• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
azizler ve alimler - terry eagleton
1916'da, irlanda'nın batı kıyısında bir kulübede, sıra dışı kaçaklar bir araya gelmiştir. ludwig wittgenstein, ingiliz dar görüşlülüğünden yorgun, felsefeden ise tamamen bitap düşmüş bir halde cambridge'den kaçmıştır. yol arkadaşı mihail bahtin, rus devrimci hiziplerinin tartışmalarından gına getirip, kendini oburluğa adamıştır. onlar yüksek meseleler hakkında komik gevezelikler ederlerken, kulübeleri irlanda cumhuriyet ordusu'nun lideri james connolly ile joyce'un "ulysess" romanından kaçıp gelen leopold bloom tarafından basılır. hikâye bu kişilerin ilişkileri ve devrim, iktidar, felsefe, yaşam üzerine konuşmalarıyla devam eder. ve aralarında, devrimden felsefeye, hayattan boşvermişliğe, itişli kakışlı, bol küfürlü ve ortalığa harika fikirlerin saçıldığı bir muhabbettir başlar. bir yanda teorik kavramlar, bir yanda farklı kültürler, ve bir yandan da st. petersburg, viyana ve ('hiçbir şeyin başkenti') dublin gibi farklı şehirlerin üzerinden dolanır romanın atmosferi.
  1. azizler ve alimler, edebiyat ve kültür kuramcısı terry eagleton'ın yazdığı tek romanıdır. roman sıradışı bir hikâyeyi anlatmanın yanı sıra içerimleri itibariyle de felsefi bir nitelik taşımaktadır. bu kitap bir "oyuncul fikir romanı" olarak addedilmiştir.
  2. bu kitabın bendeki imgesi entel turnusolu gibi bişey. bunu okuyan bebede vardır bi potansiyel, olur gibi filan diye hissediyom. saçma bi vaziyet galiba ama yapcek bişey yok. böyle.
    mutlu
  3. şöyle konuşturur wittgenstein'ı bertrand russell ile diyaloğunda terry eagleton kitapta, bilmek isteme yüküne dair;

    b.russel: felsefeden tıpkı bir filozof gibi tiksiniyorsun . düzüşmekten gına getirmiş kart bir orospu gibi konuşuyorsun .
    l.wittgenstein: metafizik kaşıntı, russell.
    bilme isteği. hastalık bu. cennetin çürük elması. kesinlikle hiçbir şey bilmiyorum ben . sadece olanın olduğunu biliyorum. her sabah saat sekizde temizlikçi bu odaya girer, halıyı süpürür ve çeker gider. ama felsefeye bu kadarı yetmez . ayıklayıp eşelememiz , halıların özünü ve süpürme ediminin içsel yapısını açığa çıkarmamız gerekir. temizlikçim bu saçmalığı bilmeksizin kavrar. insanlar hiçbir zaman bilgiyi aramazlar. sadece ne yaparlarsa onu yapar, hareketlerinin masum apaçıklığı içinde yaşarlar.