• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
atları bağlayın geceyi burada geçireceğiz - melisa kesmez
cesaretimiz var mı her şeyi bir anda öylece bırakıp gitmeye? insan her nereye giderse gitsin kendini de beraberinde götürmez mi? varlığından güç aldığımız arkadaşlar ne zaman yük haline geldi? hepimiz başarılı olmak zorunda mıyız bu hayatta? her seferinde duvara tosladığımız halde hâlâ yeni ilişkiler kurmaya, var olanı kurtarmaya çalışmak hayal kırıklıklarına bağımlı hale gelmemizle açıklanabilir mi? melisa kesmez, heyecanlı ve mütevazı sesinin her satırda hissedildiği kısa öykülerinde soruları müzikle, dramla, şiirle yoğuruyor, cevapları ise nüktedanlığı da elden bırakmayarak veriyor.

“aklımızın devre dışı, sadece kalbimizin olduğu” yeniyetmelikten zaman mefhumunun olmadığı balık krakerli ve kaygısız çocukluk yıllarına, yüzyıllık dostla oturulan öğle rakısından patrona son çare olarak yazılan istifa maillerine, sevdiğimiz “o” olmayı çoktan bırakmış uzatmalı evliliklerden gel demese de gittiğimiz, gitmek istediğimiz sevgililere, eski sevgililere, aileye, aldatmalara, aldatılmalara; üzerimize haddinden fazla gelen ancak bir türlü vazgeçemediğimiz “modern dünyamızın” tüm inceliklerine dokunuyor, yalın ama coşkulu, naif ama kararlı, fısıldıyor kulaklara: atları bağlayın, geceyi burada geçireceğiz. (arka kapak)
  1. melisa kesmez'in 25 öyküden oluşan ve türkçesiyle büyüleyen kitabı. kitaptan bir kesit:

    "dedim ki: "kalbinin bir ucunu bir başkasınınkine teyellemek istiyor insan. hepsi hepsi bu.”
    dedi ki: "yaşlanıyorsun.”
    okuldan arkadaşım. lise yıllığıma yazılmış onlarca "hep arkadaş kalacağız" sözünü tutmuş tek kişi. hayat onca evirdi çevirdi, salladı, büktü, kırdı geçti, biz kopmadık. her şey değişti, benim ona baktığımda gördüğüm, onun bana baktığında gördüğü yeniyetme aynı kaldı. arka sıramda oturdu yedi koca sene. onun bir yaz tatilinde insanüstü bir başarıyla beden eğitimi dersindeki boy sırasında en sondan en başa ışınlandığı, sesinin erkeklikle çocukluk arasında bir yerde tarazlandığı yıllarda girdi hayatıma. benim memelerimin henüz çıkmadığı, ama allah'tan umudun kesilmediği yıllar. defterden yırttığımız sayfalara yazdığımız mektuplarla başladı arkadaşlığımız. birbirimizden ödünç aldığımız kitapların arasına sıkıştırıp, değiş tokuş ettiğimiz dünyalarımızdı o yeniyetme mektuplar. yok, aşık falan değildik birbirimize. bilakis o başka birini seviyordu. ben başka. bizimkisi iki vurgun kalbin dayanışmasıydı daha çok. ben hayatı bir erkeğin gözünden görmeye yelteniyordum onunla. o da benden kadınların neden bu kadar anlaşılmaz olduğunu öğrenmeye çalışıyordu. ama çuvallıyorduk sıklıkla." (s. 32-33)

    kitapla ilgili bir yazı için:
    atları bağlayın geceyi burada geçireceğiz