• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.70)
barda - serdar akar
bir gece yarısı, arkadaşlarının işlettiği barda son biralarını içip eve dönecekken içeri giren beş kişilik bir grup tarafından silahla alıkonulurlar. elleri, ayakları, ağızları bağlanan gençler sabaha kadar dayak, işkence ve tecavüze maruz kalırlar. kendilerini alıkoyan grubun görünürde hiçbir amacı yoktur. yaşları 20 ile 45 arasında değişen bu grup, hayatlarında eksik kalan her şeyin hesabını hiç tanımadıkları bu gençlerden çıkartırlar.
  1. şimdi, orda bi saha varmış.

    demediniz mi lan? dediniz.
    kuz
  2. bitiminde midede nahoş bir his bırakan serdar akar filmi. oyuncu performanslarının rahatsız edici derecede iyi olması tüm filmin diken üstünde izlenmesinin sebebidir diye düşündüğüm.
  3. gerçek bir hikayeden alıntıdır. nejat işlerin oyunculuğunu en beğendiğim filmdir. hikayeyi mağdurun ağzından dinlemek için

    !---- spoiler ----!

    filmin sonunda suçluları hapishanede öldüren kişinin sedat peker olduğu rivayet edilmektedir.

    !---- spoiler ----
  4. serdar akar'ın gemide filminden sonra en gerçekçi ikinci filmidir . filmi izlerken " yok canım bu kadarda vahşet olmaz " diye düşündüğünüz yerlerde aklınıza özgecan aslan gelsin. egzoscu selimden daha beterlerinin aramızda insan kılığında dolaştığını unutmayın hiçbir zaman.
    ee
  5. dediler ki gibi muhteşem bir soundtracki olan film. ben ilk dediler ki'yi dinledim sonra bir filmin soundtracki olduğunu öğrenince filmi de izlemeye karar verdim filmi izleyince sözleri kafamda daha bir anlamda kazandı.
    bunların dışında oyunculuklar genel gerçekten iyidi. nejat işler ile hakah boyav'ın mimiklerini izlemek için bile izlenebilecek bir film olmuş.
  6. ilk izlemeden sonra o şokla bir gecede 3 kez izlediğim film. iyice gördüm her şeyi. iyice nefret ettim olanlardan. kim ne kadar kendini kaybedecek olursa olsun mutlaka herkes görmeli bunları. şaka değil, yalan değil. bunların hepsi gerçek. her gün yaşanabilir oluşu daha bir mahvediyor beni. üzücü ama mümkün.
  7. izlediğim ve daha da paranoyaklaştığım film. insanlara neden güvenmediğimin bazı tiplere ön yargılı olmamın ne kadar doğru olduğunun, sevdiğim kişilere korumacı olmamın sebebi bu filmde olanların yaşanmış olmasından öte tekrarlanma ve başımıza gelme ihtimalinin yüksekliği.
    wtf
  8. günümüz türkiye'sini anlamak için izlenmesi şart olan bir film.

    cumhuriyet'ten tut özgür gündem yazarlarına, oradan hdp milletvekillerinden tut yılmaz büyükerşen'e, kamudan atılan binlerce insana koca bir ülkeye göz göre göre eziyet eden çetenin mantığını anlamak için izlenmesi gerekiyor.

    bu herifler çocuklarımıza dahi tecavüz etmek istiyorlar ya, kadına, lgbt bireylere eziyeti yanlarına kar sayıyorlar ya, bizi şiddetle, işkenceyle susturmayı olağan hale getiriyorlar ya, hah işte aynen bu filmde olduğu gibi bunu kendilerine hak görüyorlar.

    çünkü basitçe, silah ellerinde. bizi bağlarlar, döverler, bize tecavüz ederler. bir de susmamızı beklerler.

    akp'nin tüm vahşetini tüm zorbalığını tüm şerefsizliğini meşrulaştırmak için kullandığı bir argüman var. itilmişlerin, dışlanmışların, şehirlilerden, "beyaz türkler"den öcü.

    aynen bu filmdeki gibi. hangi beyaz türkmüş o? efendi, kimseye ters bakmayan işinde gücünde insanlar oldukları için mi beyaz türk oldu bu çocuklar, kızlar?

    benim babam orta anadolu'nun bombok bir köyünde doğuyor, dedem okutmak istemiyor, amcam rica minnet dedemi babamı okutmaya ikna ediyor kaç sene sonra. babam da eşşekler gibi çalışıyor. hem öğrenciyken hem mesleğini icra ederken yıllar boyu bizim için yemiyor içmiyor deliler gibi çalışıyor ki iyi bir eğitim alalım.

    hah işte aynen benim gibi, bu filmdeki çocuklar, kızlar. o yüzden film yalnızca film olmaktan çıkıyor, gerçeğin bir aynasına, bir anlık izdüşümüne dönüşüyor. yalnızca gerçek bir olaya dayandığı için değil, bu katil ve sapıkların kafalarını çok net gösterdiği için.

    işin kötüsü artık bu katil ve sapıkların ceza alacağı mahkemeler de olmayacak.

    filmdeki çocukların, kızların yerine biz geçtiğimizde bizi kim koruyacak?
    pinot
  9. olayı ilk gazetede okuduğumda şok geçirmiştim. ankara dikmen'de olmuştu sanırım. aynı şehirde biz yataklarımızda uyurken, masum insanlar sapiklarin elinde iskence görüp tecavüz edildiler.

    hürriyet gazetesinde kurbanlardan birinin (erkek) röportajını okudum daha sonra şöyle bir şey vardı; evinin onunde olay sonrası bir grup adam bekliyor. korkuyor tabi evinin önünde görünce, arabaya binmesini söylüyorlar, arabadaki kişi tanınan bir mafya lideri önce geçmiş olsun diyor böyle bir olayı kabul edemem ben bu işin hesabını sorucam sen merak etme diyor.

    tüylerimi diken diken eden, yok artık dediğim ulkenin baskentinde yaşanmış korkunç bir olayın ardından çekilen bu filmi izleyemedim, izleyemem de sirf yapabiliyor olduklarından dolayi işkence ve tecavüz gibi insanlık suçu işleyenlerin cezası ne oldu, hapishaneden çıktılar mı rahat rahat aramızda dolaşıyorlar mı bilmiyorum.