1. bir varmış bir yokmuş. zamanın birinde bir ülkede çocuklarını devlet dersinde yitirmiş babalar, babalarını devletin ve sistemin yok ettiği çocuklar varmış. ne çocuklar babalarının yasını tutup hesabını sorabiliyorlarmış ne de babaları çocuklarının. öldürülen öldüğüyle kalıyormuş, ateş düştüğü yeri yakıyormuş. masal bu ya gün gelip devran dönmüş kimsenin yaptığı yanına kalmamış.
  2. kapitalizmi veya bazı şeylerin tek güne hasredilmesini bilmem ama güzel oluyor sanki.
    maksat muhabbet olsun.
  3. babam bir banka memuru idi. işinden evine evinden işine bir adam. annemle el ele verip bizim için en iyisini yapmaya çalışırlardı. halen de öyleler. baba şöyledir , dağdır, güçtür, dayanaktır klişelerine girmeyeceğim.
    10-11 yaşlarındayken "baba sana dünyanın en güzel hediyesini almak istiyorum dünyanın en güzel şeyi ney?" diye sormuştum. "kalp"dedi babam" yürek sevgi" dedi. ben de o zaman anlamadım tabi. gittim babama beyaz, üzerinde kocaman kırmızı kalp resmi olan tişört aldım* babalar gününde hediye paketi yapıp verdim. babam açtı hediyesini güldü sarıldı. gönlüm olsun diye giydi evde. annem abimler gülmeye başladı ki babam çok otoriterdir. öyle bir giysiyi kafasına silah dayasan giymez.

    sonra oturdu saatlerce kalbin, sevginin ne demek olduğunu anlattı. ergenlik dönemimde bu konuyu tekrar konuştuk.
    "baba ya insanlar kötü" dedim. "olabilir kızım kötü yönleri fazla diye tüm insanları aynı değerlendirme sen iyi olmaya çalış kendine iyiyi örnek almalısın ki kötüyle mücadele etmeye gücün olsun"
    "kalp bu muydu baba" dedim "evet tam olarak buydu" dedi.
    o kalpli tişörtü annem çok istediği halde toz bezi yapamadı. 15 yıldır halen babamın dolabında durur. babamla bizim simgemiz oldu ve sanırım bir gün yuvamdan gidersem, evden götüreceğim tek şey o kalpli tişört olacak.

    ve yarım yaşanmışlıkları, yarım kalmışlıkları olan babalar var. ebediyete intikal etmiş olanlar. evlatlarını büyütememiş babalar. belki beden olarak aramızda değiller ama evlatlarında birer parçaları yaşıyor. bedenleri toprakta ruhları evlatlarında yaşayan babaların , tüm babaların ve baba adaylarının babalar günü kutlu olsun.
  4. benim için öznesi eksik bir gündür.

    hayır aklınıza babam olmadığı gelmesin, hayatta kendisi. ama bugünün heyecanını yaşamıyorum, çünkü sevgi yok içimde kendisine karşı birkaç kırıntı var, onlar da baba kelimesine ait olan duygular. "olur mu yaaa o baban senin" lafını da çok duydum. keşke bunu söylemeden hayatıma biraz tanıklık etmiş olsalar, içimdeki eksik bir baba kavramını anlamalarını beklemiyorum. kızına hiç sevgiyle bir kere dahi sarılmadığı bir baba bu. sürekli öfkeden beslenen, hayatını başka şeylere adamış bir baba bu. benim babam yani.

    bir yandan babasına aşkla bağlı insanlara bakıyorum. şanslılar benim için. anlattıkları, "kızlar en çok babalarını sever" sözünü doğrular şekilde hikayeleri, anılarını sabırla dinliyorum. ben anı olacabilecek şeylere dönüp baktığımda sadece karanlık ve haddinden fazla gözyaşı görüyorum. hani bazı insanlar vardır, bir karar alırlar ve arkalarında babaları durur. sağlam, güçlü. evet tek başına da ayakta durabilir insan, yine tek başına hayatını da idame ettirebilir. ama kaybettiği duyguları ve bir tarafının acısı ile. duygularını zirvede yaşayan biri olarak bunun eksikliğini bütün hücrelerimde hissediyorum.

    yarın yine arayacağım ve "babalar günün kutlu olsun baba" diyeceğim. o da muhtemelen birkaç dalga ve espriyle karşılayacak ve akabinde paraya ihtiyacım olup olmadığını soracak. içimden geçense; baba sevgiye ihtiyacım var, keşke para yerine sevgini veriyor olsaydın. aç kalmayı göze alırım demek. ama içimde kalacak.

    bazı duygular gerçekten insan yaşamını büsbütün zedeliyor.

    neyse,
    babalar gününüz kutlu olsun. baba olan youserlar varsa da kızınıza sarılın ve sevdiğinizi söyleyin. çünkü hayat sevince güzelleşiyor ve de daha yaşanılır hâle geliyor.
  5. bir erkek -yaşı kaç olursa olsun- babasını kaybettiğinde büyür, olgunlaşır. babalar gününü mezarlıkta kutlayacakların da günü kutlu olsun...
  6. tüm babaların babalar günü kutlu olsun. hepsi değerli insanlar. lakin hırsızlık yapanlar değil.
  7. gereksiz bir figürün var olduğu gereksiz bir gün.

    biyolojik bağ taşıyan ancak sadece otorite/iktidar kuran insanların varlığını sorgulamak yerine böyle özel günlerle anmak kutlamak bana saçma geliyor.

    vıcık vıcık duygular her yere yazılacaktır bugün, bu otorite 'insanı' kızmasına küsmesine hatta çoğu zaman bağırıp çağırmasına rağmen her yerde çok sevildiği felan yazacaktır. bence bir kadının/küçük bir kız çocuğunun güçsüz, bağımlı olmasının en büyük sebebi bizim 'anadolu' kültüründeki 'babalarımız'(!) çok şükür, hiçbir evremde otorite kırıntısına rastlamadım, babamla beraber olduğum zamanlar çok kısıtlı, ama buna rağmen başkalarının değil de kendimin daha şanslı olduğunu düşünüyorum. sadece biyolojik bağım olduğu için bütün saçmalıklarına katlanmak zorunda olduğum birinin olmaması, bu sevgimi aslında hakeden insanlara yöneltmem açısından epey şanslıyım.
  8. ticaret olmasa sevgililer günü, anneler günü, babalar günü güzel şeyler aslında. ufak tefek heyecanlanır insanlar, her gün görüşürsünüz, o gün aramadığınızda hafiften burulur içleri. bu naiflikte bir babanız varsa zaten ağzını açıp tek kelime de edemez.

    benim babam hiç küsmedi, çok nadir bağırdı çağırdı ama bana elini hiç kaldırmadı. fiziksel olarak babamın iki katı olmama rağmen otorite bakımından çeyreği olamam, öyle tutarlı öyle realist ki önerdiği bir şeye karşı çıkmanız zaten çok zor. kimine merhamet, kimine adalet, kimine şiddet, kimine mal mülk miras kalır babasından. bana mantığı kalacak. soğukkanlılığına ve -bıyıklarım çıkarsa bir gün- eski tüfek fırça bıyıklarına da talibim.

    çok bahsetmeyeceğim kendisinden. iyi kötü, hatasıyla sevabıyla bir babam var en azından. konuşmak istediklerim babasızların babaları, evlatsız kalanlar ve bir de baba olamayanların çocukları. soma'da yerin yedi kat altındakiler, iç savaş çıkmışçasına kaybettiklerimiz, çocuğunu toprağa verenler, huzurevlerine terk edilenler var. bir arkadaşım var, ekim ayında ankara tren garı patlaması'nda babasını kaybeden. bir baba tanıyorum oğlunun parçalarıyla bir tabutun dörtte birini dolduramamış. bir de onları babasız, evlatsız bırakan babalar var. emri veren babalar var. bir baba tanıyorum yine, bayram günü ayrı annelerden iki oğlu ziyarete geldiğinde onları küfürlerle dışarıya atmıştı. bir çocuk gördüm televizyonda, şehit çocuğu, bir futbol maçında bir başbakanın kucağında, hüzünlü.

    bazıları için çok acı geçer bugün. çok özler bazıları. hatta bir kısmı hiç tatmadığı duyguların özlemini çeker. bugün onların yanında olun, öteki çocukların, öteki babaların yanında olun.
  9. "bugün onların günüydü, babalar günü; hiç kutlanmayan bir gündü, masal anlatmayan gerçek babaların günü. hiç masal anlatmayacak kadar gerçek yaşamlarda savaşan babaların, hiç umut vermeyecek kadar gerçeklerle ezilen babaların, mutluluğu hiç yüzüne yansıtamayacak kadar evlat yetiştirmek zorunda olan babaların günüydü.. herkesin kutlayamadan başka babalara dönüştüğü, kimse kutlayacak kadar değerini bilmeden babaların yorgun öldüğü yaşamlarda. o babalardı madenlerde ölen, mevzilerde gömülen, inşaatlardan düşen, kanserleri dertle sigarasından çeken; işte o babaların günü kutlu olsun." **
  10. herşeyin anası var babası yok.anayasa anadil anakart.... tüm babaların babalar günü kutlu olsun.