• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (6.50)
baştan çıkarıcının günlüğü - soren kierkegaard
kierkegaard, baştan çıkarıcının günlüğü'nde insanlık tarihi kadar eski olan baştan çıkarma "uğraşı"nı yeniden gözden geçirmeye teşvik ediyor bizi. bununla bağlantılı olarak da öpüşme, genç kızlık, nişanlılık, evlilik vs. gibi "bildik" konulara ironik yorumlar getiriyor. kierkegaard'a göre hayatın üç aşaması vardır: estetik, etik ve dinsel aşama. bunlardan ilki olan estetik aşamada her şey zevkin çevresinde toplanır. ya/ya da'nın bir bölümünü oluşturan ancak bağımsız bir bütünlüğe de sahip olan baştan çıkarıcının günlüğü işte bu estetik aşamaya dair...
kierkegaard, regine olsen adında on yedi yaşında bir kızla nişanlanır, bir sene sonra da kitapta da ipuçlarını bulabileceğiniz sebeplerden nişanı bozar ve berlin'e kaçıp ya/ya da'yı bitirir. bazı temel otobiyografik özellikler yüzünden kierkegaard'ı "baştan çıkarıcı" johannes'le özdeşleştirenler olsa da günlük, kurmaca ağırlıklıdır. aslında, kitapta ne sıradan bir baştan çıkarıcı söz konusu ne de alışıldık bir günlük: johannes, kendini etik, estetik ve erotik içerimleri olan bir aşk bilgeliğiyle donatmış sıra dışı bir baştan çıkarıcı; bir estet, bir "erotist." ayrıca özgürlük düşkünü biri. hem kendisinin özgür olması gerekiyor, hem de baştan çıkardıklarının. günlüğe gelince; her ne kadar bazı tarihler göze çarpıyorsa da okurun en az hissedeceği şey günlük formu olacak; en çok hissedeceği ise ironik gözlemlerle bezenmiş sıkı bir roman tadı.
  1. "bir kadını edebiyat ile elde etmek sanattır; fakat edebiyatla terk etmek sanat şaheseridir."

    bu cümle aslında tüm kitabın özeti gibidir. baştan çıkarıcı olan johannes'in tek derdi haz ve estetiktir. toplumun biçtiği değer yargılarını, nişanlılık üzerinden eleştirir. dolayısıyla, johannes evrensel ahlâk yasasının varlığını kabul etmeyen bir baştan çıkarıcıdır. ona göre ilişkilerde sadece evlilik saygın bir kurumdur, fakat bayağı ve sıkıcıdır.

    johannes'in kullandığı dil şiirseldir, bu dili cordelia'yı baştan çıkarmak için de kullanır. johannes hedonisttir, doğru. fakat salt bir bedensel hedonist değildir; kendisi estetik ve sanata ulaşmak için bu yoldadır. dolayasıyla entelektüel hedonist diyebiliriz. ama tam olarak bunu da söyleyemeyiz. zira johannes, zıtlıkların vücut bulduğu insandır.

    kadın - erkek ilişkilerine de oldukça fazla değinir. egzistansiyalist bir hıristiyan olan soren kierkegaard'ın hemen hemen bütün kitapları olduğu bu kitap da oldukça sarsıcıdır.
  2. zuzu