1. bu işi yapmak istiyorsanız -özellikle ülkemizde- öncelikle çok büyük ihtimal çevrenizden birçok olumsuz tepki göreceğinizi ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmayacağını bilin. kitap yazmaya ya da yönetmenlik yapmaya karar vermeniz durumunda destek alabileceğiniz kişilerin, konu oyun yapımcılığı olduğunda genel olarak bilgi eksikliği kaynaklı bir karşı çıkma durumuna girmeleri çok olası. eğer çevrenizin sektöre hiçbir ilgisi yoksa ve söylenenler sizi fazlasıyla etkiliyorsa işiniz çok zor. hele bir de ileriki aşamalarda işin içine normalde size en çok katkı sağlaması gereken ama geneli kendi menfaatleri için size her türlü zararı vermekten zerre çekinmeyecek ve oldukça yetersiz insanlardan oluşan türk oyun medyasının gireceğini de düşününce... (bkz: #107008)

    diyelim oyun yapımcısı olmaya kararlısınız ancak yatırım yapmanız gibi bir şey söz konusu değil ve yeteri kadar tecrübeli olduğunuzu da düşünmüyorsunuz. o halde ilk başta daha küçük projelerle başlamak ve hem büyük projeniz için kaynak oluşturmak hem de tecrübe kazanmak sizin için daha iyi olacaktır. hatta en büyük eksiğinizin tecrübe olduğunu düşünüyorsanız önce küçük oyunlar yapıp internette onları bedava yayınlayarak oldukça işe yarar geri dönüşler alabilir, neleri doğru neleri yanlış yaptığınızı çok daha kolay yoldan öğrenebilirsiniz. hatalarınızı üzerinde 1 ay çalıştığınız projede görmek belki de yıllarınızı vereceğiniz projenin çöp olmasını engelleyecek. ayrıca şu da var ki; milyon dolarlar getireceği hayaliyle sizi aşacak derecede zor ve karmaşık bir projeye başlamak, bir süre sonra şevkinizin kırılmasına ve daha tam anlamıyla başlamadan vazgeçmenize sebep olabilir.

    ihtiyacınız olan maddi kaynak konusu biraz değişken. yani esas olarak sizin yeteneğinize bakıyor. eğer oyunun her şeyini (modellemeler, mekanikler, sesler vs) siz yapacaksanız ve unity, unreal engine gibi ücretsiz motorlar kullanacaksanız sıfır maliyetle işin altından kalkabilirsiniz ama haliyle bu çok zor bir şey. elinizden geldiği kadarını yapıp son dokunuşları başkasına yaptırmak ya da hazır asset'ler satın alıp bunlar üzerinde kayda değer değişiklikler yapmak (bu da emek istiyor ama sıfırdan yapmaktan biraz daha kolay) da diğer maliyeti görece az seçenekler. eğer birisini projede tam zamanlı çalıştırmayı düşünüyorsanız araştırmasını iyi yapın. kimi insanlar yarım yamalak işler için çok büyük paralar isterken biraz araştırma ile o işi çok daha kaliteli ve çok daha uygun fiyata yapacak kişiler bulabilirsiniz.

    insanlardan fikir alın ama bunları mutlak doğru kabul etmeyin (bu entry dahil) ve körü körüne bunları uygulamaya çalışmayın. eğer tamamen başkalarının dediklerini takip ederseniz, bu sizin projeniz olmaktan çıkıp onların projesi olur. hatta siz yaptığınız için onların da olmaz; arada derede bir şey olup çıkar. fikir alın ama son kararı bağımsız bir şekilde kendiniz verin.

    özgün işler çıkartın. tutmuş bir oyunun kopyası da tutacak diye bir şey yok ve hatta şu da var; insanlar zaten bir oyundan keyif alıyorken alışkanlıklarını bırakıp onun aynısını alıp oynamaları daha zor. piyasada olan bir oyuna benzer bir şey yapacaksanız bile ya alın onu ileriye taşıyın ya da kendi stilinizi katın. kendinize şunu sorun ve cevabınız ikna edici olsun "x oyununa benzer bir oyun yapacağım. peki insanlar neden x'i bırakıp benim oyunumu oynamaya başlasın. ben farklı olarak ne sunacağım ve bu yeterli olacak mı?". yüksek bütçelerle yapılmış kaç tane moba oyunu yitip gitti. neden? insanları lol veya dota'yı bırakıp kendilerini oynamaya ikna edemediler.

    ha derseniz "zaten sadece single-player modu olan bir oyuna benzeyen bir şeyler yapacağım, önceki benzerini seven bunu da oynar"; en azından onu "şuradan 50-100 dolar'lık asset alırım, onları olduğu gibi unity/unreal engine'in içine gömdüm müydü tamamdır, sonra gelsin paralar" mantalitesi ile yapmamaya özen gösterin. "yırttık abicim yırttık" kafasıyla, kolay yoldan para kazanma amaçlı, üzerine gereken emek harcanmamış, özensiz yapılan işler 100 metreden belli oluyor. bir şekilde yedirip sattınız mı? sizin iş yine olmaz çünkü çoğu online mağazada para iadesi denen bir şey var *. bu konuda bir uyarı daha yapayım; insanlar (hedef kitle) artık beşyüz tane angry birds klonu veya bin tane unity/unreal engine ile yapılmış, fps türünde, karanlıkta elinde fenerle yürüme ve jumpscare ile korkutma üzerine kurulu korku oyunu versiyonundan sonra bu tarz projeler önlerine geldiklerinde pek kibar tepkiler vermeyebiliyorlar. sonra "ne pis insanlarmış bunlar", "tamam da niye böyle yapıyorlar ki" olmasın. yukarıdaki iki oyun sadece örnek, daha bunlar gibi bir çok oyun var.

    projenizi tam olarak bitirmeden yayınlamamanız tavsiye edeceğim şeylerden bir diğeri. early access de bir seçenek ama son zamanlarda o kadar fazla early access işine girip sonra oyunu tamamlamadan giden yapımcı oldu ki; insanlar artık early access gördüğünde eskisi kadar desteklemeye yatkın olmuyorlar. diyelim ki tam bitmeden yayınlamak zorunda kaldınız; evet, oyununuz büyük bir potansiyale sahip olabilir ancak daha henüz oynanacak aşamada bile değilken onu çıkartırsanız (ilk satışlardan gelecek para ile tamamlamayı planlasanız bile) her şey ters tepebilir. bir anda pek çok kişiden olumsuz yorum alırsanız daha sonra ne yaparsanız yapın onu düzeltmesi çok zordur. gerekirse birkaç ay geç çıkartın ama insanların oynarken zevk alacağı bir iş olsun ve mümkünse early alpha gibi bir sürüm yerine artık ince ayar aşamasına gelmiş bir beta sürümü olsun. eğer projenize çok güveniyorsanız ve harcama yapmadan tamamlamanız imkansızsa şansınızı indiegogo gibi sitelerde deneyebilirsiniz.

    bu arada oyununuzu ister early access, ister tam sürüm halinde yayınlayacak olun; hesabınızı hiçbir şey kazanmayacakmış gibi yapın. oyununuzun tutma ihtimali olduğu gibi tutmama ihtimali de var. planlarınızı buna göre yapın. böylece ilk projeniz tutmazsa kötü duruma düşmezsiniz. unutmayın ki; ilk projenizde çok iyi bir kazanç elde etme ihtimaliniz olduğu kadar hayatınız boyunca yapacağınız tüm oyunların doğru düzgün satmadan kaybolup gitme ihtimali de var.

    şimdilik bu kadar olsun bakalım. kolay gelsin.
  2. güzel ve içerikli bir yazı olmuş. ancak eksik ve yanlışlıklar var. yarın uzun uzun bu ilk entryi eleştireceğim ve tartışmaya açacağım ancak bu entry bir üstteki entryi refere ediyor diye silinmezse. bu moderasyonda nasıl bir kafa var anlamıyorum.

    bir yazar çok güzel bir yazı yazmış emek harcamış tecrübelerini paylaşmış. şimdi bende bu konu hakkında katıldığım ya da katılmadığım şeyleri yazıyorum. benim yanlışlarımı eksiklerimi bir başkası düzeltiyor ve okuyanlar başlık hakkında pek çok bilgi edinecekler. bunun sözlüğe ne zararı olabilir anlamıyorum. neyse yarın ilk entrye cevap vereceğim.

    ayrıca söylemeden geçemeyeceğim. (bkz: entry nick uyumu)