1. ağustos celbinde bir aksilik çıkmazsa bir süreliğine tsk'nin malı olacağım ve yanıma ne kadar giysi almalıyım? oradayken aylık ne kadar paraya ihtiyacım olur? kitap okumaya müsaade ediliyor mu? ediliyorsa ne kadar kitap almam gerekir? ve benzeri birçok soruya vereceğim cevabım yok. ama muhakkak buralarda askerlik testisinden su içmiş birileri vardır ve bize yardımcı olur diye umuyorum.
  2. gitmeyin kaçabildiğiniz kadar kaçın zaten illaki bedelli çıkıyor en kötü kredi çekip ödersiniz.
  3. tavsiyeler??? tek tavsiye olabilir bu konuda.

    "gitmeyin."
  4. askere gidin. burayı okuyanların %99'u kısa dönem yapacak zaten. diğer yüzde bir doktorlar. izin kullanmazsan beş ayda bitti gitti. ölmemeniz veya kendinizi sakatlamamanız için ellerinden geleni yapıyor ordu merak etmeyin. sizden birşey bekledikleri de yok. uygun adım yürüyün ve tıraş olun yeter. don atlet ve çorabı dispozıbıl kullanın. yani kullan-at. pazarda en ucuzundan alın. günlük on lira yeter. kitap falan okunacak yer değil. kafayı resetlemek için bulunmaz fırsat.
  5. askere gitmeden önce sözlüklerdeki aynı isimli başlıkları okumuştum, burada da olması güzel. askere 4 sene önce gitmiştim, ancak 20 sene de geçse düzen değişmeyeceği için bu ufak tavsiyeler birilerinin işine yarar diye umuyorum:

    tsk iç çamaşırına, sabuna, havlusuna, terliğine kadar askerin kişisel ihtiyaçlarını temin eder. ancak ilk günlerde kantin sırasında telef olmamak için traş takımınızı, diş fırçası-macununuzu ve banyo için büyük boy havlunuzu yanınıza alın (tsknın verdiği havlular pek de büyük değil), kantindeki ilk günlerin yığılması geçene kadar idare edecek iç çamaşırı ve çorap götürün yanınızda. bi de çarşı izinlerinde giyeceğiniz sivil kıyafetleriniz olsun yeter. çamaşırhanede rahatça yıkatabileceğiniz için yanınıza 3 tane gömlek almaktansa 1 tshirt, 1 uzun kollu penye, 1 kazak alın. zaten 1 km öteden çarşı iznine çıkmış asker olduğunuz belli olacağı ve arkadaşlarla birlikte kalabalık halde gezeceğiniz için herhangi bir çapkınlık olayına karışamayacaksınız(*:gb) bunu hayatınızda yaşamanız gereken bi deneyim olarak görün, kıyafetleri ona göre belirleyin, tek amacınız hasta olmadan çarşıdan birliğinize geri dönmek, bunu unutmayın.

    askerlikte kitap okuyup okuyamayacağınız size usta birliğinde verilecek göreve göre değişecektir, zira acemi birliğinde eğitimlerden fırsat bulup gölge bi yerde çay sigara içtiğinize şükredeceksiniz. usta birliğinde yazıcı olursanız sürekli komutanların yanında evrak işleriyle uğraşacağınız için kitap okuyamazsınız, silahlıkta çavuş olursanız nöbete giden askerlere silahlarını verip dönenlerin silahlarını teslim almaktan başka işinizin olmayacağı gecelerde hayata tutunmanızı kitaplar sağlayacaktır, boşuna yük etmeyin, yanınıza 1, bilemediniz 2 kitap alın yeter, ihtiyaç olursa çarşı izninde halledersiniz.
    rahat bir askerlik için de kaytarma peşine düşmeyin, verilen görevi yaparsanız kimse karışmaz.
    şimdiden sağ salim dönmeniz dileklerimle, hayırlı teskereler arkadaşlar.
  6. gidin, korkmayın.

    abartılacak bir şey yok. ha hanım evladı, çıt kırıldım, ay ben yapamam ki tarzı bir yetişme tarzına maruz kaldınız ise bilmem.
  7. kimse bahsetmemiş ama gitmeyin. ne için kimin için kimle savaşacaksınız mazallah depoda yanlışlıkla ateş alan bir tüfek! soldurmasın hayatınızı
    wtf
  8. bir asker çocuğu olarak söyleyebilirim ki, gidin. anti-militarist tiplerdenseniz gidinde orduların ülkelere neden lazım olduklarını anlayın. ayrıca adam olursunuz bu da bir artı katar. disiplin sahibi biri olarak devam edersiniz sivil hayatınıza. iyi dostluklar da cabası.