1. umberto eco'nun göstergebilimsel irdelemelerinde, aynaların insanlar gibi logosmerkezci bir yerleşik yargısallığı içermediğini ve insanın da böyle bir yansıya sahip olup olamayacağı sorgulamalarından ortaya çıkan 'dikotomi'.

    yani insana bir şey, algısal olarak yansıdığında onu, logosunun bağlamlararasılığının imli lokalize edişlerinin arasından çekip yeni bir lokalize ediş yaratarak yerleşikleştirir ve böylece algılar. öte yandan ayna'da bu logosmerkezci determinizm yoktur. ayna, şeyleri oldukları gibi direkt olarak alır. bağlamlararasılığı barındırmaz.

    ayna'da, insanda olmadığı şekliyle gösterge; gösterilen ve gösteren'siz var olur.
    ayna'nın 'aksındaki' o 'gösterge', insana aks olana değin ne bir akstır ne bir göstergedir.
    insan görür aynanın yüzeyindeki o şey'i ve böylece aynanın yansıttığı şey, insanca şeyliğine bürünür. göstergesellikler alanına girer.
    biz bir ayna'ya bakmıyorken o ayna'nın var ettiği, içerisinde gelişen şey'liğine herhangi bir logosca büründürülmemiş şey, reel şey'e en yakın şey'dir.

    lâkin umberto eco dese de tam olarak reel şey de diyemeyiz ona. zirâ zaman mefhumunu açımlarken söylediğimiz gibi bir saat, ancak başka bir saati doğrular.
    dolayısıyla bir ayna da ancak bir başka ayna'yı doğrular.
    ayna'lığının perspektifince aks olur ona şey.
    nesneler arası bir nedensellik ötesi de var olabilir. bu olasılık göz ardı edilemez.

    edit: 'çarpıtan aynalar' yani nesneyi ya da sureti şekilden şekile sokan aynalar hususu estetiğ'in problemidir, varlığın değil. o sebepten onlara değinilmemiştir.
  2. aynaya bakıp baş parmakğın yukarıda işaret ve orta parmağını yansıya doğru yöneltip "bana mı dedin!! bana mı dedin!!!!" diye bağırmak bu yüzdendir. meseleyi yorumsama yansısı olarak tanımlamak biraz unreal tutum sağlamış. yani aslında o parmağı kafana doğru tutarken bir yandan benliğinin dışında birini hedef gösterirsin. okumadıysanız marques de sade okuyun efendim. özellikle yansımalar konusunda bir fikriniz olur.

    bir ben var içimde benden ilerde..
    bir ben var dışımda benden geride..
  3. içimde ego gibi bir ayna varken "neden sana ihtiyacım var" sorusunun sorulmasının nedeni.
    gören lazım galiba. gören yoksa fikirlerim yok hükmünde, gören yoksa ben de yok hükmündeyim. varlığımın kanıtı sensin.