1. büyük ansiklopediye göre avukat, hukuk fakültesi mezunu, avukatlık stajı yapmış, avukatlık mesleğini serbest veya bir kuruma bağlı olarak icra eden kişidir.

    doktorların karşılaştıkları hastayı tedavi etmek zorunda olması gibi avukatlar da kabul ettikleri zanlıyı sonuna kadar savunmak zorundadır, işin temelinde bu vardır. ancak bunu yaparken meslek onurunun zarar görmesinden veya meslektaşlarını ve kendisini hedef olarak gösterilmesine neden olacak söz, söylem ve hareketlerden kaçınmalıdır.
  2. katilleri, hırsızları ve bunun gibi haksız insanları savunduğu için bazı kimselerce sevilmeyen insanların mensup olduğu meslek.

    fakat burada değinilmesi gereken bir nokta var ki bu notka avukatların yaptığı işin aslında etik kapsamında olduğunu ispatlayabilir. (veya sorunu avukatlardan alıp başkasına yükler, bilemedim)

    şöyle ki avukatlar müvekkillerini savunurken, sıfırdan, kendilerince ürettikleri yeni bir anayasa ile veya tatlı konuşmalarıyla değil; önceden yazılmış anayasanın onlara verdiği haklar çerçevesinde savunmaktalar. yasanın bir noktasında suç işleyen bireyin suçunu hafifletecek bir şey bulursa, bunu söylemekle yükümlüdür avukat. yani; bir avukat suç işleyen birinin suçunu hafifletebiliyorsa, bu avukatın suçluları aklamak için can atmasından değil; anayasanın böyle bir suçu hafifletecek opsiyonlar sunmasından kaynaklıdır. keza o da işini yapar ve bunları ortaya sürer. insanlara işlerini yaptıkları için kızmak yersiz geliyor.

    ayrıca adalet suçu işleyenin de yanında olması gerek bir olgu. hukuku tek taraflı düşünmek hatadır. adalet suçsuz da olsa, suçlu da olsa insanların yanında olmalıdır. suçlunun hakkının yenmesi, suçsuzun hakkının yenmesi kadar hukuksuzluktur.

    edit: bu entry hukuk sisteminin düzgün işlediği ideal ülkeler ve avukatları için yazılmıştır.
  3. şehrin hayırsever vakıflarından birindeki çalışanlar, şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

    - araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 dolar, ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. o paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?

    avukat bir süre düşündü, sonra:

    - önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi?

    görevli utandı:

    - şey, hayır.

    - sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkum olduğunu?

    görevli utancından kıpkırmızı kesilmiş bir halde özür dilemeye çalışırken avukat onun sözünü kesti:

    - ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?

    görevli yerin dibine geçmişti, sadece;

    - hayır, hiç bir bilgim yoktu ..." diye mırıldanabildi.

    avukat bir kez daha onun sözünü keserek devam etti:

    - pekala, ben onlara zerre miktar para vermezken size niçin vereyim?
  4. tarihi 1200'lü yıllara dayanan meslek. latince advocatus kökeninden gelir.

    bu gereksiz detaylardan sonra başlığın ilk entrysinde belirtilen bir şeyi düzeltme ihtiyacı hissediyorum.

    avukatlar kabul ettikleri iş sahibini(müvekkili) sonuna kadar savunmak zorunda değillerdir. avukat, kendisine önerilen işi dolayısıyla müvekkili diyelim, hiçbir neden göstermeksizin reddebilirler. bu avukatlık kanunu'nca tanınan bir haktır. ayrıca avukat işi aldıktan sonra dahi vekillikten/dosyadan/işten istifa edebilir. ilk durumdan farklı olarak bu süreçte belirli bir usul vardır; müvekkile durum tebligatla bildirilir, avukatın sorumluluğu işten çekilmenin müvekkile tebliğinden itibaren 15 gün daha devam eder vs. gibi. netice olarak avukat asla birisini sonuna kadar savunmak zorunda değildir. inanmadığı işi almak zorunda hiç değildir. işi ret ve işten çekilme hakkı vardır. avukatlık her ne kadar bir kamu hizmeti olsa da nihayetinde serbest bir meslektir.
  5. şu an bir erbabını bulsam da bir kaç soru sorsam dediğim meslek. miras paylaşımı hakkında bir sorum olacak, mesaj kutumu allandırıp pullandırabilecek avukat yazar arkadaşlarımızdan yardım talep ediyorum.
  6. avukatlık kanununda avukatın "yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil" ettiği ve "her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını" sağlama amacında olduğu belirtilmiştir.

    toplum tarafından en çok eleştiri alan mesleklerden birisidir, öyle ki hukuk öğrencilerine "size okulda yalan söylemeyi öğretiyorlar mı?" sorusu ciddi ciddi sorulur. hakimle avukatın aynı okuldan mezun olması yakıştırılmadığı için hukuk okuyorum diyen kişilere "avukatlık mı okuyosun hakimlik mi?" diye sorulur. toplum o derece sevmez ve aşağı görür yani. fakat bilinmelidir ki avukat, yargı için olmazsa olmaz üç sac ayağından birisidir ve avukatsız bir yargı adil olamaz.

    ironik bir şekilde vatandaşın bu kadar sevmediği avukat aslında vatandaşın haklarını savunur, hakimler tarafından keyfi olarak cezalandırılmalarını, savcılar tarafından ezilmelerini engellemeye çalışır. bu nedenle bir türlü anlam verememişimdir avukatın toplum tarafından bu kadar sevilmemesine.
  7. istisnasız hepsi para avcısıdır. bunları her yerde avını bekleyen aslan edasında görebilirsiniz. paranın nerde olduğunu en iyi onlar bilir.
  8. türkiye'de avukatların yüzde kaçının icra davalarıyla yüzde kaçının ceza,boşanma davalarıyla iştigal ettikleri sorusunu akla getiren başlık.
  9. kurum avukatı olarak katıldığım başlık.