• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
başka olur ağaların düğünü - kemal bilbaşar
'bütün gece murat'ın gözüne uyku girmedi. yatağına uzanmış, pencereden aya bakarak bin bir şey düşündü. namusunu hiçe sayan on beş yaşındaki bir kıza karşı ödevini yapmış dürüst bir insanın yürek rahatlığı yoktu içinde; tersine, kendini suçlu, duygusuz, alçak bir insan görüyordu.

kollarında sıktığı genç kızın kadınca, aşk dolu kokusunu, yalvarışlarını, gözyaşlarını bir türlü uzaklaştıramıyordu kendinden. güllü'ye hak veriyordu. tıbbiye'nin nemli, ölüm sinmiş mahzenlerinde birçok insanca yetkinliklerini yitirmiş olmalıydı. damarlarında gençlik kanı dolaşan hangi erkek menekşe'ye karşı kendisi kadar duygusuz kalabilirdi? gençlik, aklın, mantığın yüksek duvarlarına tırmanıp aşan bir duygu coşkunluğu demekti. menekşe, yaşının hakkını vermişti.

erkek kadar yürekli, kanının, kalbinin çağırışlarını duymuş, gururunu çiğnemiş, sevdiği adama kendini vermeye gelmişti. oysa kendisi korkak, hilekar, kaypak, onu reddetmişti. genç, güzel, yüreği ılık ılık sevgi dolu kıza sahip çıkmaya cesaret edemediği için anasının hakları arkasına, toplum kanunlarına saygıya, osman ağa'nın yergilerine sığınmıştı.'

başka olur ağaların düğünü'nde kemal bilbaşar, inançlar, gelenek, töreler, hayat görüşleri, çatışan çıkarlar, nedenler/sonuçlar arasında gelişen olayları gelenekçi bir anlayışla, yerli renklerle bezenmiş betimlemelerle ortaya koyuyor; kasaba ve köy yaşayışını folklordan da yararlanarak masalsı bir dille anlatıyor.
(arka kapak)
  1. hikaye, kitabin ilk paragrafinda da anlatildigi üzere beşparmak dağları’nın menderes ovası’na bakan yamaçlarında, ufak bir köyken savaştan sonra hızla büyüyerek bucak merkezi olmuş şirin kasabalardan birinde geçiyor.

    okuyucuyu daha ilk sayfalardan sarmalayan güzel bir hikayesi var. özellikle toplum gercekci/köy romanlarini sevenlere tavsiye ederim.

    bu eser 1990'da trt tarafindan televizyona uyarlanmis. doktor murat karakterini mehmet aslantuğ oynuyor.

    1983’te hayatini kaybeden kemal bilbasar, yaklaşık kırk altı yılı bulan edebiyat emeğini su sekilde özetlemis:
    “yapıtlarımı genellikle küçük kasaba ve köylerde yaşayan, çok çalışan, az mutlu olan insanların hayatını yansıtmak, onların belli bir bilince varmaları amacıyla kaleme aldım. fikirde toplumcu, sanatta gerçekçi görüşe bağlı kaldım.”
    kimse