuşuyor.

    biraz ironi biraz dalga geçer gibi bazense alınganlıkla anlatıyor, dilini çok sevdim.

    ben çok samimi, anlaşılır ve öğretici buldum. güzel bir öğle tatili oldu benim için bu kitap.
  2. patrick suskind hayatı ile yazdıklarını karşılaştırdığımızda yeteneğine bir kez daha şapka çıkarılacak bir yazar. herhangi bir ödülü /ödül törenini kabul etmiyor, ropörtaj vermiyor, tam bir münzevi hayat yaşıyor.

    ve bu adam insanlardan bu kadar uzak dururken onları en iyi betimleyen yazar olabilme sıfatını kimselere kaptırmıyor! insanları tanıyabilmek için olabildiğince uzak durmak sanırım son derece doğru bir yöntem...

    koku ve güvercin üzerinden gidersek - herhalde en bilinen eserleridir - ben suskind'in herkese bahşedilmemiş bir çeşit sinestezi yeteneği olduğunu düşünmüşümdür hep. koku gibi duyumsadığımızda dahi adlandırmanın güç olduğu bir denizde bize görerek (okuyarak) koklayabilmeyi, ya da tüm sıradanlığı içinde bir hayatın bir güvercinle başlayarak adım adım ters yüz oluşunu bu kadar iyi anlatabilmenin başka bir açıklaması olamaz herhalde.

    aşk ve ölüm'e dönecek olursak, yazan muhteşem yazmış zaten, üzerine daha fazla laf etmek ayıp kaçacak, iyi bir yorumu şuradan okuyabilirsiniz. çağımız sabırsız youser'ları açıp okumaya erinirlerse, tadımlık bir kaç satırını da çalayım hadi:

    “muharrik” güzel bir kelime: harekete geçiren, ayaklandıran, yapmaya teşvik eden, elebaşı anlamlarına geliyor. aşkın bir muharrikidir sevilen kişi – aşk ise, hakkını teslim etmek gerekirse, tam bir cadı kazanı.

    yukarıda aptallaştırma/kabalaştırma bölümünü ödünç aldığım uzun denemesini içeren aşk ve ölüm üzerine adlı kitapta patrick süskind hiçbirimizin çözemediği, çözmeye yanaşmadığı aşk ve yokluk redoksunu inceliyor; hem de inanılmaz bir dille. ironi, mitoloji, anılar, günümüze ait gözlemler kullanarak... bir çırpıda okunabilen, okudukça “daha da neler!” diyebileceğiniz kitapta bazı davranışlarımızın kimilerine nasıl göründüğünü de anlayıp hafifçe utanıyoruz. aşkın üzerimizdeki bu acayip oyununu usta bir kalemle bir kez daha keşfe çıkmak çoğumuza iyi gelecektir."
    mesut