1. eve hiçbir zaman girmez. her zaman evden çıkar. sizden sonra eve gelse bile her zaman, hoş geldin, diyen odur.
  2. kendisi bizim alt komşumuz oluyor, iki ay önce bebekleri oldu, evleri de tam dış kapının yanında. geçenlerde dış kapıya bir yazı astı bu, lütfen kapıyı yavaş kapatın, bebek uyuyor” şeklinde. ben bir iki denedim ama kapıyı yavaş kapatmanın imkanı yok, zaten yavaş kapattıran yaylı alet takılmış bi de onla uğraşıyorsun falan kapıdan çıkmak külfet oluyor. neyse kimse uğraşamadı tabi bununla, babamız da gitti kapının yayını çıkarttı. bu sefer de kapı açık kaldı diye başka bir komşu yayı geri taktı. babamız bu sefer de kapı arasına lastik conta takmış, kapı yine kapanmıyormuş. başka bir komşu lastik contayı çıkarmış, benim haberim yok tabi bu olay iki üç kere devam etmiş. dün akşam bi gürültü patırtı koptu, camlar şakır şakır indi aşağıya, sonra bi daha büyük bi gürültü ardından bağrışmalar, bebek ağlamaları birbirine karıştı. noluyo lan ev mi yıkılıyor acaba deyip dışarı çıktım bi baktım kapı komple yok. ahah babamız kapıyı komple sökmüş, sokağa fırlatmış, kocaman bir boşluk oluşmuş apartman girişinde. şok oldum resmen, çocuğun biri geldi bana sordu –abi contayı sen mi çıkardın? tabi dünyadan haberi olmayan ben dedim, conta mı, conta ne arar lan kapıda? neyse çocuk durumları izah etti. dedim haberim yok benim, gürültüye geldim. velhsıl baba kapıyı yok ettikten sonra anne devreye girip bana bakarak "insanlar yaşamıyor bu apartmanda hayvanlar yaşıyor" dedi. hiç üstüme alınmadım. bence kapısız daha iyi apartman, estetik yoksunu, çirkin demir yığını bir şeydi. bakalım nolacak kapının akıbeti. bunu baba başlığına yazmak uygun geldi, çocuk biraz daha uyanırsa adam bütün suçu bize atıp apartmanı falan yakabilir, çok tehlikeli şeyler. birilerinin bu arkadaşa bebeklerin ilk 6 ay habire ağlayıp, uyku problemi falan yaşadığını anlatması gerek. adam apartman kapısını söktü ya, hay allah.
    abi
  3. gücün ve sevginin simgesi.

    babam hep bir kızı olsun istermiş. onun için bir sürü ağabeyden sonra ben dünyaya gelince dünyalar onun olmuş. annemin diğer doğumlarında hastanede kalmayan babam, ben doğunca refakatci kalmış. sabaha kadar beni seyretmiş." 4 erkek cocuktan sonra sen olunca baban mutluluktan ağladı" der annem.

    babam otoriter yapılı bir insandır. babişko gibi vıcık vıcık kelimeler hiç kullanmadım ona. saygıya dayalı büyük bir sevgi var aramızda. o kadar ağabeyle beraber büyüdüm sevgimizde hiç ayrıcalık yapmadı. "baba dağ dır. sırtını yaslayacak kocaman bir dağ. ama benden sonra kız kardeşinizin 5 dağı daha var. size tek emanetim bacınızdır" der abilerime.

    babam bypass ameliyatı geçirdi hastaneye yattığı o gece sadece ben kaldım yanında. o gece sabaha kadar konuştuk.
    "her erkek bir kız babası olmalı dedi. iyi yetiştirilmiş bir kız çocuğu bir babanın bırakabileceği en büyük mirastır."

    seni ilk kez kucağıma aldığımda" işte benim kızım dedim. sen büyürken bir gün beni bırakıp gideceğin gerçeğine kendimi alıştırmaya çalıştım." dedi. babacım içinde neler biriktirmiş diye düşündüm.

    hep yanımda oldu babam. kötüsüyle iyisiyle bu dünyada var olmama olanak sağladı. babama kötü şeylerden bahsederken hep iyi bir noktasını bulup, iyimser olmayı gösterdi. çok kızdığım anlarda beni sakinleştirip "ama" diye başladığı cümleleri hep olumlu sonuçlandırıp hoşgörülü olmayı öğretti.

    evet babayla kız arasında çok farklı bir bağ vardır. sadece babayla kızının anlayabileceği.
  4. kişinin kişiliğini inşa eden yapı taşlarından en debdebeli olanı. en naif ve anaç taş ise pamuk ruhaniyetine sahip valide olsa da, bahsi mesel babadır. babayı konuşmak gerek, baba lafzı arz olunca. anneyi bir yana, en güzel yana koymadan evvel, ana gibi yar baba gibi hıyarı not düşmüş eskiler. hıyarın büyük bölümünün su olmasına odaklanıyor ve babayı yaşam iksiri kabul ediyoruz. anne en güzel yana geç lütfen.

    iskele ve şam olmak üzere birkaç kısma ayrılan baba, biyolojik sebebin alâmeti farikası, tohum, hücresinin çoğalmış hali, gölge, çınar, kök kabul edilir. baba çatık kaş ile kibriyat, egemenlik ve erki remz eder. bazı insanlar, şanslı çocuklar, babaları ile bir diyalog ile yolları kaim ve güzel iken, bazı insanlar ise, ki biz bunlara bahtsız çocuklar diyelim, babaları bir monolog ile yolları çetrefilli ve mutsuz oluyor. bir insanın babası ile konuşacak bir şeyi olmaması ne kadar acı bir şey. hiç hissettiğiniz oldu mu? sessizlik içinde konuşan iç sesiniz, hatta sesleriniz, uğultusu içinde debelenip durduğunuz o mağdur suskunluk! insanın babası ile ilişiği, fizyolojik olmaktan öte olamaması acı bir şey. biriktirilmiş onlarca tonlama, onlarca, yakarış, onlarca baş okşama, sırt sıvazlama iştiyak ve hisse iştirak etmeyen bir baba profili. onlarca dedim de, riyaziye hicap etmesin diye küçük tuttum rakamları. baba da belli mi olur, ar damarı üstüne bir şeyler düşer, rengi kırmızımsı olur. riyaziye ve baba hicap etmesin. aman babayı üzmeyelim.

    baba: insanın çocukluk masalı veya kıssası oluyor. masal çocukluğa verilmiş bir hediye, kıssa ise büyümüşlük oluyor. bazı babalar kıssa olur çocuklarına ve çocuk içinde bir büyük, büyüdüğü zaman da içinde bir çocuk olur.

    muallim olur zatî âlileri. iyi bir muallim. kader de mürebbiye.
  5. benim en iyi arkadaşımdı, dostumdu, hayatımın büyük bir bölümüydü. iyi veya kötü davrananları vardır, bilemiyorum. ama benim babam, iyi bir babaydı, iyi bir adamdı.
    seversiniz, sevmezsiniz bilemem. ama seviyorsanız, bir gram aklınız ve kalbiniz varsa gidin sarılın. yanağına da bir öpücük kondurun.
    hala bunları yapabiliyorken.
  6. genellikle pazar sabahları trt western kuşağı izler. izlediği filmin de başrolünden yönetmenine kadar sayar, mutlu olur.
  7. bugün geçmek bilmedi be sözlük kafam dağılsın diye işten geldim oturdum kitap listesi yazmaya başladım buraya ama çare olmadı oda bunaldım attım kendimi dışarı arkadaşı aradım oturduk bir yerlerde şimdi geldim biraz kafam dağılmış şekilde. şimdi böyle yazıyorum bu ne şimdi diyenler olacaktır mutlaka, geçmişte bir tarihte bugün bir daha görememek üzere çıktı hayatımdan babam. artık şunu hissetmeye başladım yaş ilerledikçe ağırlığı daha çok biniyor insanın üzerine ufak böyle olmuyordum aklıma geliyordu hüzünleniyordum sonra geçip gidiyordu. şimdi ise öyle olmuyor belkide o zamandan beri eksikliğini hissettiğim anlar epeyce birikince yükü taşınmaz oluyor. pek çok eksikliği oldu hayatımda hepsinden başa çıkmayı öğreniyorsun. üni de iken arkadaşlar arasında sınav sonuçlarıyla ilgili konuşmalar geçerken bazen babama dedim düşük not aldığımı epey fırça çekti bana diyaloğu geçerdi. insan bu diyaloğu kıskanır mı kıskanıyor işte. neyse diyeceğim şey hayat bazen adil olmuyor adil olduğu zamanların tadını çıkarın.. derdimi dinlediğin için teşekkürler sözlük.
  8. "erkeklere güvenme, erkekler yalan söyler" diyerek kızını hayata hazırlamaya çalışan, pek duygusal pek realist bir adam.
  9. eve haftada 1 gün gelen, bana bir kez bile sarılmayan, sınav senemi bana zehir eden insandır. fakat sayesinde daha güçlü bir insan olarak büyüdüm, iyi bir üniversiteyi kazandım, seneye de mezun oluyorum. kendilerine teşekkürü bir borç bilirim bunun için.
  10. şu an yaşadığım öfke problemimden tutun, insani ilişkilerdeki yanlışlarıma, aile kavramından tiksinmeme, mutlu olduğumda yanlış bir şey yapıyormuşum gibi hissetmeme, ağlayıp acı çektiğimde bunları hak ettiğimi düşünmeme, keskin bir şekilde hissettiğim değersizlik düşüncesine karşı koymakta zorlanmama kadar her türlü konuda sorumlu olan kişi.
    babam en kötü yönleriyle, elimde olmadan, üstümde balçıktan ve boktan bir ağ örüp kişiliğimin küçük çatlaklarına sızmış gibi hissediyorum.
    ve eğer babam değil alelade bir insan olsaydı, onu öldürmeyi isteyebilirdim.
    jole