1. aslında her şeyi bilmek istiyor oluşumuz
  2. yada bildiklerimizin yanında bilemediklerimiz çok daha fazla.
  3. insanın aslında hiçbir şey bilmediğini farkettiği an tarifsiz yüce bir andır. bilgeliğin birinci adımıdır da denilebilir. çok şey bildiğini , şimdiye kadar iyi bir yol katettiğini, iyi bir birikim yaptığını düşünürken ; aslında bildiği şeylerin okyanusta bir damla su etmediğini farkeden insan ani bir şoka uğrar ve aydınlanır. bu anlık aydınlanma , gelecekteki gerçek aydınlanmaların öncüsüdür. umarım ben çok şey biliyorum gafletine dalan her insan bir gün bunu tadar.
    rosky
  4. "bilmediğini bilmek en iyisidir. bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır." lao tzu
  5. aysun kayacı'nın hiçbir şey bilmiyor haliyle, dağdaki çobanın hiçbir şey bilmiyor hali aynı mı yani? diye sorduğumdur.
  6. en başta neden var olduğumuzu bilmiyoruz.bu kimileri için allah'ın buyruklarını yerine getirip cennete gitmektir kimileri için başka bir insanın varlığı.insanlar bu yüzden ömürlerini bilime verir, bu boşluktan dolayı vardır sanat.tüm meselenin olmak ya da olmamak oluşu da bu yüzden değil midir?...
  7. bildiğimizi zannettiklerimiz de muhtemelen içe doğru birer hatırlama girişimi, diyerek iştirak eylediğim derûn.
  8. bunun daha da acı versiyonunu söyleyeyim size; bilme imkanımız olsa bile anlayamayacak oluşumuz, algı kapasitemiz henüz çevremizde dönen bir çok şeyi bile anlamaya yetmemektedir. yani belki de tam şu an bizden daha gelişmiş ve üstün bir yaşam formu bize evrenin sınırlarını anlatmaya çalışıyordur fakat biz değil anlamak, kısıtlı algımızla bunun farkında bile değilizdir. olamaz mı? olabilir.